İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Hot-rolled wire rod in coil, of stainless steel ne demek?
Hot-rolled wire rod in coil, of stainless steel için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- hot: Acı, SERT, TAZE, YENİ, ACILI, SEKSİ, sıcak, yakın, ATEŞLİ, KIZGIN, ISINMAK, ISITMAK, İLETKEN, ÖFKEYLE, hiddetli, ŞEHVETLİ, ŞİDDETLE, ŞİDDETLİ, hararetli, HEYECANLI, RADYOAKTİF, RAHATSIZ EDİCİ, Sıcak ( yemek), 1.SICAK 2.ACI ( yemekte ), 1.sıcak, 2.biberli, acı, 3.(haber) sıcak, taze, 4.şehvetli, ateşli, azgın, 5.bilgili, ilgili
- rolled: Haddelenmiş, Haddelenmiş., v.yuvarlan:adj.yuvarlanmış
- wire: tellemek, Mühür teli, 1.TEL 2.TELGRAF, v.telle bağla:n.tel, v.telle bağla:n.kablo, tel, telgraf, telle bağlamak, telgraf çekmek, 1.tel, 2.telgraf, 3.elektrik teli bağlamak, 4.telgraf göndermek
- rod: ASA, ÇÜK, GÜÇ, KOL, rod, ceza, mira, SOPA, çubuk, DAYAK, FİLİZ, PENİS, SIRIK, BASTON, değnek, kudret, İNCE DAL, çubuk, kol, çubuk değnek, TABANCA (AMER.), Çubuk, kol, rot, mil, 1) Çubuk 2) Kol 3) Pota mili, 1.değnek, çubuk, 2.baston, asa, 3.sırık, kamış, 4.sopa, 5.Aİ, tabanca, i. cubuk, degnek; asa; falaka degnegi; ceza; kudret, guc; bes metrelik uzunluk olcusu. connecting rod oto piston kolu.
- in: da, de, iç, ile, göre, içine, üzere, içinde, örtülü, vasıtasıyla, (bir şeyin) başlangıcından sonra, 1. dahili, iç, 2. içeriye, içeride, 3. evde, 4. moda, 5. iktidarda, 6. (edat) içinde, 7. içine, 8. ile, 9. -in sonunda, -ken, s. dahili, ic; kazanmis; elinde; iceri dogru yonelen. in and out kah icerde kah disanda. in-and-out s., mak. bir iceri bir disan hareket eden., i. etkili tarafin uyesi; k.dili istenilen du- ruma erisme vasitasi. ins and outs bir isin butun ayrintilarli girdisi ciktisi; bir yerin bu- tun koseleri., z.iceride, iceriye, icine; evde; vazife ba- sinda; mevsimi gelmis be in with ortagi ol- mak; arkadasi olmak. have it in for k.dili kin beslemek We are in for a fight simdi cattik belaya ! muhakkak kavga cikacak.
- coil: bobin, sargı, Spiral, v.sar:n.bobin, v.sar:n.sarım, çevresine sarılmak, Bobin, kangal, serpanten, 1) Kangal; Bobin 2) Sarım; Sargı, 1.dolanmak, kangal haline gelmek, 2.dolamak, 3.kangal, 4.bobin, 5.tutam, 6.gebeliği önleyici alet, (i)., (f). kangal; (den). roda; halka, kangal seklinde boru; halka seklinde kivrilmis sac; elek bobin; (f). kangal etmek veya olmak, sarmak veya sarilmak; (den). roda etmek primary coil birinci devre bobini. secondary coil ikinci devre bobini.
- of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
- stainless: pak, temiz, lekesiz, 1) Lekesiz 2) Passız, 1.lekesiz, kusursuz, tertemiz, 2.paslanmaz, s. lekesiz, pak, temiz, kusursuz. stainless steel paslanmaz celik .
- steel: KATI, çelik, masat, pulat, azimli, çakmak, DUYGUSUZ, ÇELİK EŞYA, ÇELİK GİBİ, ÇELİKLEMEK, GÜÇLENDİRMEK, katılaştırmak, SERTLEŞTİRMEK, ÇELİK GİBİ YAPMAK, v.hazırla:n.çelik, Biley çubuğu, masat, 1.çelik, 2.sertleştirmek, katılaştırmak