İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Self-adhesive paper and paperboard in rolls or sheets ne demek?
Self-adhesive paper and paperboard in rolls or sheets için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- self: öz, zat, AYNI, KİŞİ, zati, ÇIKAR, kendi, nefis, şahıs, KİŞİLİK, özellik, KARAKTER, şahsiyet, hususiyet, ben kavramı, ŞAHSİ ÇIKAR, öz , kendi, oto, DÜZ RENKLİ (ÇİÇEK), 1) Öz, kendi, kişi 2) Kendinden, otomatik, 1.kendi, 2.kişi, öz, şahıs, 3.karakter, kişilik, 4.kişisel çıkar, bencillik, 5.kendisi, bizzat, 6.kişisel, bizzat, i. (cog. -selves) s. kisi, oz, zat, sahis; kendi, nefis, sahsi menfaat; ozellik, hususiyet, sahsiyet; s. zati, sahsi; ayni.
- adhesive: bant, adezif, yapışıcı, yapışkan, yapıştırıcı, yapıştırıcı, yapışkan, 1) Yapıştırıcı; 2)Yapışkan, (s)., (i). yapiskan, yapisici; (i). tutkal, zamk, ciris adhesive plaster, adhesive tape yapiskan serit, bant, plaster adhesiveness (i). yapiskanlik.
- paper: tez, bono, ince, EVRAK, kağıt, KÂĞIT, RAPOR, senet, GAZETE, hüccet, tebliğ, ÖNEMSİZ, GEÇERSİZ, KÂĞIT PARA, kâğıtlamak, ÖRTBAS ETMEK, ZIMPARALAMAK, KÂĞIT KAPLAMAK, herhangi bir yazı, KÂĞIT ÜZERİNDE KALAN, DUVAR KÂĞIDI KAPLAMAK, 1.KAĞIT 2.GAZETE 3.EVRAK, KİMLİK, f. uzerine kagit kaplamak, kagitlamak; kagit. yapistirmak., Belge, senet, gazete, kâğıt, kitap, matbu evrak, bilimsel veya resmi yazı, 1.kâğıt, 2.gazete, 3.yazı, bildiri, 4.ç. evrak, 5.sınav soruları, 6.duvar kâğıdıyla kaplamak
- and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
- paperboard: Mukavva
- in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
- rolls: Yuvarlak francala
- or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
- sheets: Çarşaflar