İngilizce → Türkçe arama

Türkçe the turkey-eu joint parliamentary commission ne demek?

the turkey-eu joint parliamentary commission için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
  • turkey: TÜRK, Hindi, türkiye, BAŞARISIZ FİLM, 1.HİNDİ 2 TÜRKİYE, başarısız film veya tiyatro oyunu, i. Turkiye. Turkey red kirmizi kokboyasi. Turkey stone firuze; bilegitasi., i. hindi, zool. Meleagris gallopavo; A.B.D., (argo) basarisiz piyes. turkey buzzard hindi akbabasi. turkey cock erkek hindi, baba hindi. turkey hen disi hindi. turkey trot bir cesit caz dansi. talk turkey dobra dobra konusmak, yuzune karsi soylemek.
  • eu: hoş, faydalı, onek iyi, faydali, hos.
  • joint: ek, derz, boğum, düğüm, bağlantı, birleşik, birlikte, raptetmek, bitiştirmek, birleşmiş, bitişmiş, Ek, ekyeri,mafsal,conta, iki parçayı birleştiren yer, v.birleştir:n.birleşme yeri, Müşterek, ortak, müteselsil, karma, zincirleme, bağlı, eklem, mafsal, oynak yeri, ek yeri, bağlantı, tesbit yeri, f. bitistirmek, eklemek, raptetmek; ek veya oynak yeri yapmak; oynak yerlerinden ayirmak (et)., s. birlesmis, bitismis; musterek, ortak. jointstock company tic. anonim sirket (sinirli ya da sinirsiz sorumlulugu olan). jointly z. mustereken, ortaklasa, birlikte., 1.eklem, ek yeri, 2.et parçası, 3., ucuz/adi eğlence yeri, batakhane, 4.esrarlı sigara, sarıkız, 5.iki ya da daha fazla kişi tarafından paylaşılan, müşterek, ortak, birleşik, 6.bitiştirmek, eklemek, 7.(et) eklem yerlerinden ayırmak
  • parliamentary: Parlamenter, parlamentoya ait
  • commission: iş, eylem, mevki, rütbe, işleme, vazife, yıkmak, emirname, Komisyon, yüzdelik, mahvetmek, görev vermek, görevlendirmek, vazifelendirmek, görev, vazife, iş, iyi çalışma koşulu, v.görev ver:n.görev, v.görevlendir:n.komisyon, 1.iş, görev, 2.yetki, 3.kurul, heyet, komisyon, yarkurul, 4.komisyon, yüzde, 5.terfi belgesi, 6.görev vermek, görevlendirmek, 7.(gemiyi) hizmete sokmak, 8.terfi belgesi vermek, 9.sipariş etmek

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli