İngilizce → Türkçe arama
Türkçe of course, I have a few friends here, but I dont have a true friend ne demek?
of course, I have a few friends here, but I dont have a true friend için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- course: yol, YÖN, AKIŞ, ders, DİZİ, kurs, PİST, ROTA, AKMAK, cihet, gidiş, SEYİR, SÜREÇ, TABAK, course, KOŞMAK, parkur, servis, gidişat, DÖKÜLMEK, SIRALAMA, AV SÜRMEK, istikamet, KOŞTURMAK, Ders, kurs, izlenen yol, kaba, kalın, v.ak:n.ders, güzergah-rota, 1.GİDİŞAT 2.KURS, SÜRGÜN AVINA ÇIKMAK, KÖPEKLERLE KOVALAMAK, (f). akmak, hizla akmak; kosmak, hizla ilerlemek; av pesinden kosturmak., 1.yön, rota, 2.akış, cereyan, gidişat, 3.saha, alan, pist, 4.kurs, 5.dizi, seri, 6.eğitim, tahsil, 7.davranış biçimi, eylem biçimi, yöntem, yol, 8.yemeğin bölümlerinden biri, tabak, yemek, 9.(sıvı) akmak
- have: he, HİLE, ALMAK, ETMEK, OLMAK, saymak, tutmak, YAPMAK, ÜÇKÂĞIT, ALDATMAK, BULUNMAK, ettirmek, sahip ol, ELDE ETMEK, GÖZ YUMMAK, devam etmek, DOLANDIRMAK, KABUL ETMEK, SAHİP OLMAK, ZORUNDA OLMAK, VARLIKLI KİMSE, ilişki içinde olmak, eşlik eden olaylarla ilgili olmak, had, hav.ing) kuraldisi çekimleri: simdiki zaman ı, you, we, they have, 1.(yardımcı fiil), 2.(have got), -si olmak, 3.almak, 4.yapmak, 5.yemek, içmek, 6.izin vermek, 7.doğurmak, 8.davet etmek, çağırmak, 9.(rüya) görmek, 10.geçirmek, 11.karşılaşmak
- few: AZ, KIT, AZICIK, birkaç, AZ MİKTAR, AZ, BİR KAÇ, Az (sayısal), 1.az, 2.birkaç, 3.birkaç kişi/şey/tane, (s)., (i). az; (i). az miktar. a few birkac. a few of his friends dostlarindan bazilari. a man of few words az konusan adam. every few days birkac gunde bir. not a few pek de az degil, bircok. some few birkac, birkac kisi. quite a few bircok. the few seck
- here: İŞTE, BURDA, burada, BURAYA, bu dünya, bu hayat, bu yaşam, bu zaman, mevcut zaman, BURASI, BURADA, BURAYA, unlem Bana bak. Baksana. Dur. Hazir. Burada., 1.burada, buraya, 2.bu noktada, burada, 3.işte, 4.hey, (z). burada; buraya; simdiki halde, halihazIrda; bu noktada; bu dunyada, bu hayatta. here and there surada burada; arasira. Here goes! iste basliyorum. Here you are. Buyur, al. Ha, geldin mi? iste! Look here. Buraya bak. Baksana. Thats neither here nor th
- but: ki, ama, ancak, fakat, İTİRAZ, SADECE, YALNIZCA, ne var ki, HİÇ OLMAZSA, 1.ama, 2.ama, ancak, 3.ki, 4.-den başka
- true: som, TAM, ASIL, safi, SAHİ, DOĞRU, halis, İÇTEN, meşru, sadık, ESASLI, gerçek, HAKİKİ, katkısız, düzeltmek, GERÇEKTEN, hakikaten, doğrultmak, ASLININ AYNI, DOĞRU, GERÇEK, Doğru; Gerçek, SADIK KALARAK, doğru şekilde hizalama, doğru şekilde hizalanma, 1.doğru, gerçek, 2.halis, hakiki, gerçek, katışıksız, 3.içten, samimi, gerçek, 4.tam, eksiksiz, 5.düzgün, 6.sadık
- friend: hami, yardımcı, arkadaş, dost
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.