İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Rotodynamic single-stage mixed flow or axial pumps ne demek?

Rotodynamic single-stage mixed flow or axial pumps için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • single: bir, saf, ayrı, özel, sade, basit, bekar, sağlam, yalnız, ayırmak, münferit, evlenmemiş, tek /tekil, 1.TEK 2.BEKAR 3.TEK KİŞİLİK, tek, bir, yalnız, ayrı, münferit, f., gen. out ile secmek, ayirmak; birer birer almak; beysbol. vurucuyu birinci kaleye ulastiran vurusu vurmak., 1.tek, 2.çift olmayan, tek, tek kat, 3.ayrı, bir, 4.bekâr, 5.tek kişilik, 6.(bilet) yalnız gidiş, 7.gidiş bileti
  • stage: ERİM, ETAP, evre, aşama, devre, Nokta, ORTAM, SAFHA, Sahne, ZEMİN, DERECE, İSKELE, KADEME, KATMAN, MENZİL, meydan, TABAKA, merhale, mertebe, tiyatro, yürütmek, DÜZENLEMEK, HAZIRLAMAK, SAHNELEMEK, tiyatroculuk, YÖNLENDİRMEK, SAHNEYE KOYMAK, Türbin kademesi, 1.EVRE SAFRA 2.SAHNE, Aşama, safha, iskele, v.sahneye koy:n.aşama, Basamak / Kademe / Aşama, f. sahneye koymak; temsil etmek; yurutmek, idare etmek., 1) Aşama 2) Sahne 3) Numune kızağı; numune tablası (mik), i. sahne, asama, safha, mertebe, evre, basamak, merhale. f. sahneye koymak, sahnelemek, 1)Borda tahtası.Kandilisa tahtası.Bordada raspa,boya vb. veya ambarda gemi adamlarının çalışabilmeleri için yapılan iskele. 2)Kalaslardan yapılan iskele., 1.sahne, 2.tiyatro sahnesi, 3.tiyatro, sahne yaşamı, tiyatroculuk, 4.aşama, evre, safha, 5.menzil, konak, 6.sahneye koymak, sahnelemek, 7.sahneye konmaya elverişli olmak
  • mixed: film, karışık, fonograf, karma karışık, v.karıştır:adj.karma, v.karıştır:adj.karışık, karışık, karma, çeşitli, 1) Karıştırılmış, karışık 2) Birleşik
  • flow: MET, ADET, AKIM, AKIN, Akış, akma, DEBİ, akmak, AKINTI, AYBAŞI, BASMAK, Cazibe, dolmak, TAŞMAK, CEREYAN, KABARMA, seyelân, AKICILIK, DOLAŞMAK, DÖKÜLMEK, kabarmak, SÜZÜLMEK, BASTIRMAK, sallanmak, AKAN MİKTAR, AKICI OLMAK, akış, akmak, dalgalanmak, v.ak:n.akış, Akış, akım, debi, MET HALİNDE OLMAK, YÜKSELMEK (DENİZ), dökülmek (elbise/kumaş vb belirli bir şekilde), akmak, sarkmak, dökülmek, düsmek, durmak, oturmak. i. akis, (i). akis, akinti, cereyan, seyelan; (fiz). aki; belirli zamanda akan su miktari; met; akicilik, duzgun konusabilme yetenegi., 1.(sıvı) akmak, 2.(kan, vb.) dolaşmak, deveran etmek, 3.akın akın gitmek, akıp gitmek, 4.akma, akış, 5.akıntı, 6.akın, 7.denizin kabarması, gel, med
  • or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
  • axial: aksiyel, eksenel, eksensel, eksenel, aksiyal, eksen, (s). eksen ile ilgili; eksen teskil eden, mihveri. axial pressure (fiz). eksensel basinc. axial turbine (mak). dik turbin.
  • pumps: Pompalar

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli