İngilizce → Türkçe arama

Türkçe GO DOWN ON ONES KNEES TO ne demek?

GO DOWN ON ONES KNEES TO için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • go: git, faal, GÜDÜ, MODA, GİDİŞ, GİTME, hamle, HAZIR, OLMAK, ÖLMEK, sefer, UYMAK, aramak, BARDAK, BAŞARI, DENEME, denmek, düşmek, enerji, GAYRET, GEÇMEK, GİRMEK, gitmek, kuvvet, sarmak, sönmek, uyumak, azalmak, erişmek, GİRİŞİM, İŞLEMEK, müsaade, serbest, TUTULMA, ulaşmak, uzanmak, ayrılmak, BAŞLAMAK, çalışmak, dayanmak, fırlamak, gezinmek, kesilmek, KOYULMAK, satılmak, sayılmak, teşebbüs, TÜKENMEK, YAPILMAK, yaraşmak, YAYILMAK, yenilmek, yıkılmak, yutulmak, ilerlemek, incelemek, KAYBOLMAK, söylenmek, yok olmak, yükselmek, devam etmek, devrolunmak, kaldırılmak, SONUÇLANMAK, tekrarlamak, BAHSE GİRMEK, HALİNE GELMEK, hareket etmek, İDDİAYA GİRMEK, devam etme izni, -e kadar büyümek, yetkiye sahip olmak, yeri belirli bir yer olmak, (belirli noktaya kadar) sürdürmek, göstermek (saat belirli bir zamanı), (belirli durumda) olmaya devam etmek, i. Japonya'da oynanan bir cesit satranc., 1. canlılık, enerji, 2. deneme, girişim, 3. gitme, gayret, 4. gitmek, 5. ilerlemek, iş görmek, 6. kaybolmak
  • down: HAV, TÜY, BERİ, iniş, TEPE, aşağı, bozuk, DÜŞEN, GAREZ, KUMUL, meyus, ALTINA, bezgin, ÇÖKMÜŞ, GERİDE, GÜNEYE, NEFRET, YENMEK, ALTINDA, AŞAĞIDA, AŞAĞISI, AŞAĞIYA, BOYUNCA, BUNALIM, DÜŞEREK, HÜZÜNLE, KAYIPTA, KUŞTÜYÜ, NEŞESİZ, AZALARAK, BAĞLANMA, DEVİRMEK, düşürmek, ince tüy, KEYİFSİZ, KUŞ TÜYÜ, YIKILMIŞ, AYVA TÜYÜ, DEPRESYON, AŞAĞISINDA, YÜZÜ KOYUN, YERE SERMEK, MORALİ BOZUK, PEŞİN OLARAK, arkadaş olmak, aşağı/aşağıya, AŞAĞIYA DOĞRU, PROGRAMLANMIŞ, AŞAĞISINA DOĞRU, MİDEYE İNDİRMEK, ŞEHİR MERKEZİNE, LONDRA'NIN DIŞINA, 1) aşağı; 2) bozuk, adv.aşağı:adj.aşağı, AŞINMIŞ BİR ŞEKİLDE, ŞANSIN TERS DÖNMESİ, BUNALIMLI BİR ŞEKİLDE, ŞEHİR MERKEZİNE GİDEN, ÇARŞI DOĞRULTUSUNDA OLAN, 1)Yüklü. 2)Şafak,seher vakti.Tan., (i). ince kus tuyu, yonda; ince tuy, ayva tuyu, hav., (i). inis; talihin ters donmesi. ups and downs hayattaki inis cikislar, iyi ve kotu gunler., (s). asagiya yonelen; (k.dili). uzgun, argin. be down on kizgin olmak, karsi olmak, garez baglamak., (f). asagi indirmek, alasagi etmek, yere yikmak, devirmek, dusurmek; (k.dili). yenmek (sporda); bir yudumda icmek, slang mideye indirmek., 1.aşağı, aşağıya, 2.aşağıda, 3.güneye doğru, güneyde, 4.sıkıca, sağlam bir şekilde, 5.kâğıt üstünde, yazı olarak, 6.kötüye, kötü bir duruma, daha düşük bir düzeye, 7.geçmişten, 8.üzgün, hüzünlü, neşesiz, 9.aşağısına, 10.aşağısında, 11.boyunca, 12.yere vur
  • on: de, İLE, açık, BERİ, için, HAZIR, YANIK, makbul, DEVREDE, ileride, SAHNEDE, ÜSTÜNDE, yanında, YÖNÜNDE, DURMADAN, -E DOĞRU, hakkında, ÜZERİNDE, zarfında, aralıksız, CİVARINDA, kenarında, ÇAKIRKEYİF, ÇALIŞMAKTA, daha sonra, OLMAKTA OLAN, açık, çalışır, GİYMİŞ OLARAK, SÜREKLİ OLARAK, ÜSTÜNDE (GİYSİ), DEVAM ETMEKTE OLAN, 1. aralıksız, durmadan, 2. ileri, 3. giymiş, üzerinde, 4. aralıksız, durmadan, 5. ileri, 6. ileriye, 7. giymiş, 8. (edat) üstün(d)e, 9. üzerin(d)e, 10. yanında
  • ones: birileri
  • to: e, ile, GÖRE, için, -E DOĞRU, hakkında, ..e KADAR, Gayrimenkulü temlik etmek, 1. (edat) -e doğru, -e, 2. -e kadar, 3. -e karşı, (edat) -e; -e dogru, yonune dogru, tarafina; ile; -e kadar, -e degin, derecesine kadar; -e dair; -e nazaran, -e nispetle; -e gore; hakkinda, icin; mak, mek (mastar edati)., z. -e dogru; asil vaziyete dogru. to and fro oteye beriye, one ve arkaya. come to kendine gelmek. shut the door to kapiyi iyice kapamak. The ship heaved to. Gemi ruzgari basa alip durdu. They gladly fell to. Memnuniyetle ise basladilar.

Sözlük sonuçları

Aradığınız kelime bulunamadı

Arama teriminin başında farklı karakterler olabilir veya sözlükte henüz eşleşme bulunmayabilir.

İpucu: Daha kısa bir kelime, tekil kullanım ya da ters yönlü arama deneyin.