İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Lead-Run of Mine ne demek?
Lead-Run of Mine için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- lead: almak, KABLO, ÖRNEK, saçma, bozmak, çekmek, gitmek, grafit, kurşun, SÜRMEK, varmak, KILAVUZ, ÖNCÜLÜK, başlamak, GÖTÜRMEK, İSKANDİL, ÖNDERLİK, YÖNETMEK, başlatmak, ETKİLEMEK, ÖNDE OLMA, REHBERLİK, SÜRDÜRMEK, BAŞI OLMAK, kılavuzluk, kurşun (Pb), ÖNDE GİTMEK, Önden Gitme, sonuçlanmak, başta gelmek, kılavuz öncü, YÖNLENDİRMEK, BAŞINDA OLMAK, ÖNCÜLÜK ETMEK, YOL GÖSTERMEK, öncülük yapmak, ÖNDERLİK ETMEK, rehberlik etmek, öncülüğünü yapmak, v.yol aç:n.kurşun, AÇMAK (KARTLARINI), KURŞUNDAN YAPILMIŞ, v.yol göster:n.yol, bacak, bağlantı ucu, uç (versatil kalem için), İLK OYNAMA HAKKI (İSKAMBİL), (iskambilde) ilk oynama hakkı, Kablo damarı, iletken, besleme, 1.KURŞUN (metal) 2.KURŞUN KALEM UCU, boksörlerin yaptığı ilk vuruş serisi, ÖNDERLİK ETMEK,ÖNDE GİTMEK, YOL GÖSTERMEK, 1.götürmek, rehberlik etmek, 2.(bir yere) götürmek, ulaştırmak, 3.inandırmak, ikna etmek, 4.yönetmek, liderlik etmek, idare etmek, 5.önde sürmek, 6.kılavuzluk, öncülük, 7.başrol, 8.(of/over ile)(uzaklık, sayı, vb.) ileride olma, önde gelme, 9.tasma kayışı
- run: ÇAY, AKIŞ, DERE, KOŞU, sayı, SÜRE, SÜRÜ, AKMAK, ezmek, hücum, KAÇAK, KAÇIK, KOŞMA, OTLAK, parti, 'run', SEFER, SEYİR, TALEP, VERİM, YARIŞ, bitmek, coşmak, dökmek, eğilim, ERİMEK, GEÇMEK, gitmek, KAÇMAK, koşmak, RAĞBET, Sefer., SIZMAK, SÜRMEK, tekrar, uzantı, akıtmak, ÇARPMAK, GEZİNTİ, gidişat, işlemek, KAÇAMAK, TAŞIMAK, uğramak, UZANMAK, artırmak, çalışmak, çalıştır, çiğnemek, ÇOĞUNLUK, dökülmek, geçirmek, GÖSTERİM, götürmek, İŞLETMEK, OTLATMAK, OYNATMAK, saplamak, seğirtme, tükenmek, YARIŞMAK, yayılmak, yönelmek, YÖNETMEK, yürütmek, ilerlemek, kaçırtmak, KOŞTURMAK, kötülemek, KULLANMAK, meyletmek, nakletmek, seğirtmek, ADAY OLMAK, anlatılmak, YAYINLAMAK, bitiştirmek, çalıştırmak, devam etmek, tekrarlamak, yarıştırmak, BALIK SÜRÜSÜ, ÇORAP KAÇIĞI, DEVAM SÜRESİ, GEÇİP GİTMEK, gidip gelmek, MADEN DAMARI, GEÇERLİ OLMAK, GİTMEK (GEMİ), Kaçık; kaçmak, KÜMES BAHÇESİ, ADAY GÖSTERMEK, devam eden şey, KOŞARAK GEÇMEK, v.çalış:n.koşu, YARIŞA KATILMAK, GÖSTERMEK (FİLM), YÜRÜRLÜKTE OLMAK, ADAYLIĞINI KOYMAK, TABANLARI YAĞLAMAK, KAÇAKÇILIĞINI YAPMAK, uygulamaya devam etmek, GİDİP GELMEK (ARASINDA), özelliğini devam ettirmek, çalıştırmak, çalışmak, yürütmek, belirli bir niteliğe sahip olmak, 1.KOŞMAK 2.ÇALIŞTIRMAK (fabrika,şirket v.b), sıfır veya negatif işareti taşıyan bir dizi değişme, 1.koşmak, 2.çabuk gitmek, çabuk yürümek, seğirtmek, 3.koşturmak, yarıştırmak, 4.koşma, 5.koşu, yarış, 6.gidilen ya da koşulan mesafe, yolculuk, 7.balık sürüsü, 8.akış, seyir, cereyan, 9.istek, rağbet, 10.serbestçe kullanma ya da dolaşma, 11.çeşit, sınıf,
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- mine: mayın, hazine, benimki, bana ait, Maden ocağı, Mayın, maden, v.çıkar:n.benimki, maden mayın kazmak, maden, maden ocağı, v.maden çıkar:n.maden ocağı, 1.BENİM 2.MADEN OCAĞI 3.MAYIN, 1)Maden ocağı; 2)Maden yatağı;3)Mayın, iyelik zam. benim; benimki. a friend of mine bir dostum. It's mine Benimdir., i. maden, maden ocagi; lagim; hazine, memba; ask. mayin, sabit torpil. mine detector mayin detektoru., 1.adl. benim, benimki, 2.maden ocağı, 3.mayın, 4.(maden, vb.) çıkarmak, 5.maden ocağını işletmek, 6.mayın döşemek, f. kazip cikarmak (komur, maden); yeraltinda (lagim veya yol) kazmak; arastirip bulmak; sinsice bozmak; maden isletmek; tunel kazmak; ask. mayin dokmek.