Türkçe İngilizce çeviri


TÜRKÇE İNGİLİZCE
İşbu anlaşmayı imzalamaya karar vermiştir. …. Have decided to conclude this agreement İşbu anlaşmayı imzalamaya karar vermiştir.
işaretin kazanımı acquisition of signal (AOS) işaretin kazanımı
act iş
işlemek act işlemek
İŞLEYEN ACTIVE İŞLEYEN
İŞ ACTIVITY İŞ
action iş
işlem action işlem
işlem çubuğu, menü çubuğu action bar işlem çubuğu, menü çubuğu
işlem listesi action list işlem listesi
işlem iletisi action message işlem iletisi
işlem potansiyeli action potential işlem potansiyeli
işleklik sayacı activity counter işleklik sayacı
işleklik oranı activity ratio işleklik oranı
İŞLETMEK ACTUATE İŞLETMEK
işık toplaması additivity of luminance işık toplaması
işin idaresi administration of business işin idaresi
İşin idaresi Administration of the activity İşin idaresi
İşlem görme izni Admission to trading İşlem görme izni
İŞ AFFAIR İŞ
İş Affair İş
iş, mesele, hadise affair iş, mesele, hadise
İş Affair, work, business, job, act, action İş
İş saatlerinden sonra After hours İş saatlerinden sonra
işlem sonrası günlükleme after lock journalizing işlem sonrası günlükleme
işlevsizlik afunction işlevsizlik
agency iş
İŞKENCE ETMEK AGONIZE İŞKENCE ETMEK
İŞKENCE GÖRMEK AGONIZE İŞKENCE GÖRMEK
işkence et agonize işkence et
işkence etmek agonize işkence etmek
İŞBİRLİĞİ YAPMA ALIGNMENT İŞBİRLİĞİ YAPMA
İŞBİRLİĞİ YAPMAK ALINE ONESELF WITH İŞBİRLİĞİ YAPMAK
İştirak kabul mektubu Allotment letter İştirak kabul mektubu
İştirak nispeti değişiklikleri Altera tions in participation ratio İştirak nispeti değişiklikleri
İşlenik aluminyum alaşımları Aluminium wrought alloys İşlenik aluminyum alaşımları
işten başımı kaşıyacak vaktim yok am up to the eyes in work işten başımı kaşıyacak vaktim yok
İşte bu kadar And that’s an end of it İşte bu kadar
işte o kadar And that’s flat işte o kadar
işte o kadar And there is also that işte o kadar
işaret cihazı, alarm cihazı annunciator işaret cihazı, alarm cihazı
iştahsızlık anorexia iştahsızlık
iştahsız anorexic iştahsız
İŞE YARAMAK ANSWER THE PURPOSE İŞE YARAMAK
İŞTAH AÇICI APERITIF İŞTAH AÇICI
İŞTAH APPETENCE İŞTAH
iştahlı appetence iştahlı
İŞTAH APPETENCY İŞTAH
İŞTAH APPETITE İŞTAH
İŞTAH AÇICI APPETIZER İŞTAH AÇICI
İŞTAH AÇICI YİYECEK APPETIZER İŞTAH AÇICI YİYECEK
İŞTAH AÇICI APPETIZING İŞTAH AÇICI
iştah appetite iştah
iştah açıcı appetitive iştah açıcı
iştah açıcı şey appetizer iştah açıcı şey
iştah açıcı yiyecek, meze, çerez appetizer iştah açıcı yiyecek, meze, çerez
İştah açıcılar Appetizers İştah açıcılar
iştah açıcı appetizing iştah açıcı
iştah açıcı, iştahlandıran appetizing iştah açıcı, iştahlandıran
iştah açıcılık appetizingness iştah açıcılık
İştirak parası Application money İştirak parası
İŞ APPOINTMENT İŞ
appointment iş
iş yerinde misin? are you at work? iş yerinde misin?
işte misin? are you at work? işte misin?
iş yerinde misin? are you working? iş yerinde misin?
işte misin? are you working? işte misin?
işleyen demir pas tutmaz Arolling stone gathers no moss işleyen demir pas tutmaz
işin doğrusu As a matter of fact işin doğrusu
İşareti olarak As a token of İşareti olarak
İşaret edildiği gibi As has been pointed out İşaret edildiği gibi
iştiyak aspiration iştiyak
İŞ ASSIGNMENT İŞ
iş, görev, ayırma, tahsis etme assignment iş, görev, ayırma, tahsis etme
İŞBİRLİĞİ YAPMAK ASSOCIATE İŞBİRLİĞİ YAPMAK
İŞBİRLİĞİ YAPMAK ASSOCIATE ONESELF İŞBİRLİĞİ YAPMAK
İŞBİRLİĞİ ASSOCIATION İŞBİRLİĞİ
İŞTİRAK ASSOCIATION İŞTİRAK
İştirak Associate İştirak
işbirliği yap associate with işbirliği yap
işlemez halde At a standstill işlemez halde
işsiz ortalıkta At loose ends işsiz ortalıkta
İşaret verilince At the drop of a hat İşaret verilince
iş başında At work iş başında
iş başında, işte at work iş başında, işte
işsiz Atliberty işsiz
İŞİTİLEBİLİR AUDIBLE İŞİTİLEBİLİR
İŞİTME AUDIO İŞİTME
İŞİTME GÜCÜ AUDITION İŞİTME GÜCÜ
İŞİTSEL AUDITORY İŞİTSEL
işitilebilirlik, duyulabilme audibility işitilebilirlik, duyulabilme
İşitilebilirlik; İşitirlik;duyulabilirlik Audibility İşitilebilirlik; İşitirlik;duyulabilirlik
işitirlik audibility işitirlik
işitilebilir audible işitilebilir
İşitilir; duyulur Audible İşitilir; duyulur
işitilir geribesleme audible feedback işitilir geribesleme
işitilir zil sesi audible ringing signal işitilir zil sesi
işitilebilecek şekilde audibly işitilebilecek şekilde
işiten, duyan audient işiten, duyan
işitsel audio işitsel

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...












  • iş ingilizcesi nedir
  • "iş ingilizce"
  • iş ingilizce ne demek
  • iş ingilizce çeviri
  • iş ingilizce tercümesi
  • iş ingilizce anlamı
  • iş ingilizce karşılığı
  • iş kelimesinin ingilizcesi
  • iş cümle çevirisi
  • İngilizcede iş ne demek
  • iş sözcüğünün ingilizcesi
  • iş sözlük anlamları
  • iş ingilizce nasıl yazılır
  • iş kelimesinin ingilizce çevirisi
  • iş ingilizce tanımı

  • © Tüm hakları saklıdır. 2011 . { İngilizce Blog | Tercüme Bürosu | Sözlük | Türkçe İngilizce çeviri | ingilizce çeviri }

    Sözlük Sitesi



    RSS