İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Other open sections, not further worked than hot-rolled, hot-drawn or extruded, of non-alloy steel ne demek?
Other open sections, not further worked than hot-rolled, hot-drawn or extruded, of non-alloy steel için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.
- open: açık, açmak, FERAH, GENİŞ, hazır, İÇTEN, uygun, cömert, çözmek, deşmek, DÜRÜST, meydan, sermek, yarmak, yaymak, AÇILMAK, SERBEST, uyarmak, AÇTIRMAK, BAŞLAMAK, çatlamak, çözülmek, gelişmek, gevşemek, yarılmak, BAŞLATMAK, bildirmek, gevşetmek, göstermek, açık, açmak, genişletmek, (konu) açmak, v.aç:adj.açık, 1)Açık; 2)Açıklık, KARARA BAĞLANMAMIŞ, ilk kez sergilenmek, arasında boşluklar oluşturmak, (kart oyunlarında) ilk hamleyi yapmak, (konserlerde, etkinliklerde) ilk gösteriyi yapmak, çok perdeli bir gösterinin ilk gösterisini sergilemek, 1.açık, 2.etrafı çevrilmemiş, açık, 3.(giysi, vb.) açık, iliklenmemiş, 4.çözümlenmemiş, askıda, 5.içten, açık, dürüst, samimi, 6.herkese açık, girişi serbest, 7.kullanıma hazır, açık, 8.açmak, 9.açılmak, 10.açık hava
- sections: aksam, Bölümler
- not: asla, değil, 1.değil, yok, emes, (z.) degil, olmayan. not a little epey not at all hic, asla, katiyen. Not guilty. Sucsuzdur. Not half bad. Cok iyi. Hic fena degil. not only this yalniz bu degil. Not that it matters. Muhim degil. whether he goes or not gitse de gitmese de.
- further: ÖTE, İLERİ, ÖTEDE, ÖTEYE, AYRICA, İLERİDE, İLERİKİ, ÖTEDEKİ, ÖTESİNE, daha öte, ilâveten, daha uzak, İLERİDEKİ, DAHA FAZLA, DAHA İLERİ, İLERLETMEK, BUNDAN BAŞKA, İLAVE EDİLEN, YARDIM ETMEK, KOLAYLAŞTIRMAK, adv.daha uzağa:adj.başka, daha fazla daha öte ayrıca, ötedeki, uzaktaki, daha uzak, 1.daha fazla, 2.daha ileri, daha uzağa, daha ilerde, daha uzakta, 3.başka yere, başka yerde, 4.ayrıca, üstelik, 5.başka, bir başka, daha, 6.bundan başka, başka bir, yeni, 7.daha uzak, daha uzaktaki, 8.ilerlemesine yardım etmek, destek olmak, s z, f otedeki, uzaktaki, daha uzak; ilave olunan; (Further cogun lukla miktar ve derece, farther ise mesafe icin kullaml/r) z daha ote; ilaveten, bun dan baska, ayrica; f ilerletmek, yardim et mek furthermore z bundan baska, ayrica furthermost s en otede
- worked: İşlenmiş, işlenik, v.çalış:adj.çalışılan
- than: den, hariç, 1.--dan, den daha, ...DEN ...DAN EKİ
- hot: Acı, SERT, TAZE, YENİ, ACILI, SEKSİ, sıcak, yakın, ATEŞLİ, KIZGIN, ISINMAK, ISITMAK, İLETKEN, ÖFKEYLE, hiddetli, ŞEHVETLİ, ŞİDDETLE, ŞİDDETLİ, hararetli, HEYECANLI, RADYOAKTİF, RAHATSIZ EDİCİ, Sıcak ( yemek), 1.SICAK 2.ACI ( yemekte ), 1.sıcak, 2.biberli, acı, 3.(haber) sıcak, taze, 4.şehvetli, ateşli, azgın, 5.bilgili, ilgili
- rolled: Haddelenmiş, Haddelenmiş., v.yuvarlan:adj.yuvarlanmış
- drawn: BİTKİN, GERGİN, YORGUN, berabere, ÇEKİLMİŞ, v.çiz:adj.berabere, 1.(yüz) asık, 2.(oyun) berabere, (bak). draw: (s). bitkin, yorgun gorunuslu. drawn butter salca gibi kullanilan eritilmis ve cogunlukla un ve sicak su ile karistirilmis tereyagi. drawn game veya battle berabere bitmis oyun veya savas. drawn work iplik cekilerek islenen nakis.
- or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
- extruded: Sıkımlı, darçıkımlı