İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Press-and-blow process ne demek?
Press-and-blow process için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- press: PRES, ACELE, Basın, BASKI, basmak, matbaa, SIKMAK, CENDERE, İZDİHAM, MENGENE, SIKACAK, sıkışma, yığışma, PRES ÜTÜ, ÜTÜLEMEK, ZORLAMAK, KALABALIK, PRESLEMEK, SIKIŞIKLIK, sıkıştırma, sıkıştırmak, BASKI YAPMAK, v.bas:n.basın, MATBAA MAKİNESİ, v.bastır:n.basın, TOPLUCA İLERLEMEK, SIKMAK (LİMON VB.), BASKI YAPMAK, BASMAK, zorla almak (askere), 1.BASKI 2.ÜTÜLEME 3.BASIN, dolap (elbise/çamaşır için), pres, cendere, presle basma, yüklük (elbise/çamaşır için), 1) Baskı; 2) Basın; 3) Basgaç; Pres, f., i. zorla hizmete almak; bahriye hizmetine zorlamak; i. askerlige, ozellikle bahriyeye zorla alma. press gang bahriyeye zorla asker toplama bolugu., 1.sıkıştırma, baskı, tazyik, 2.(el) sıkma, 3.sıkma makinesi, pres, cendere, makine, 4.iş çokluğu, iş sıkışıklığı, 5.ütü yapma, ütüleme, 6.bası, 7.basın mensupları, gazeteciler, 8.basımevi, matbaa, 9.baskı, basım, 10.baskı makinesi, matbaa makinesi, 11.bas
- and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
- blow: ŞOK, ÇALMA, DARBE, esmek, HAMLE, vuruş, ÇALMAK, düşmek, ESİNTİ, KAÇMAK, ÖVÜNME, RÜZGÂR, ÜFLEME, Üfürme, YUMRUK, FELÂKET, saldırı, SOLUMAK, UÇURMAK, üflemek, üfürmek, çalınmak, defolmak, parlamak, PATLAMAK, FIŞKIRMAK, KÜFRETMEK, patlatmak, unutulmak, KÖRÜKLEMEK, ŞANSSIZLIK, ÇİÇEK AÇMAK, ÇİÇEKLENMEK, ÇARÇUR ETMEK, YELPAZELEMEK, YÜKSEKTEN ATMA, ATMAK (SİGORTA), KAÇIRMAK (FIRSAT), ÜFLEMEK, PATLAMAK, SOLUK SOLUĞA KALMAK, esmek üflemek uçurmak, SU FIŞKIRTMAK (BALİNA), 1)Vurma, vuruş; 2) Üfleme, 1.esmek, 2.üflemek, 3.uçurmak, sürüklemek, 4.üflemek, üfleyerek çalmak, öttürmek, 5.çabuk çabuk solumak, 6.(sigorta, vb.) atmak, yanmak, 7.çarçur etmek, 8.lanetlemek, i. darbe, vurus; hamle, saldiri; ani gelen bela, felaket; ruzgar, siddetli esinti; k.dili ovunme, yuksekten atma. at one blow bir hamlede. come to blows kavgaya tutusmak.
- process: yol, DAVA, USUL, AŞAMA, GİDİŞ, işlem, metot, süreç, vetire, YÖNTEM, ÇIKINTI, Hareket, İŞLEMEK, celpname, ilerleme, DAVA AÇMAK, (zaman) akış, işlem; süreç, süreç, işlem, Süreç; İşlem, YÖNLENDİRMEK, (zaman) geçme, i şlem, proses, v.işle:n.işlem, (zaman) ilerleyiş, 1) süreç; 2) işlem, İŞLEME TABİ TUTMAK, yöntem metot işlem, ÖZEL İŞLEM UYGULAMAK, süreç, işlemek işlem, Proses, metot, yöntem, yöntem, metot, yol, usul, v.işleme tabi tut:n.işlem, Süreç, işlem, muamele, ameliye, 1.oluşum, süreç, 2.yöntem, işlem, yol, 3.ilerleme, gidiş, seyir, 4.dava, 5.çağrı kâğıdı, celpname, 6.belli bir işleme tabi tutmak, 7.bilgisayarda denetlemek, verileri (denetlemek için) işlemek