İngilizce → Türkçe arama

Türkçe im too old for this stuff ne demek?

im too old for this stuff için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • too: DE, ÇOK, DAHİ, FAZLA, ilâveten, 1.ÇOK 2....DE ...DA EKİ, adv.aynı zamanda:adj.fazla, 1.(gereğinden) çok, fazla, aşırı, 2.de, da, dahi, ayrıca, 3.öyle, öyle yahu, z. fazla, luzumundan fazla, hadden ziyade; de, dahi, ilaveten, ek olarak, hem de. Too bad! Vah vah! I am too going. Ne yaparsan yap, gidecegim. This has gone too far. Bu mesele sikti artik.
  • old: eski, KART, BAYAT, KÖHNE, yaşlı, HARİKA, ÖNCEKİ, PİŞKİN, ESKİMİŞ, İHTİYAR, TECRÜBELİ, ESKİ, YAŞLI, ihtiyarlamak, ESKİ ZAMANLAR, ESKİDEN KALMA, Eski, kullanılmış, uzun süredir devam eden, 1.yaşlı, 2.... yaşında, 3.eski, 4.eski, önceki, 5.deneyimli, pişkin
  • for: dair, GÖRE, için, DOĞRU, KARŞI, tıpkı, UYGUN, DOLAYI, sevmek, uğruna, yerine, dünyada, özlemek, YARAYAN, YÖNÜNDE, AMACIYLA, NEDENİYLE, n.için-t. den beri, (kis). foreign, forestry., 1.için, 2.süresince, zarfında, -dır, 3.uğruna, için, 4.yerine, namına, adına, için, 5.yerine, karşılığında, 6.-den dolayı, yüzünden, nedeniyle, 7.-e uygun, -e elverişli, 8.şerefine, 9.-e göre, 10.-e rağmen, 11.olarak, diye, 12.-e karşı, 13.çünkü, zira
  • this: şu, bu derece, 1.bu, 2.bu kadar, böylesine, bir serinin veya çiftin genellikle ilk üyesi, zam. (cog. these)., s., z. bu, su; z. bu kadar, boyle. this and that ivir zivir; abur cubur. this'away z., leh. boyle, soyle. It was like this. Boyleydi soyle oldu. It was Susan this and Susan that Suzan asagi, Suzan yukari.
  • stuff: ÖZ, ŞEY, asıl, esas, EŞYA, ilâç, dolgu, fodra, HAMUR, KUMAŞ, MADDE, SAÇMA, vatka, ZIRVA, SÜRMEK, TIKMAK, KERESTE, TIKAMAK, zırıltı, HAMMADDE, SAÇMALIK, TIKINMAK, zımbırtı, Doldurmak, UYUŞTURUCU, TIKIŞTIRMAK, KÂĞIT HAMURU, Madde; özdek, İÇİNİ DOLDURMAK, TIKA BASA YEMEK, v.doldur:n.madde, YÜNLÜ KUMAŞ (BRİT.), 1.CİSİM , ŞEY 2.TIKIŞTIRMAK, 1.malzeme, madde, 2.şey, nesne, zımbırtı, ızır zıvır, 3.doldurmak, tıkmak, 4.tıkamak, 5.tıka basa yedirmek, 6.(ölü hayvan) doldurmak, 7.(tavuk, vb. yiyecek) içini doldurmak

Sözlük sonuçları

Aradığınız kelime bulunamadı

Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.

İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.