İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Oilcake and other solid residues resulting from the extraction of soya-bean oil ne demek?
Oilcake and other solid residues resulting from the extraction of soya-bean oil için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- oilcake: Küspe
- and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
- other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.
- solid: pek, katı, sıkı, solid, yoğun, gerçek, kuvvet, devamlı, metanet, birleşik, kesiksiz, fasılasız, güvenilir, ittifakla, sağlamlık, som, katı, KATI, SERT, kesintisiz, sağlam katı, 1) Katı 2) Tam, bütün, 1.katı, 2.içinde boşluk olmayan, içi dolu, dolma, 3.sıkı, sağlam, ağırlığa dayanıklı, 4.aralıksız, kesintisiz, deliksiz, 5.kaliteli, sağlam, dayanıklı, 6.som, 7.üç boyutlu, 8.güvenilir, sağlam, 9.katı madde, 10.katı yiyecek, 11.üç boyutlu cisim
- resulting: n.sonuçta oluşan:v.sonuçlan:prep.sonuçlanarak
- from: dan, den, BERİ, İTİBAREN, YÜZÜNDEN, (...DEN, ...DAN) EKİ, 1.--dan, 2.itibaren, -den beri, -den bu yana, 3.nedeniyle, yüzünden, -den ötürü, 4.-den, -dan, edat den, dan, den dolayi. from above yukaridan, gokten. from childhood cocukluktan beri. from ten to twenty ondan yirmiye kadar, on ile yirmi arasinda. as from -dan baslayarak, itibaren.
- the: o, belgili tanımlık, belirli durumlarda isimden önce kullanılır, (eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edati, harfi tarif, belirtme sifati); (z.) ne kadar, o kadar (mukayese sifatlarindan evvel). The more I see him the better I like him. Onu her gordugumde daha cok seviyorum.
- extraction: özet, nesep, nesil, Sökme, hulâsa, sülâle, çıkarma, istihraç, Özütleme, ekstraksiyon, Ara buhar alma, özütleme, ekstraksiyon, 1) Özütleme, 2) Çıkarım, özütleme, seçip çıkarma, 1.çekme, çıkarma, 2.soy, köken, (i). cikarma, istihrac,cekme (dis); nesil, sulale, nesep; ozet, oz, hulasa.
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- soya: soya fasulyesi
- bean: ADAM, AKIL, DOST, KAFA, TANE, KELLE, fasulye, METELİK, 1.fasulye, 2.(bakla, bezelye, kahve, vb.) tane, çekirdek, 3.beyin, kafa, 4.metelik