İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Spray lay-up ne demek?

Spray lay-up için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • spray: FİLİZ, sprey, SÜRGÜN, SERPMEK, ÇİSELEME, SERPİNTİ, püskürteç, BAHAR DALI, püskürtmek, PÜSKÜRTÜCÜ, SPREY SIKMAK, PÜSKÜREN SIVI, Püskürtme/Sprey, v.püskürt:n.sprey, 1) Püskürtü 2) Püskürtülen sıvı3) Püskürteç; fısfıs, i. yaprakli ve cicekli ufak dal, bahar dali: bu sekilde yapilan sus., 1.püskürtülen ilaç, püskürtülen sıvı, serpinti, 2.püskürtme aracı, sprey, 3.toz halinde serpmek, püskürtmek, i., f. puskurtulen ilac: serpinti, puskurtulen sivi; puskurgec, vaporizator; f. puskurtmek; ustune sivi puskurtmek veya serpmek. spray gun puskurtme tabancasi. spraypaint f. boya puskurtmek.
  • lay: HAL, ezgi, şiir, DURUM, duruş, KONUM, MEVKİ, nağme, ŞARKI, yatış, YATMA, DİNMEK, dizmek, KOYMAK, KURMAK, meslek, SERMEK, SUNMAK, YATMAK, yaymak, açılmak, ayırmak, SEVİŞME, vaziyet, emretmek, harcamak, SEVİŞMEK, toplamak, yatırmak, YÜKLEMEK, hamletmek, saldırmak, yakalamak, yüklenmek, HAZIRLAMAK, sergilemek, ŞARKI SÖZÜ, tasarlamak, yatıştırmak, YUMURTLAMAK, BAHSE GİRMEK, İLERİ SÜRMEK, YERLEŞTİRMEK, MESLEKTEN OLMAYAN, v.yatır:adj.mürit, durum koymak yatırmak, Duruş yönü (yüzey izleri), koymak, yatırmak, yatırmak, KOYMAK(bir şeyin üstüne), YATIRMAK, (i.) siir, sarki gazel; nagme, ezgi., bükme derecesine göre lif halat kalitesi, (s.) belirli meslekten olmayan, isin ehli olmayan; layik; papazdan baska butun halktan olan veya halka ait. lay reader (kil.) papaz olmayip ayinlerde bazi parcalari okuma yetkisi olan adam., (i.) durus, yatis, mevki; kazanc ustunden hisse; argo yol, meslek; bir halatin bukumu veya bukum tarzi. lay days (den.) yukleme ve bosaltma suresi. lay of the land etrafin hal ve sekli; durum, vaziyet., 1.yaymak, sermek, 2.koymak, 3.dizmek, yerleştirmek, 4.döşemek, 5.sürmek, değdirmek, 6.hazırlamak, 7.yumurtlamak, 8.yatıştırmak, 9.yüklemek, isnat etmek, 10.yatırmak, üstüne oynamak, 11.kab, arg. düzmek, sikmek, kaymak, 12.rahip sınıfından olmayan, 13.(huk
  • up: DİK, ÖNDE, ARTIŞ, ÇIKIŞ, hazır, ileri, OLMUŞ, ÜSTÜN, AYAKTA, ÇIKMIŞ, KUZEYE, ÜMİTLİ, yukarı, yüksek, çalışır, ileride, kabarık, KEYİFLİ, OLMAKTA, tamamen, UYARICI, ARTIRMAK, yukarıda, YUKARIYA, TEPESİNDE, YÜKSELMİŞ, AYAKLANMIŞ, YÜKSELTMEK, YUKARI GİDEN, 1.YUKARI 2.DİKİNE 3.TÜMÜYLE, (onek) yukariya; ayaga; tamamen., f. (-upped, -upping) yukseltmek; k.dili. vermek. The girl up and slapped him Kiz onu tokatlayiverdi., 1. (yol) onarımda, 2. yukarıya, 3. yukarıda, yüksekte, 4. (edat) yukarısında, yukarısına, yukarıya, 5. artırmak, yükseltmek

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli