İngilizce → Türkçe arama

Türkçe a man-in-the-middle (MitM) attack ne demek?

a man-in-the-middle (MitM) attack için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • man: ER, adam, biri, İŞÇİ, kişi, mide, UŞAK, zevk, ERKEK, İNSAN, şahıs, yönetim, insan ırkı, insan türü, ADAM ATAMAK, Adamla donatmak, kent çapında ağ, yeterince insan olmak, f. (ned, ning) bir ise adam tayin etmek., belirli bir iş için yeterince insan olmak, cesaret veya güç gibi özelliklere sahip yetişkin erkek, 1.adam, erkek, 2.insan, kişi, 3.insanlık, 4.(satranç, vb.) taş, 5.adam vermek, adamla donatmak, konuşmacı ve dinleyici arasındaki teklifsiz ilişkiyi gösteren ve parantez içinde kullanılan bir ifade, (unlem), (argo) (saskinlik, zevk, onay gosterir): Hey,man! Man, what a gamel; (konusmada bir anlami olmadan bosluklari dolduran soz): Man, did you see...
  • in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
  • the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
  • middle: vasat, orta kısım, orta terim, orta, vasat, insan vücudunun orta kısmı, üst ve alt arasında bulunan, 1.ortadaki, orta, 2.orta, 3.bel, önceki ve sonraki arasında bulunan, mukavvanın orta veya iç katmanını veya katmanlarını oluşturan ve genellikle düşük kaliteli olan malzeme, baş makale kadar önemi olmayıp gazetelerde veya haftalık yayınlarda basılan veya basılmaya uygun, popüler veya hafif içerikli edebi deneme veya makale
  • attack: atak, KRİZ, ÇATMA, HÜCUM, NÖBET, basmak, ÇATMAK, tutmak, vurmak, GİRİŞME, KOYULMA, SALDIRI, TUTULMA, GİRİŞMEK, KOYULMAK, TUTULMAK, UĞRAŞMAK, saldırmak, YAKALANMA, AŞINDIRMAK, DİL UZATMA, ELEŞTİRMEK, YAKALANMAK, DİL UZATMAK, HÜCUM ETMEK, HAMLE YAPMAK, baskın yapmak, TAARRUZ ETMEK, TECÂVÜZ ETMEK, saldırı yapmak, SALDIRMAK, ATAK, v.saldır:n.kriz, v.saldır:n.saldırı, (f)., (i). hucum etmek, saldirmak, vurmak, basmak, tecavuz etmek; laf atmak, aleyhinde soylemek; ise koyulmak; tutmak, isabet etmek; (i). saldiri, hucum; (tib) yakalanma , tutulma, nobet; birbirinin aleyhinde soyleme; ise koyulma; (muz). bir notaya baslam, 1.saldırmak, hücum etmek, basmak, 2.yazı ya da sözlerle saldırmak, aleyhinde konuşmak/yazmak, 3.zarar vermek, bozmak, 4.birşeye büyük bir heves ve ilgiyle girişmek, yumulmak, 5.saldırı, hücum, 6.aleyhte yazı ya da sözler, 7.başlama, başlangıç, girişim, 8.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli