İngilizce → Türkçe arama
Türkçe cyber-physical attack severity level (CPASL) ne demek?
cyber-physical attack severity level (CPASL) için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- cyber: siber, bilgisayar ve bilgisayar ağları ile ilgili, siber
- physical: fiziksel, 1.fiziksel, 2.bedensel, 1) Bedensel; 2) Maddesel;3)Fiziksel
- attack: atak, KRİZ, ÇATMA, HÜCUM, NÖBET, basmak, ÇATMAK, tutmak, vurmak, GİRİŞME, KOYULMA, SALDIRI, TUTULMA, GİRİŞMEK, KOYULMAK, TUTULMAK, UĞRAŞMAK, saldırmak, YAKALANMA, AŞINDIRMAK, DİL UZATMA, ELEŞTİRMEK, YAKALANMAK, DİL UZATMAK, HÜCUM ETMEK, HAMLE YAPMAK, baskın yapmak, TAARRUZ ETMEK, TECÂVÜZ ETMEK, saldırı yapmak, SALDIRMAK, ATAK, v.saldır:n.kriz, v.saldır:n.saldırı, (f)., (i). hucum etmek, saldirmak, vurmak, basmak, tecavuz etmek; laf atmak, aleyhinde soylemek; ise koyulmak; tutmak, isabet etmek; (i). saldiri, hucum; (tib) yakalanma , tutulma, nobet; birbirinin aleyhinde soyleme; ise koyulma; (muz). bir notaya baslam, 1.saldırmak, hücum etmek, basmak, 2.yazı ya da sözlerle saldırmak, aleyhinde konuşmak/yazmak, 3.zarar vermek, bozmak, 4.birşeye büyük bir heves ve ilgiyle girişmek, yumulmak, 5.saldırı, hücum, 6.aleyhte yazı ya da sözler, 7.başlama, başlangıç, girişim, 8.
- severity: önem, şiddet, Yeğinlik, önem, vahamet, önem(derecesi), şiddet, sertlik
- level: DÜZ, HİZA, DÜZEÇ, düzey, MAKUL, YATAY, yüzey, ZEMİN, AKILCI, derece, DÜRÜST, Düzlem, DÜZLÜK, Kademe, müsavi, ÖLÇÜLÜ, seviye, YIKMAK, aynılık, DENGELİ, NAMUSLU, MANTIKLI, muntazam, SEVİYELİ, DÜZELTMEK, EŞİTLEMEK, YÖNELTMEK, DENGELEMEK, muvazeneli, HEDEF ALMAK, NİŞAN ALMAK, SU TERAZİSİ, DÜZLEŞTİRMEK, aynı seviyede, DÜZEY, SEVİYE, Seviye, düzey, tesviye etmek, YERLE BİR ETMEK, aynı seviyeye getir, aynı düzeye getirmek, v.aynı seviyeye getir:n.düzey, 1) Düzey; 2) Düzeç, tesviye aleti, Seviye, düzey, yatay, terazisinde, düzey, seviye, düzeç, kabarcikli düzeç, su terazisi, mükemmel bir şekilde yatay yapmak (tesviye aletiyle), 1.yüzey, yatay yüzey, 2.düzlük, düz yer, 3.(of ile) miktar, derece, düzey, seviye, ölçü, 4.düzleştirmek, düzeltmek, 5.yıkmak, düzlemek, 6.düz, 7.aynı düzeyde, aynı hizada, bir seviyede, 8.seviyeli, dengeli, düzgün, 9.be. düz olarak, düzgün bir biçimde