İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Other storage type instantaneous non-electric water heaters (thermosiphons) ne demek?

Other storage type instantaneous non-electric water heaters (thermosiphons) için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.
  • storage: DEPO, AMBAR, bellek, SAKLAMA, depolama, Depolama., bellek, saklama, depolama, depoya koyma, depolama, ardiye, Ambar, depo, stoklama, depolama, 1) saklatım, depolama; 2) bellek, 1) Depolama; ambarlama 2) Depo; ambar 3) Bellek (bilgisayar), 1.depolama, depo etme, depoya koyma, 2.ambar, depo, 3.ardiye ücreti, i. depoya koyma veya doldurma; depolama; ardiyede muhafaza etme; depo; ardiye ucreti; komputorde bilgi saklama kismi. storage battery akumulator.
  • type: ima, tip, tür, cins, çeşit, MODEL, ÖRNEK, remiz, SİMGE, kinaye, numune, hurufat, kategori, tip, tür, v.yaz:n.tip, MATBAA HARFİ, Tür, çeşit, tip, DAKTİLO İLE YAZMAK, matbaa harfi (dizgi), v.daktiloyla yaz:n.tip, 1.ÇEŞİT, TİP 2.DAKTİLOYLA YAZMAK, 1) Çeşit, cins, tür; 2) Örnek, numune; 3) Basma harf (baskı), 1.tip, çeşit, tür, 2.matbaa harfi, hurufat, 3.örnek, 4.daktilo ile yazmak, 5.daktilo kullanmak
  • instantaneous: ani, anlık, hemen, ansızın, anlık, bir anda olan, s. ani, ansizin, aninda olan, bir anlik. instantaneously z. bir anda olarak; hemen.
  • non: siz, onek gayri, siz.
  • electric: elektrik, elektrikli, elektriksel, elektrikle ilgili, Elektrik, elektrikli, 1.elektrikle ilgili, elektriksel, 2.elektrikli, 3.çok heyecanlı
  • water: su, göl, sel, son, hare, inme, saka, SIVI, baraj, deniz, etene, gölek, gölet, koyak, nehir, SULAR, gölcük, KALİTE, sarnıç, kabarma, SULAMAK, ISLATMAK, SU ALMAK, SULANMAK, SULUBOYA, suvarmak, YAŞARMAK, HÂRELEMEK, SU KATMAK, SU VERMEK, KARASULARI, HAFİFLETMEK, mükemmellik, SU, SULAMAK, SULANDIRMAK, v.sula:n.su, KAPLICA SUYU, SU BİRİKİNTİSİ, su, sulamak, sulandırmak, kedi köpek vb'ne su vermek, 1.su, 2.sulamak, 3.ağız sulanmak, göz sulanmak
  • heaters: ısıtıcı şey, soba, ocak, radya tör

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli