İngilizce → Türkçe arama

Türkçe CLAW AWAY (OFF);TO ne demek?

CLAW AWAY (OFF);TO için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • claw: PENÇE, pense, KISKAÇ, TIRNAK, YIRTMAK, KAPIŞMAK, EL UZATMAK, TIRMALAMAK, PENÇE ATMAK, TIRNAKLI AYAK, ÇEKMEK (ZORLUKLA), v.pençele:n.pençe, v.tırmala:n.pençe, 1.pençe, 2.kıskaç, 3.pençelemek, tırmalamak, (i)., (f). pence, hayvan pencesindeki kivnk tirnak; penceye benzer bir alet; (f). yirtmak, tirmalamak, pence atmak; kasimak. claw hammer domuz tirnagi cekic.
  • away: YOK, UZAK, UZAĞA, kovmak, UZAKTA, DEVAMLI, DURMADAN, DEPLASMANDA, DEPLASMAN MAÇI, adv.uzakta:adj.uzak, BURADAN, BURADA DEĞİL, unlem Defol ! Haydi !, İntersept uzak.Konum çizgisi,parakete konumu ile gök cisminin coğrafi konumu arasında ise intersept uzaktır., 1.uzağa, uzakta, -den, -dan, buradan, başka yönde, 2.emin bir yerde/yere, 3.gidecek/bitecek/sona erecek şekilde, 4.sürekli, durmadan, deplasmanda oynanan
  • off: BAŞ, KÖTÜ, SAPA, TERS, UZAK, BOZUK, KESİK, KOPUK, OLASI, ötede, ÖTEKİ, öteye, UZAĞA, ÇIKMIŞ, İZİNLİ, kapalı, UZAKTA, YANLIŞ, YORGUN, anormal, azalmak, DIŞINDA, ileride, kalkmak, SAĞDAKİ, TAMAMEN, çıkarmak, GEÇERSİZ, indirmek, ÖLDÜRMEK, soğutmak, yanılmak, BAŞLANGIÇ, HARİCİNDE, ÇIKARILMIŞ, DEVRE DIŞI, kapalı yok, az (bir olasılık), Kapalı, devre dışı, YOK OLMAK, EKSİLMEK, adv.dışarı:adj.dışarda, Açıkta, sahilden biraz uzakta, (f.), ABD, argo oIdurmek, slang mortlatmak., (i.), (Ing.), argo baslangic. from the off baslangictan beri., 1)Açıkda,dışında,alarga. 2)Avara. 3)Rota dışı. 4)Tehlşkeden uzak. 5)Rüzgardan açmak., 1.uzakta, uzağa, uzak, 2.gitmiş, ayrılmış, 3.izinli, 4.sönmüş, kapalı, çalışmayan, 5.tamamen, 6.(yiyecek, içecek) bozulmuş, bozuk, 7.kötü, kaba, 8.suya düşmüş, ertelenmiş, vazgeçilmiş, 9.(para, vb.) sahibi, 10.-dan, 11.-den uzak, 12.-den ayrılan, sapan, 1
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli