İngilizce → Türkçe arama

Türkçe I cant call my soul my own ne demek?

I cant call my soul my own için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • cant: ARGO, EĞİM, EĞMEK, MEYİL, dönmek, eğilmek, bükülmek, DİLENMEK, meyletmek, RİYAKÂRLIK, İKİYÜZLÜLÜK, YAPMACIKLIK, iki yüzlülük, YAN YATIRMAK, v.eğil:n.argo, ARGOLU KONUŞMAK, SAMİMİYETSİZLİK, ikiyüzlü riyakar, İKİYÜZLÜLÜK ETMEK, YAPMACIKLI KONUŞMAK, 1)Köşe yada açı. 2)Eğilmek., ikiyüzlülük, yapmacık konuşma, GERÇEK ANLAMI DIŞINDA KULLANILAN SÖZLER, bos laf, laf, bos laf, laf, ikiyüzlülük, riyakarlık, argo, (i)., (f). meyil; siv; yatay kesit; (f). egmek, sivlendirmek, meylettirmek; ani bir hareketle firlatmak; egilmek, meyletmek, bukulmek; donmek., (i),, (f). yapmacik; riyakarlik, samimiyetsizlik; belirli bir zumre, grup veya partiye mal olmus kelime veya sozler; argo; (f). riyakar bir sekilde konusmak: dinsel konularda samimiyetsizce davranmak; murailik etmek; dilenmek, sesine bir ahenk vererek dil
  • call: SES, Apel, celp, ÖTÜŞ, çağrı, DAVET, DEMEK, bağırış, bağırma, ÇAĞIRMA, İHTİYAÇ, uğramak, ZİYARET, BAĞIRMAK, çağırmak, haykırma, SESLENME, SÖYLEMEK, FARZETMEK, haykırmak, SESLENMEK, DAVA AÇMAK, UYANDIRMAK, adlandırmak, DAVET ETMEK, isim koymak, çağrı, arama, LAKAP TAKMAK, ZİYARET ETME, TELEFON ETMEK, v.ara:n.çağrı, ZİYARET ETMEK, v.çağır:n.çağrı, ARAMAK (TELEFON), ÇAĞRIDA BULUNMAK, diye hitap etmek, TELEFONDA KONUŞMA, TELEFONDA KONUŞMAK, çağrı, çağırma; arama (telefon), 1.ÇAĞIRMAK 2.TELEFON ETMEK 3.KISA ZİYARET, –aramak, çagırmak, bağırmak, seslenmek, çağırmak, 1)Uğramak. 2)Çıkmak. 3)Çağrı. 4)Yoklama. 5)Boru,düdük., 1.seslenmek, bağırmak, 2.uğramak, 3.aramak, 4.çağırmak, 5.farzetmek, varsaymak, demek, 6.... diye hitap etmek, ... adını vermek, 7.(by ile) geçerken uğramak, 8.bağırış, sesleniş, çığlık, çağrı, 9.rağbet, 10.deklare, 11.çağrı, resmi çağrı, davet, 12.telefo
  • my: benim, bana ait, zam. benim., 1. benim, 2. aman!, kis. million years., (unlem) Aman! Olur sey degil ! Hayret!
  • soul: ÖZ, can, kök, ruh, KİŞİ, nüve, GÖNÜL, KİMSE, şahıs, temel, ruh can, canlılık, hissiyat, maneviyat, 1.ruh, tin, can, 2.öz, esas, 3.temel direk, ruh, 4.canlılık, 5.kişi, kimse, 6.soul, 7.simge, 8.zencilere ait, zencilerle ilgili, i. ruh, can; zenci muziginin uyandirdigi heyecan veya his; fels. tin; hissiyat, maneviyat; oz, nuve; kok, temel; canlilik; sahis, kisi, kimse. soul brother A.B.D. zenci soydas. soul food A.B.D. Guneyli zencilere ozgu yemek.
  • own: ÖZ, özel, kendi, TANIMAK, doğrulamak, KABUL ETMEK, KABULLENMEK, SAHİP OLMAK, İTİRAF ETMEK, TESLİM ETMEK, v.edin:adj.kendi, kendine değgin, özel, kendinin, kendi, sahip olmak, 1.kendi, kendisinin, 2.sahip olmak, 3.tanımak, kabul etmek, itiraf etmek, f. malik olmak, sahip olmak; tanimak, kabul etmek, dogrulamak, itiraf etmek; teslim etmek. own up k.dili tam ve dogru olarak itiraf etmek., s. kendine deggin, ozel, kendinin, kendi; oz. Ann's own book Ann'in kendi kitabi. be one's own man basina buyruk olmak. come into one's own kendi malina sahip olmak; layik oldugu mevkie erismek. hold one's own yerini korumak on one's own kendi hesabina, k

Sözlük sonuçları

Aradığınız kelime bulunamadı

Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.

İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.