İngilizce → Türkçe arama
Türkçe fly by the seat of ones pants ne demek?
fly by the seat of ones pants için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- fly: Pat, UÇMA, UÇUŞ, sinek, uçmak, KAÇMAK, UYANIK, AÇIKGÖZ, ATILMAK, UÇURMAK, UÇUŞMAK, fırlamak, haberdar, SAÇILMAK, SAVRULMAK, HAVALANMAK, öfkelenmek, DALGALANMAK, FİRAR ETMEK, OLTA SİNEĞİ, v.uç:n.sinek, KİRALIK ARABA, UÇAKLA GİTMEK, 1.UÇMAK 2.SİNEK, ATLAYARAK AŞMAK, ÜZERİNDEN ATLAMAK, AYAR DİŞLİSİ (SAAT), PANTOLONUN ÖN YIRTMACI, (s)., argo uyanik, haberdar., Bir bayrağın tam dalgalanması., erkek pantolonunun önündeki fermuar veya düğmelerle açılıp kapanan bölüm, 1.sinek, 2.uçmak, 3.uçakla gitmek, uçmak, 4.uçurmak, 5.çok hızlı hareket etmek, jet gibi gitmek, uçmak, 6.geçip gitmek, uçup gitmek, 7.-den kaçmak, tüymek
- by: İLE, GÖRE, kadar, YAKIN, BAŞINDA, YANINDA, YOLUYLA, hakkında, nezdinde, YANINDAN, YOLUNDAN, KENARINDA, YAKININDA, milyar yıl, tarafından, YAKININDAN, VASITASIYLA, KADAR (SÜRE), GEÇECEK BİÇİMDE, GEÇİŞLİ BİÇİMDE, ikincil öneme sahip şey, n.yoluyla-t. e kadar-p. in yanında, YANINDA, SIRASINDA, TARAFINDAN, ..E KADAR, 1. geçerek, geçip, 2. yakında, 3. (edat) yanında, yakınında, 4. tarafından, 5. yoluyla, (i). asil gayeden uzak ifade veya fikir; ilave edilen veya ikinci derecede onemli olan sey., (z). yakin; bir kenara. go by gecip gitmek. Iay by biriktirmek, yigmak. put by ilerisi icin saklamak. by and by cok gecmeden. by and large genellikle. Can you dropby tonight? Bu gece bize ugrar misin?
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- seat: YER, konut, kürsü, mahal, MEVKİ, Koltuk, merkez, OTURAK, OTURUŞ, iskemle, OTURTMAK, sandalye, SANDÂLYE, yerleşmek, oturacak yer, YERLEŞTİRMEK, ALMAK (SALON), PANTOLON KIÇI, oturulacak yer, YERİNE OTURTMAK, v.oturt:n.koltuk, OTURAĞINI TAMİR ETMEK, OTURMA YERİNİ ONARMAK, Oturma yüzeyi, koltuk, Pantolonun arka kısmı, Valf siti, valf yatağı, KIÇINI TAMİR ETMEK (PANTOLON), İskemle,sandalye, kanepe, koltuk, oturulacak yer, iskemle, sandalye, Sandalye, koltuk, merkez, yer, mevki, makam, 1.oturacak yer, iskemle, koltuk, 2.koltuk, mevki, 3.yer, merkez, 4.ata oturuş biçimi, 5.oturtmak, 6.yerleştirmek, 7.... kişilik oturma kapasitesi olmak
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- ones: birileri
- pants: don, külot, pantolon, PAÇALI DON, Pantolon; paçalı külot, Pijama altı, don, külot, 1) Pantolon; 2) Külot; Don, 1.kadın külotu, 2.pantalon, i., cog., A.B.D. pantolon; don, kulot.
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.