İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Clocks with watch movements; alarm clocks and wall clocks; other clocks ne demek?

Clocks with watch movements; alarm clocks and wall clocks; other clocks için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • clocks: Sabit saatler, Duvar saatleri
  • with: ile, canlı, uyanık, İstemeyerek, ile, nedeniyle, sayesinde
  • watch: SAAT, BAKMA, bekçi, nöbet, posta, BAKMAK, devriye, GÖZALTI, GÖZETİM, GÖZLEME, izlemek, nöbetçi, VARDİYA, bekçilik, BEKLEMEK, gözetmek, GÖZLEMEK, SEYRETME, gözetleme, Kol saati, seyretmek, uyanıklık, gözetlemek, nöbetçilik, DİKKAT ETME, DİKKAT ETMEK, NÖBET TUTMAK, GÖZ KULAK OLMAK, Kol saati, saat, YOLUNU GÖZLEMEK, BAŞINDA BEKLEMEK, v.izle:n.kol saati, 1.İZLEMEK, SEYRETMEK, BAKMAK 2.KOL SAATİ, gözetleme, nöbet, nöbetçi, cep veya kol saati, gözetlemek, -e bakmak, 1.seyretmek, izlemek, 2.beklemek, kollamak, 3.ile ilgilenmek, bakmak, dikkat etmek
  • alarm: alarm, ALÂRM, KORKU, TELAŞ, uyarı, DEHŞET, KORKUTMAK, ALÂRM VERMEK, telaşa vermek, İkaz lambaları, TELAŞLANDIRMAK, v.uyar:n.alarm, ALÂRMA GEÇİRMEK, AYAĞA KALDIRMAK, TEHLİKE İŞARETİ, 1) Tehlike işareti; Alarm; 2) Ürkme, (n) 1 korku, dehşet, 2 tehlike işareti, (v) tehlikeyi haber vermek, 2 korkutmak, 1.korku, dehşet, 2.tehlike işareti, alarm, 3.alarm aygıtı, 4.korkutmak, dehşete düşürmek, 5.tehlikeden haberdar etmek, (f). tehlikeyi haber vermek; birdenbire korkutmak. alarmist (i). etrafi telasa veren kimse. alarmingly (z). korku verecek surette.
  • and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
  • wall: SET, SUR, ZAR, ÇEPER, duvar, AYIRMAK, TECRİT ETMEK, 1.duvar, 2.sur, DUVARLA ÇEVİRMEK, v.duvar ör:n.duvar, 1) Duvar 2) Cidar (cam)
  • other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli