İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Parts of railway or tramway locomotives or rolling-stock ne demek?
Parts of railway or tramway locomotives or rolling-stock için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- parts: SEMT, aksam, BÖLGE, YETENEK, PARÇALAR
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- railway: demiryolu
- or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
- tramway: tramvay, DEKOVİL RAYI, TRAMVAY HATTI, 1. tramvay, 2. dekovil rayı, i., Ing. tramvay, tramvay hatti; maden ocaklannda hat.
- locomotives: Lokomotifler
- rolling: dalgalı, haddeleme, yuvarlanış, (arazi) inişli çıkışlı, n.yuvarlanan:v.yuvarlan:prep.yuvarlanarak, i., s. yuvarlanma, yuvarlanis; s. yuvarlanan, inisli yokuslu; dalgali; sallanan; devrik (yaka); gurleyen. rolling mill hadde fabrikasi, hadde. rolling pin oklava. rolling press utu makinasi. rolling stock lokomotif ve vagonlar.
- stock: el, ırk, SAP, SOY, asıl, ATKI, BESİ, STOK, kabza, KÜTÜK, menşe, nesep, NESİL, DİPÇİK, MEVCUT, ŞEBBOY, TAHVİL, VARLIK, YIĞMAK, alelade, ET SUYU, inanmak, MALZEME, PAYANDA, SERMAYE, silsile, tamamen, DAMIZLIK, HAMMADDE, STANDART, DEPOLAMAK, STOKLAMAK, BASMAKALIP, BULUNDURMAK, STOK YAPMAK, HİSSE SENEDİ, KIZAK (GEMİ), REPERTUARDAKİ, HAYVAN MEVCUDU, SÜRMEK (FİLİZ), v.stokla:n.stok, GÖVDE (AĞAÇ VB.), Stok, ambar stoku, cins (hayvan/bitki için), üremesi için (bir yere) koymak, 1.STOK, STOK YAPMAK 2.HİSSE SENEDİ, henüz kullanılmayanbilet ve diğer dokümanlar, Tahvil, hisse senedi, menkul değer, hisse, stok, her oyuncu bir el çektikten sonra kalan domino taşları, f. stok yapmak, mal yigmak; mal ile doldurmak; filiz surmek., i. sebboy, bot. Matthiola; kirmizi sebboy, bot. Matthiola incana., 1) Eldeki mal; depo malı; satılacak mal; stok 2) Dayak; destek 3) Ham para4) Kundak (tüfek) 5) izahe madeni, dövülecek külçe, s., z. alelade; beklenen; stok olarak elde tutulan; her vakit kullanilmaya hazir, elde bulundurulan; z. tamamen, kutuk gibi (hareketsiz). stock answer daima hazir cevap., 1.stok, mevcut mal, 2.hisse senedi, devlet tahvili, 3.ağaç gövdesi, kütük, 4.çiftlik hayvanları, 5.soy, nesil, 6.(tüfek) kundak, 7.sap, kabza, 8.şebboy çiçeği, 9.stok etmek, 10.beylik, basmakalıp, 11.alelade, beklenen, 12.damızlık, 13.stok olarak elde tut