İngilizce → Türkçe arama
Türkçe All along the line ne demek?
All along the line için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- all: HEP, HER, SAF, TÜM, tümü, ALAYI, bütün, HEPSİ, tıpkı, HERKES, tamamı, tekrar, dünyada, HER ŞEY, TAMAMEN, BÜSBÜTÜN, BÜTÜNÜYLE, özellikle, KATIŞIKSIZ, tümü, tümünü, ne var ne yoksa, 1.HEP 2.TÜM 3.HER, her iki taraf için de, 1.tüm, bütün, 2.her, hepsi, 3.tümüyle, bütünüyle, tamamen, 4.her iki taraf, her şey, herkes, her biri, (i). herkes, her sey. All went well. Her sey yolunda gitti.above all bilhassa, ozellikle, her seyden fazla. after all nihayet, velhasil. All aboardl Herkes gemiye ! all in all her seyi hesaba katarak. at all hic. in all hepsi, tamami, yekunu.once for all
- along: İLERİ, YANINA, boyunca, İLERİYE, SÜRESİNCE, YANI SIRA, BERABERİNE, 1.BOYUNCA 2.İLERİ, 1.ileri, ileriye, 2.yanına, yanında, birlikte, 3.burada/buraya, orada/oraya
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- line: ip, not, saf, soy, yol, dizi, hiza, renk, saha, sıra, çığır, çizgi, desen, geçek, iplik, kısım, mısra, nesep, satır, sicim, şekil, tarik, dizmek, hizmet, meslek, pusula, silsile, itaatsiz, sıralamak, hat, satır, meşguliyet, doğru çizgi, kısa mektup, v.çiz:n.çizgi, 1) hat; 2) çizgi, ÇİZGİ, SATIR, SIRA, belirli bir cins mal, hat, satır çizgi, satır, ortak bir sınıra sahip olmak, içine astar koymak, astarlamak, Hat, çizgi, sınır, hudut, sıra, dizi, hat (telefon/telgraf/tren/gemi vb için), 1) devre, hat; 2) satır; 3) çizgi, 4) ton, Enerji hattı,hat, eksen, çizgi, dizi, sıra, f. icine astar koymak, astarlamak; kaplamak; doldurmak., 1) Doğru 2) Çizgi (x-ışınları)3) Tarak (cam); 4) Satır (basım), (kitabı) dikip düzenledikten sonra genellikle sırt kısmını kaplayarak güçlendirmek, f. cizgilerle gostermek; altina veya ustune cizgi cekmek; dizmek, bir siraya koymak; cizgilerle doldurmak. line up siraya girmek, sira meydana getirmek., 1.(with ile) içini kaplamak, astarlamak, 2.çizgi çizmek, 3.sıra oluşturmak, 4.çizgi, hat, yol, 5.sınır belirten çizgi, hat, 6.dizi, sıra, saf, 7.ip, sicim, olta ipi, 8.telefon hattı, 9.demiryolu hattı, 10.(hava ve deniz) hat, yol, 11.iş, meslek, hizmet, u