İngilizce → Türkçe arama
Türkçe lay ones cards on the table ne demek?
lay ones cards on the table için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- lay: HAL, ezgi, şiir, DURUM, duruş, KONUM, MEVKİ, nağme, ŞARKI, yatış, YATMA, DİNMEK, dizmek, KOYMAK, KURMAK, meslek, SERMEK, SUNMAK, YATMAK, yaymak, açılmak, ayırmak, SEVİŞME, vaziyet, emretmek, harcamak, SEVİŞMEK, toplamak, yatırmak, YÜKLEMEK, hamletmek, saldırmak, yakalamak, yüklenmek, HAZIRLAMAK, sergilemek, ŞARKI SÖZÜ, tasarlamak, yatıştırmak, YUMURTLAMAK, BAHSE GİRMEK, İLERİ SÜRMEK, YERLEŞTİRMEK, MESLEKTEN OLMAYAN, v.yatır:adj.mürit, durum koymak yatırmak, Duruş yönü (yüzey izleri), koymak, yatırmak, yatırmak, KOYMAK(bir şeyin üstüne), YATIRMAK, (i.) siir, sarki gazel; nagme, ezgi., bükme derecesine göre lif halat kalitesi, (s.) belirli meslekten olmayan, isin ehli olmayan; layik; papazdan baska butun halktan olan veya halka ait. lay reader (kil.) papaz olmayip ayinlerde bazi parcalari okuma yetkisi olan adam., (i.) durus, yatis, mevki; kazanc ustunden hisse; argo yol, meslek; bir halatin bukumu veya bukum tarzi. lay days (den.) yukleme ve bosaltma suresi. lay of the land etrafin hal ve sekli; durum, vaziyet., 1.yaymak, sermek, 2.koymak, 3.dizmek, yerleştirmek, 4.döşemek, 5.sürmek, değdirmek, 6.hazırlamak, 7.yumurtlamak, 8.yatıştırmak, 9.yüklemek, isnat etmek, 10.yatırmak, üstüne oynamak, 11.kab, arg. düzmek, sikmek, kaymak, 12.rahip sınıfından olmayan, 13.(huk
- ones: birileri
- cards: kart, işverenin bulundurduğu çalışana ait sigorta ve diğer evraklar
- on: de, İLE, açık, BERİ, için, HAZIR, YANIK, makbul, DEVREDE, ileride, SAHNEDE, ÜSTÜNDE, yanında, YÖNÜNDE, DURMADAN, -E DOĞRU, hakkında, ÜZERİNDE, zarfında, aralıksız, CİVARINDA, kenarında, ÇAKIRKEYİF, ÇALIŞMAKTA, daha sonra, OLMAKTA OLAN, açık, çalışır, GİYMİŞ OLARAK, SÜREKLİ OLARAK, ÜSTÜNDE (GİYSİ), DEVAM ETMEKTE OLAN, 1. aralıksız, durmadan, 2. ileri, 3. giymiş, üzerinde, 4. aralıksız, durmadan, 5. ileri, 6. ileriye, 7. giymiş, 8. (edat) üstün(d)e, 9. üzerin(d)e, 10. yanında
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- table: masa, özet, sofra, TABLA, tablo, Cetvel, hulâsa, SUNMAK, TABLET, çizelge, küfelik, ERTELEMEK, GÖSTERMEK, Masa, sofra, MASADAKİLER, TABLO (MAT.), çizelge tablo, MASAYA KOYMAK, LİSTEYE GEÇİRMEK, TARTIŞMAYA SUNMAK, 1.MASA 2.TABLO,LİSTE, 1) çizelge, tablo, 2) masa, aynı masada oturanların hepsi, 1.masa, 2.yemek, sofra, 3.tablo, çizelge, 4.tasarıyı müzakereye sunmak
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.