İngilizce → Türkçe arama
Türkçe as fast as (ones) legs can carry (one) ne demek?
as fast as (ones) legs can carry (one) için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- as: dahi, GİBİ, için, KADAR, ise de, OLARAK, mademki, her ne kadar, ıf. de:prep.olarak, 1.GİBİ 2.OLARAK 3.OLARAK, 1. gibi, 2. sırada, iken, 3. için, çünkü, 4. halde, karşın, 5. olarak, baglac cunku, mademki, nitekim. as if, as though, as it were sanki, guya. as to, as for gelince, hakkynda,... sorarsaniz AS (kis). Anglo-Saxon.
- fast: tez, Oruç, SERİ, SIKI, çabuk, HIZLA, hızlı, ileri, SABİT, sadık, UÇARI, çıkmaz, perhiz, SAĞLAM, SIKICA, SOLMAZ, ÇABUCAK, HOPPACA, SIK SIK, SIMSIKI, SU GİBİ, SÜRATLE, SÜRATLİ, tamamen, dayanmak, DEĞİŞMEZ, yapışmak, DAYANIKLI, DEFALARCA, ELİ ÇABUK, TEZ CANLI, oruç perhiz, ORUÇ TUTMAK, RENGİ ATMAZ, ileri (saat), adv.hızlıca:adj.hızlı, çabuk tez hızlı ileri, 1) Hızlı; Çabuk; 2) Oruç, 1)Geminin bağladığı yoma halatı. 2)Halatlarla bağlanmış gemi., 1.hızlı, süratli, seri, çabuk, 2.sıkı, sağlam, sabit, 3.solmaz, sabit, 4.(saat) ileri, 5.hızla, süratle, 6.sıkıca, sağlamca, 7.oruç tutmak, 8.oruç, (f)., (i). oruc tutmak, perhiz etmek; (i).. oruc, perhiz; oruc suresi. fast day oruc gunu, perhiz gunu. break one's fast orucu acmak,oruc bozmak, perhiz bozmak; kahvalti etmek.
- ones: birileri
- legs: BACAKLAR
- can: KIÇ, HELA, KUTU, POPO, KODES, KOVMAK, EDEBİLMEK, HAPİSHANE, OLABİLMEK, YAPABİLMEK, TENEKE KUTU, KONSERVELEMEK, Kutu konserve, KONSERVE KUTUSU, konserve yapmak, KASEDE KAYDETMEK, KONSERVESİNİ YAPMAK, UZAKLAŞTIRMAK (OKUL), TENEKE KUTUDAKİ İÇECEK, Teneke,çamçak,maşraba., (kis). Canada, Canadian., KAYIT YAPMAK (SES YA DA GÖRÜNTÜ), 1) Teneke; 2? Konserve kutusu;Konserve tenekesi; 3? Nükleer yakıt kabı Canal, 1.-ebilmek, -abilmek, 2.kap, kutu., 3.teneke kutu, konserve kutusu, 4.konserve, 5.kodes, 6.konserve yapmak, konservelemek, 7.(müzik) kaydetmek, (f). (could) (-ebil-)., yapmak imkani (nda) olmak: Can you do thiswork ? Bu isi yapabilir misin? I couldn't find my tie. Kravatimi bulamadim. (Can fiilinin gelecek zamam yoktur; yerine will be able to kullanilir); (k).dili izinli olmak: Can I go ? Gideyim, (i)., (f). (ed,-ning) konserve kutusu, teneke kutu; cop tenekesi; ABD, argo hapishane; argo yuznumara; argo kaba et; (f). konserve yapmak; kutulara doldurmak; ABD, argo kovmak, isine son vermek, slang sepetlemek; argo filime veya teybe almak. Can it I Yet
- carry: elde, taşı, ÇEKMEK, MENZİL, taşıma, taşımak, başarmak, GEÇİRMEK, GETİRMEK, GÖTÜRMEK, kaçırmak, SAĞLAMAK, büyülemek, KALDIRMAK, NAKLETMEK, SEVKETMEK, ELDE ETMEK, sürüklemek, tamamlamak, YAYIMLAMAK, BULUNDURMAK, SATIŞA SUNMAK, BAŞARI KAZANMAK, yanında taşımak, TAŞIYICILIK YAPMAK, GOLFTE TOPUN VURULMADAN ÖNCEKİ GİDİŞİ, 1.taşımak, götürmek, 2.ağırlığını çekmek, taşımak, 3.desteklemek, yardım etmek, 4.bulundurmak, 5.geçirmek, bulaştırmak, 6.içermek, taşımak, 7.desteğini kazanmak, 8.onaylamak, kabul edilmek, 9.ulaşmak, erişmek
- one: 1, bir, TEK, adam, AYNI, BİRİ, kişi, KİMSE, BİRİSİ, BİR TANE, saat bir, var olan, tanımsız olarak var olan, 1.bir, 2.tek, 3.aynı, 4. 5.bir tane, 6.insan
Sözlük sonuçları
Aradığınız kelime bulunamadı
Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.
İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.