İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Id like to use my credit card to withdraw some cash ne demek?

Id like to use my credit card to withdraw some cash için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • id: kimlik, id, altben, kis. Idaho., i., psik. bir kisideki zevk-aci ilkesine dayanan ilkel gudusel guclerin toplami; alt ben; ilkel arzular; id .
  • like: eşit, gibi, v.iste:adj.benzer, 1. HOŞLANMAK 2.GİBİ, sonek -imsi, gibi, benzer: lifelike, workmanlike., f. hoslanmak, sevmek, hazzetmek. likes and dislikes (bir kimsenin) sevdigi ve begenmedigi seyler., 1.beğenmek, sevmek, hoşlanmak, 2.istemek, dilemek, 3.benzer, 4.ilg. gibi, 5.-in özelliği, 6.benzeri, 7.bağ. gibi, 8.-miş gibi
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.
  • use: ADET, âdet, AMAÇ, FAYDA, YARAR, MENFAAT, harcamak, İstifade, Kullanım, KULLANMA, DAVRANMAK, kullanmak, ALIŞKANLIK, FAYDALANMA, FAYDALANMAK, YARARLANMAK, ADET EDİNMEK, KULLNIM HAKKI, MUAMELE ETMEK, v.kullan:n.kullanım, 1.KULLANIM 2.FONKSİYON, fayda, kullanma, adet, kullanmak, -den yararlanmak, 1.kullanma, kullanım, 2.kullanma hakkı, yararlanma hakkı, kullanma yetisi, 3.amaç, kullanım amacı, 4.fayda, yarar, 5.kullanmak, 6.kullanmak, suistimal etmek, 7.kullanıp bitirmek, tüketmek, 8.(to ile) (eskiden) -erdi, -ardı
  • my: benim, bana ait, zam. benim., 1. benim, 2. aman!, kis. million years., (unlem) Aman! Olur sey degil ! Hayret!
  • credit: kredi, nüfuz, şeref, tesir, itibar, itimat, emniyet, inanmak, Artı bakiye, itimat etmek, kredi vermek, v.inan:n.kredi, itimat etmek, inanmak, (f). itimat etmek, inanmak; (tic). matluba gecirmek., 1.inanç, güven, sadakat, 2.övgü, onur, şereflendirme, 3.kredi, 4.saygınlık, itibar, 5.onur kaynağı, 6.veresiye, 7.inanmak, güvenmek, itibat etmek, 8.para yatırmak
  • card: yün, kart, BELGE, PROGRAM, FİŞLEMEK, KARTVİZİT, KART AÇMAK, KARTPOSTAL, KART KOYMAK, OYUN KÂĞIDI, TEBRİK KARTI, ESPRİLİ KİMSE, İSKAMBİL KÂĞIDI, KARTLARA YAPIŞTIRMAK, 1.oyun kâğıdı, 2.kart, ziyaret kartı, kartpostal, 3.gırgır, şamatacı, 4.karşılaşma programı, (f). kart koymak (masaya); fislemek, kartlara yazmak; kart veya kartonlara yapistirmak; (yunu, pamugu) taramak. carder (i). tarakci.
  • withdraw: geri al, çekilmek, çekingen, geri almak, 1.ÇEKMEK 2.GERİ ÇEKİLMEK 3.SIZMAK, geri çekmek, geri almak, geri çağırmak, geri çekmek, geri çekilmek, çekmek, geri almak, f (-drew, -drawn) geri cekmek, geri almak, geri cagirmak; banka hesabindan cekmek; cekilmek. withdrawing room icerideki oda. withdrawal, withdrawment i. cekilme; geri alma; davadan vaz gecme. with drawn s. cekilmis; icine kapanik, cekingen.
  • some: BİR, ÇOK, AMMA, bazı, EPEY, KİMİ, BİRAZ, SÜPER, ACAYİP, birkaç, epeyce, ÇOK İYİ, BİRTAKIM, NE BİÇİM, TAKRİBEN, YAKLAŞIK, BİR PARÇA, CİVARINDA, bazı biraz, AŞAĞI YUKARI, 1.BAZI, BİRKAÇ 2.YAKLAŞIK, (sonek) cisim: chromosome., (sonek) -ci, -ce: quarrelsome., 1.biraz, 2.birkaç, 3.bazı, kimi, keybir, 4.yaklaşık, 5.biraz, oldukça, 6.bazısı, bazıları, kimi, 7.bir bölümü, bazı bölümleri, bazı kısmı, s., z., zam. bazi; bir; birtakim; birkac, biraz, bir miktar, bir hayli, epeyce; A.B.D., k.dili. hatiri sayilir; z. yaklasik olarak, takriben; zam. bazi.
  • cash: PARA, nakit, BOZMAK, ödemeli, önbellek, BOZDURMAK, Nakit para, PEŞİN PARA, PEŞİN ÖDEME, PARAYA ÇEVİRMEK, v.paraya çevir:n.nakit para, Nakit, para, efektif para, peşin para, 1.nakit para, 2.para, mangır, 3.paraya çevirmek, bozdurmak, (f). paraya cevirmek; tahsil etmek. cash in kumarda fisleri kasaya verip parasini almak; (A.B.D)., argo olmek. cash in on (A.B.D)., (k). dili bir fayda elde etmek.

Sözlük sonuçları

Aradığınız kelime bulunamadı

Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.

İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.