İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Glass-ceramic table, kitchen, toilet, office, indoor decoration or similar purpose glassware ne demek?
Glass-ceramic table, kitchen, toilet, office, indoor decoration or similar purpose glassware için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- glass: cam, AYNA, donuk, kadeh, Bardak, dalgın, dürbün, MERCEK, BÜYÜTEÇ, anlamsız, barometre, CAM TAKMAK, termometre, CAM, BARDAK, GÖZLÜK CAMI, kadeh (cam), CAM GİBİ YAPMAK, 1) Cam 2) Bardak, Bardak, kadeh (cam), 1.cam, 2.cam eşya, 3.bardak, f. cam kaba koymak; cam gibi yapmak; camla kapatmak., kum saatini veya yarım saatlik kum saatini boşaltmak için gereken zaman
- ceramic: kil, çömlek, toprak, seramik, seramikle ilgili, seramik, Seramik; Seramiklere ilişkin, (s). seramik; kil, porselen, toprak, cini vb'nden yapilmis esyaya ait; bu maddelerin imal edilisi ile ilgili. ceramic tile cini.
- table: masa, özet, sofra, TABLA, tablo, Cetvel, hulâsa, SUNMAK, TABLET, çizelge, küfelik, ERTELEMEK, GÖSTERMEK, Masa, sofra, MASADAKİLER, TABLO (MAT.), çizelge tablo, MASAYA KOYMAK, LİSTEYE GEÇİRMEK, TARTIŞMAYA SUNMAK, 1.MASA 2.TABLO,LİSTE, 1) çizelge, tablo, 2) masa, aynı masada oturanların hepsi, 1.masa, 2.yemek, sofra, 3.tablo, çizelge, 4.tasarıyı müzakereye sunmak
- kitchen: nevale, 1.mutfak, i. mutfak. kitchen cabinet mutfak dolabi; basbakanin ozel danismanlar grubu. kitchen garden sebze bahcesi. kitchen stuff yemek icin pisirilecek malzeme, nevale; yemeklerden artan yaglar.
- toilet: 1.hela, tuvalet, 2.çekidüzen, giyim kuşam, tuvalet, i., A.B.D. tuvalet odasi, apteshane; tuvalet; tuvalet masasi; giyinip kusanma, suslenme. toilet paper tuvalet kagidi. toilet powder yuz pudrasi. toilet room banyo ve tuvalet odasi. toilet table tuvalet masasi. toilet water tuvalet suyu.
- office: iş, ofis, daire, hizmet, vazife, iş yeri, yazıhane, memuriyet, Daire, ofis, ticarethane, Ofis, büro, daire, ticari makama sahip olmak, mesleki makama sahip olmak, 1) Çalışma odası, ofis; 2) Yazıhane, bir dereceye kadar icra yetkisi gerektiren mevki, 1.yazıhane, büro, ofis, 2.devlet dairesi, kalem, 3.iş, memuriyet, 4.görev, 5.bakanlık, (i.) yazihane, daire, ofis; ticarethane; hizmet, is, memuriyet, vazife, gorev; hukumet dairelerinden biri; bu daireye mensup memurlar; ibadet toren ve ayinleri. officeholder (i.) devlet memuru. office hours calisma saatleri. police office karakol. post of
- indoor: içeride, yapı içi, ev içinde olan, bina içi, yapı içi, ev içinde olan/yapılan, s. ev icine ait, ev icinde yapilan. indoor games ev icinde oynanan oyunlar. indoor life ev hayati.
- decoration: nişan, ziynet, madalya, süslemek, tezyinat, Dekarasyon, Bezenme, süslenme, 1.süsleme, dekorasyon, 2.süs, 3.nişan, madalya, (i). suslemek; ziynet, tezyinat, sus; nisan, madalya.
- or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
- similar: aynı, müşabih, benzer, benzes, , geom. benzer, 1.benzer, benzeş, bendeş, okşar, okşaş, 2.aynı türden, benzer, s, i. benzer, musabih, bir birine yakin; geom. sekilde ayni olan; i. benzeyen sey. similarity i. benzeyis, benzerlik. similarly z. bunun gibi, ayni, ayni sekilde.
- purpose: amaç, AZİM, GAYE, KASIT, meram, murat, NİYET, mahsus, MAKSAT, istemek, AMAÇLAMAK, KASTETMEK, TASARLAMAK, NİYET ETMEK, maksat niyet, MESAJ (HİKÂYE), niyet etmek tasarlamak, kastetmek, f. niyet etmek tasarlamak, kastetmek; istemek, murat etmek., 1.amaç, gaye, maksat, erek, 2.niyet, kasıt, 3.kararlılık, niyet
- glassware: Cam eşya, züccaciye, Cam eşyalar, züccaciye, cam eşya, Züccaciye; Cam eşya