İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Ill put you through to his office ne demek?

Ill put you through to his office için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • ill: acı, aksi, hain, sert, ters, garaz, kerih, zarar, çirkin, haksız, kötülük, uğursuz, düzensiz, hastalık, keyifsiz, rahatsız, talihsiz, zamansız, ancak büyük güçlükler çekerek, 1.hasta, 2.kötü, fena, zararlı, 3.kötü biçimde, acımasızca, hoş olmayan bir biçimde, 4.anca, güçlükle, ucu ucuna, 5.kötü şey, kötülük
  • put: koy, ATIŞ, açmak, ATMAK, hamle, koyma, SABİT, girmek, koşmak, koymak, KURMAK, SOKMAK, TIKMAK, yazmak, DENEMEK, SINAMAK, YATIRMA, atfetmek, BIRAKMAK, çıkarmak, FIRLATMA, geçirmek, indirmek, menetmek, saklamak, saldırış, söylemek, toplamak, YÜKLEMEK, zorlamak, bastırmak, düzeltmek, hamletmek, kaydetmek, neşretmek, reddetmek, söndürmek, HAREKETSİZ, PARA KOYMA, utandırmak, yayımlamak, geciktirmek, PARA KOYMAK, reddedilmek, şişmanlamak, YERLEŞTİRMEK, tercüme etmek, YATIRIM YAPMAK, ÇEVİRİSİNİ YAPMAK, koymak yerleştirmek, Gemi rotasını değiştirmek., 1.koymak, yerleştirmek, 2.açıklamak, ifade etmek, 3.çevirmek, tercüme etmek, 4.sormak, 5.yazmak, oymak, 6.(gülle, vb.) atmak, fırlatmak, 7.uydurmak, 8.para yatırmak, 9.bahis tutuşmak, 10.yapmak, etmek, yüklemek, koymak, 11.gitmek, ilerlemek, koşmak, 12.ön
  • you: sen, siz, seni, 1.sen, siz, 2.seni, sizi, 3.sana, size, zam. siz, sizler, sen; seni, size. what's it to you? sana ne?
  • through: DOĞRU, DİREKT, boyunca, DOĞRUCA, içinden, TAMAMEN, yolu ile, ARASINDAN, bu sayede, SAYESİNDE, KESİNTİSİZ, BAŞTAN BAŞA, BAŞTAN SONA, her yanında, vasıtası ile, BİR UÇTAN BİR UCA, İÇİNDEN, BAŞTAN SONA, Tümüyle, baştan başa, başından sonuna kadar, arasında (bir gürültünün), arasından, içinden, bir yandan öbür yana, baştan başa, bitirmiş, 1.-den geçerek, içinden, arasından, 2.yoluyla, sayesinde, aracılığıyla, 3.yüzünden, nedeniyle, sayesinde, 4.her yanında, orasında burasında, her yanına, 5.başından sonuna dek, 6.süresince, 7.içeriye, 8.başından sonuna kadar, 9.başarılı bir sonuca, 10.sonu
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
  • his: onun, 1.(eril) onun, 2.onunki, onun, (s)., (zam)., eril onun; zam onunki.
  • office: iş, ofis, daire, hizmet, vazife, iş yeri, yazıhane, memuriyet, Daire, ofis, ticarethane, Ofis, büro, daire, ticari makama sahip olmak, mesleki makama sahip olmak, 1) Çalışma odası, ofis; 2) Yazıhane, bir dereceye kadar icra yetkisi gerektiren mevki, 1.yazıhane, büro, ofis, 2.devlet dairesi, kalem, 3.iş, memuriyet, 4.görev, 5.bakanlık, (i.) yazihane, daire, ofis; ticarethane; hizmet, is, memuriyet, vazife, gorev; hukumet dairelerinden biri; bu daireye mensup memurlar; ibadet toren ve ayinleri. officeholder (i.) devlet memuru. office hours calisma saatleri. police office karakol. post of

Sözlük sonuçları

Aradığınız kelime bulunamadı

Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.

İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.