İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Liquid or liquefied-gas fuels for lighters, in containers of a capacity ≤ 300 cm³ ne demek?
Liquid or liquefied-gas fuels for lighters, in containers of a capacity ≤ 300 cm³ için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- liquid: mayi, sıvı, akıcı, sıvı, su gibi akan, akıcı, akışkan: sulu, ıslak, 1.sıvı, likid, 2.sıvı, akışkan, 3.(yiyecek, vb.) sulu, 4.(ses) berrak, akıcı
- or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
- liquefied: Sıvılaş(tırıl)mış, v.erit:adj.erimiş
- gas: gaz, GRİZU, BENZİN, ÖVÜNME, BOŞ LÂF, ÖVÜNMEK, gazlamak, HAVAGAZI, HAVA CİVA, ATIP TUTMA, GAZ PEDALI, GAZ VERMEK, MATRAK ŞEY, SAÇMALAMAK, ATIP TUTMAK, BENZİN ALMAK, çog. --es/--ses) benzin, gaz, gaz, havagazi, 1.(hava) gaz, 2.sıvı gaz, 3.benzin, 4.boş laf, zırva, 5.gaz ile zehirlemek, 6.(about ile) laklak etmek, çene çalmak, havadan sudan konuşmak
- fuels: Yakıtlar
- for: dair, GÖRE, için, DOĞRU, KARŞI, tıpkı, UYGUN, DOLAYI, sevmek, uğruna, yerine, dünyada, özlemek, YARAYAN, YÖNÜNDE, AMACIYLA, NEDENİYLE, n.için-t. den beri, (kis). foreign, forestry., 1.için, 2.süresince, zarfında, -dır, 3.uğruna, için, 4.yerine, namına, adına, için, 5.yerine, karşılığında, 6.-den dolayı, yüzünden, nedeniyle, 7.-e uygun, -e elverişli, 8.şerefine, 9.-e göre, 10.-e rağmen, 11.olarak, diye, 12.-e karşı, 13.çünkü, zira
- in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- capacity: sığa, hacim, mevki, oylum, sıfat, iktidar, kapasite, kabiliyet, Güç, kapasite, kapasite, sığa, sığa, kapasite, sığım, kapasite, kasite, hacim, oylum, bir taşıtın azami yük taşıma kabiliyeti, 1.kapasite, 2.yetenek, kapasite, 3.sıfat, durum, mevki, Kapasite, yetenek, ehliyet, yetki, sıfat, hacim, istiap haddi, 1) Sığa, kapasite; 2) Şişenin iç hacmi; 3) Eritme gücü (fırın), (i). hacim, oylum; istiap haddi; yetenek, kabiliyet; guc, iktidar; mevki, sifat.