İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Fruit, nuts, fruit-peel and other parts of plants, preserved by sugar ne demek?

Fruit, nuts, fruit-peel and other parts of plants, preserved by sugar için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • fruit: tohum, verim, yemiş, mahsul, netice, Meyveler, meyve vermek, v.meyve ver:n.meyve, 1.meyve, 2.sonuç, ürün, meyve, 3.meyve vermek
  • nuts: DELİ, Somun, HAYALAR, Somunlar, TAŞAKLAR, ÇILGINLIK, Fındık kömürü, Kabuklu yemiş, (s.), argo deli., deli, kaçık, çatlak, üşütük
  • peel: KABUK, soyma, SOYMAK, SOYUNMAK, Kabuk soymak, FIRINCI KÜREĞİ, Kabuğunu soymak, v.soy:n.meyva kabuğu, i. firinci kuregi; den. kurek palasu., i. ingiltere ile iskocya arasindaki sinirda bulunan kare seklinde eski kule., 1.kabuğunu soymak, 2.(kabuğu/derisi) soyulmak, pul pul dökülmek, 3.(meyve, sebze, vb.) kabuk, f., i. kabugunu soymak; derisini yuzmek; kabugu veya derisi soyulmak (gunes yanigindan); k.dili soyunmak; i. meyva veya sebze kabugu. keep one's eyes peeled tetikte olmak. peel off askeri ucuslarda gruptan ayrilip inise gecmek. peeling i. soyulmus kabuk.
  • and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
  • other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.
  • parts: SEMT, aksam, BÖLGE, YETENEK, PARÇALAR
  • of: in, İYELİK EKİ, NIN, (edat) -in, -ın, -nin, -nın, edat nin, li, den. of course tabii, beklenildigi gibi. of late son zamanlarda. of note onemli, itibarli. of oneself kendiliginden; kendi hakkinda. a man of talent huner sahibi adam.
  • plants: Bitkiler
  • preserved: v.koru:adj.korunmuş
  • by: İLE, GÖRE, kadar, YAKIN, BAŞINDA, YANINDA, YOLUYLA, hakkında, nezdinde, YANINDAN, YOLUNDAN, KENARINDA, YAKININDA, milyar yıl, tarafından, YAKININDAN, VASITASIYLA, KADAR (SÜRE), GEÇECEK BİÇİMDE, GEÇİŞLİ BİÇİMDE, ikincil öneme sahip şey, n.yoluyla-t. e kadar-p. in yanında, YANINDA, SIRASINDA, TARAFINDAN, ..E KADAR, 1. geçerek, geçip, 2. yakında, 3. (edat) yanında, yakınında, 4. tarafından, 5. yoluyla, (i). asil gayeden uzak ifade veya fikir; ilave edilen veya ikinci derecede onemli olan sey., (z). yakin; bir kenara. go by gecip gitmek. Iay by biriktirmek, yigmak. put by ilerisi icin saklamak. by and by cok gecmeden. by and large genellikle. Can you dropby tonight? Bu gece bize ugrar misin?
  • sugar: PARA, şeker, İLTİFAT, ŞEKERİM, KOMPLİMAN, TATLI SÖZ, toz şeker, ŞEKER KATMAK, KOMPLİMAN YAPMAK, Şeker, toz şeker, TATLI SÖZLER ETMEK, v.şeker koy:n.şeker, 1.şeker, 2.şekerim, tatlım, 3.şeker koymak, İF:46/48 çuvallı,yeşil 40/42 çuvallı.İki türlü taşınır.1)Kuru şeker. 2)Yeşil şeker (ham,rutubetli,yumuşak şeker) şurup koyverir.yüzde 10-12 kadar ağırlığından kaybedebilir.Havalandırma bu yük için çok önemlidir.Şeker yükünün çıkardığı gaz insanı zehirleye

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli