İngilizce → Türkçe arama

Türkçe CHAIN,TO HEAVE IN THE ne demek?

CHAIN,TO HEAVE IN THE için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • chain: zincir, zincirlemek, v.zincirle:n.zincir, v.zincirle bağla:n.zincir, zincir, silsile . f. zincirlemek, zincirle baglamak, (f). zincirlemek, zincirle baglamak; kayit altina almak, zaptetmek. chain down, chain up zincirle baglamak., 1.zincir, 2.(olay, dükkân, dağ, vb. için) zincir, 3.zincirlemek, zincirle bağlamak, zincire vurmak, 4.elini kolunu bağlamak
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
  • heave: ATMA, ATMAK, ÇEKMEK, KUSMAK, KABARMA, ÖĞÜRMEK, fırlatma, KABARMAK, KALDIRMA, ŞİŞİRMEK, kabartmak, KALDIRMAK, FAY HAREKETİ, İNİP KALKMAK, kaldırmak atmak, (i). kaldirma; firlatma., v.kaldırmaya uğraş:n.çaba, 1)Vira etmek. 2)Denizin veya dalgaların dikey iniş ve çıkışı., 1.kaldırmak, yukarı çekmek, 2.fırlatmak, kaldırıp atmak, 3.inip kalkmak, şişip inmek, 4.(gemi) seyretmek, belli bir rotada gitmek
  • in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli