İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Other self-adhesive plates, sheets, film, foil, tapes, strip and other flat shapes of plastics ne demek?
Other self-adhesive plates, sheets, film, foil, tapes, strip and other flat shapes of plastics için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.
- self: öz, zat, AYNI, KİŞİ, zati, ÇIKAR, kendi, nefis, şahıs, KİŞİLİK, özellik, KARAKTER, şahsiyet, hususiyet, ben kavramı, ŞAHSİ ÇIKAR, öz , kendi, oto, DÜZ RENKLİ (ÇİÇEK), 1) Öz, kendi, kişi 2) Kendinden, otomatik, 1.kendi, 2.kişi, öz, şahıs, 3.karakter, kişilik, 4.kişisel çıkar, bencillik, 5.kendisi, bizzat, 6.kişisel, bizzat, i. (cog. -selves) s. kisi, oz, zat, sahis; kendi, nefis, sahsi menfaat; ozellik, hususiyet, sahsiyet; s. zati, sahsi; ayni.
- adhesive: bant, adezif, yapışıcı, yapışkan, yapıştırıcı, yapıştırıcı, yapışkan, 1) Yapıştırıcı; 2)Yapışkan, (s)., (i). yapiskan, yapisici; (i). tutkal, zamk, ciris adhesive plaster, adhesive tape yapiskan serit, bant, plaster adhesiveness (i). yapiskanlik.
- plates: Seramik tabaklar, 1) Metal kıymık; Metal talaşı;2) Maça kurutma levhası
- sheets: Çarşaflar
- film: lif, film, filmini almak, 1) Film; 2) Zar, v.film yap:n.film, 1.ince tabaka, ince örtü, ince deri, zar, 2.film, 3.film çekmek, 4.filme almak, (i)., (f). zar; ince ortu, ince tabaka; ince tel, lif; (f). zar veya ince bir ortu ile kaplamak; zar baglamak. filminess (i). zarla veya ince bir tabaka ile kapli olma. filmy (s). zarli, ince bir tabaka ile kapli., (i)., (f)., (foto)., (sin). filim; (f). filim cevirmek, filim yapmak. film fan sinema meraklisi. film pack duz fotoraf filimleri paketi. film speed filim hassasligi. film strip konferanslarda yardimci olarak gosterilen hareketsiz filim serisi.
- foil: meç, varak, yaprak, Varak; Folyo, çok ince levha, v.önle:n.folyo, (i). eskrim kilici, mec., 1.metal yaprak, varak, 2.yaldız kâğıdı, 3.eskrim kılıcı, meç, 4.işini bozmak, engel olmak, önlemek, (f)., (i). engellemek, mani olmak: sasirtmak, isini bozmak; avda avcilari sasirtmak; (i). hayvan izi.
- strip: sınır, sıyır, Şerit, pervaz, Şerit, bant, v.soy:n.şerit, Çerçeve çıtası, Soymak, soyunmak, şerit, lime, kuşak, band, burmalarını yok etmek (vidanın), i., f. uzun ve dar parca; sinir; serit; dar arazi; resimli hikaye serisi; f. seritler halinde kesmek., 1.(giysi, kabuk, vb.) soymak, 2.yolmak, 3.soymak, soyup soğana çevirmek, 4.soyunmak, 5.uzun ve dar parça, 6.şerit, 7.forma
- and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
- flat: BOŞ, düz, tam, flat, KATİ, BEMOL, BOĞUK, Daire, donuk, harap, KESAT, KESİN, KISIK, SABİT, YASSI, YATAY, yavan, yıkık, açıkça, DURGUN, düşmek, DÜZLÜK, kumsal, PATLAK, sığlık, TATSIZ, DÜZ ŞEY, FAİZSİZ, müstevi, TEKDÜZE, sırtüstü, yavanlık, BÜTÜNÜYLE, DÜZ YÜZEY, düzeltmek, tatsızlık, yassılmak, DÜZ OLARAK, HAREKETSİZ, TAM OLARAK, AÇIK OLARAK, GAZI KAÇMIŞ, HAVASI İNMİŞ, KESİN OLARAK, PATLAK LASTİK, YATAY BİÇİMDE, APARTMAN DAİRESİ, Düz, yassı, yayvan, adv.tamamıyla:adj.düz, (i). apartman dairesi., 1) Yassı; 2) Apartman dairesi, 1.DÜZ 2.DAİRE (apartman katı), apartman dairesi, soluk-fotoğrafçılıkta kontrast eksikliği olan, (f). (ted, ting) yassilamak, duzeltmek; tadini kacirmak, nesesini bozmak; yassilmak, dusmek; nesesiz olmak; (muz). yarim ton indirmek; belirli perdeden asagi soylemek veya calmak., (i). duz ve basik arazi; siglik, kumsal; genis ve duz olan sey, demiryolu arabasi; duz sal; kilicin yassi yuzu; kenarlari alcak tepsi; madenin yassi damari; tiyatro sahne dekoru icin kullanilan kumas gerili cerceve; (muz). bemol., 1.düz, 2.yassı yayvan, 3.düz arazi, ova, 4.sığlık, bataklık, 5.düz yüzey, 6.bemol, 7.sıkıcı, tekdüze, 8.donuk, 9.(iş vb.) durgun, 10.(lastik) havasız, 11.(pil) bitik, 12.tam, kesin, kati, değişmez, 13.(içki) gazı gitmiş, gazsız, 14.tamamen, bütün bütün, t
- shapes: Şekiller, Profiller