İngilizce → Türkçe arama
Türkçe take the bread out of somebodys mouth ne demek?
take the bread out of somebodys mouth için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- take: PAY, alış, alma, almak, ETMEK, HASAT, olmak, TEPKİ, TUTMA, TUTUŞ, ALINTI, çatmak, duymak, gezmek, kapmak, ÖLÇMEK, SANMAK, saymak, seçmek, sökmek, TUTMAK, YANMAK, YAPMAK, yazmak, alışmak, anlamak, kavrama, uğramak, ATLATMAK, başlamak, ÇIKARMAK, DAYANMAK, dinlemek, GÖTÜRMEK, indirmek, KAPLAMAK, kapsamak, karışmak, kavramak, KAZANMAK, koparmak, TUTUŞMAK, alçaltmak, çıkartmak, daraltmak, ele almak, HİSSETMEK, kaldırmak, kandırmak, KATLANMAK, kaydetmek, kiralamak, REAKSİYON, YAKALAMAK, yutturmak, ELDE ETMEK, İCAP ETMEK, KARŞILAMAK, faydalanmak, GEREKTİRMEK, KABUL ETMEK, kenetlenmek, almak (ders), ELE GEÇİRMEK, ETKİLİ OLMAK, gibi anlamak, TEDAVİ ETMEK, çekmek (foto), KABUL EDİLMEK, OLTAYA VURMAK, v.al:n.alıntı, -e sahip olmak, TAHAMMÜL ETMEK, çekim (fotoğraf), (fotoğraf) çekmek, almak (bir virajı), KABUL ETME (VÜCUT), almak (elle/ellerle), (ciddi/önemli) saymak, TUTULAN BALIK MİKTARI, AVALANAN HAYVAN MİKTARI, dinleyip ona göre hareket etmek, TUTMAK,ALMAK,TAKE OFF-elbise çıkarmak,uçak kalkması, gerekmek (bir şeyin çalıştırılması veya tamamlanması için belirli bir şey), i. alma, alis; tutma, tutus; sin. cekim; bir seferlik av miktari; (A.B.D.), k.dili. hasilat; (calinan) parti; (Ing.) kiralanmis arazi; (asi) tutma; kavrama., 1.almak, 2.götürmek, 3.kiralamak, tutmak, 4.kazanmak, almak, 5.(sınav) girmek, 6.(fotoğrafını) çekmek, 7.kabullenmek, üstlenmek, almak, 8.gerektirmek, istemek, 9.(içine) almak, taşıma, 10.hasılat, para, kâr, 11.çekim
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- bread: PARA, ekmek, GEÇİM, maişet, MANGIR, yiyecek, Ekmekler, PANE ETMEK, 1.ekmek, 2.rızk, 3.geçim, kazanç, ekmek, 4.para
- out: AUT, DIŞ, BÜYÜK, ÇIKIŞ, ÇÖZÜM, EKSİK, FAZLA, AÇIKTA, bahane, BİTMİŞ, ÇIKMIŞ, dışarı, GREVDE, KOVMAK, SÖNMÜŞ, UZAKTA, anormal, ESKİMİŞ, tamamen, bayılmak, BOZULMUŞ, ÇIKARMAK, DAHA ÇOK, DAHA İYİ, DIŞARIDA, DIŞARIYA, KALMAMIŞ, keyifsiz, KURTULUŞ, UZAKTAKİ, ÇIKAR YOL, OLANAKSIZ, YIPRANMIŞ, ÇİZGİ DIŞI, DIŞARIDAKİ, İŞE YARAMAZ, YENİ ÇIKMIŞ, AÇIĞA ÇIKMIŞ, SESLİ OLARAK, YÜKSEK SESLE, MODASI GEÇMİŞ, atlanmış sözcük, PRATİĞİNİ YİTİRMİŞ, onek fazlasiyle, (oburunden) daha iyi, daha cok: outstay, outbid outdrink., 1.dışarı, dışarıya, 2.dışarıda, 3.yüksek sesle, bağırarak, 4.adamakıllı, tamamıyla, bütünüyle, 5.modası geçmiş, 6.dışta yer alan, dış, harici, 7.uzak, uzakta olan, 8.olanaksız, 9.(ışık, ateş vb.) sönmüş, sönük, 10.(tahmin, hesap vb.) yanlış
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- mouth: ağız, boğaz, HALİÇ, karamsar, DUDAK BÜKMEK, GEME ALIŞTIRMAK, TANE TANE SÖYLEMEK, v.ağız kımıldat:n.ağız, laubali şekilde konuşma, 1) Ağız (canlı); 2) Giriş, girişaçıklığı, kapların veya içi boş şeylerin açık yanı, akarsuların denize veya göle döküldüğü yer, f. hatiplik taslamak; kelimeleri cigneyerek konusmak; geme alistirmak(ati);nad. surat burusturmak., 1.ağız, 2.giriş yeri, ağız, 3.dırdır etmek, zırlamak, sürekli aynı şeyleri söylemek, 4.dudaklarını kıpırdatmak
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.