İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Fishing rods, other line fishing tackle; articles for hunting or fishing n.e.c. ne demek?

Fishing rods, other line fishing tackle; articles for hunting or fishing n.e.c. için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • fishing: balıkçılık, n.balık avı:v.balık avla:prep.balık avlayarak, (i). balik avlama, balik avi, balikcilik; agiz arama. fishing boat balikci kayigi veya gemisi. fishing rod olta kamisi. fishjng tackle veya gear balik takimi, baIikci takimi.
  • rods: Rotlar
  • other: ÖBÜR, sair, başka, diğer, gayri, GEÇEN, ÖTEKİ, başkası, SONRAKİ, BAŞKA TÜRLÜ, BUNDAN BAŞKA, BAŞKA BİÇİMDE, 1.diğer, öteki, öbür, başka, diğeri, öbürü, başkası, s., z., zam. baska, diger, gayri, sair; z. baska suretle, baska turlu; zam. baska birisi, baskasi, baska kimse; digeri. some day or other gunun birinde, bir gun. the other day gecen gun. every other day gun asiri.
  • line: ip, not, saf, soy, yol, dizi, hiza, renk, saha, sıra, çığır, çizgi, desen, geçek, iplik, kısım, mısra, nesep, satır, sicim, şekil, tarik, dizmek, hizmet, meslek, pusula, silsile, itaatsiz, sıralamak, hat, satır, meşguliyet, doğru çizgi, kısa mektup, v.çiz:n.çizgi, 1) hat; 2) çizgi, ÇİZGİ, SATIR, SIRA, belirli bir cins mal, hat, satır çizgi, satır, ortak bir sınıra sahip olmak, içine astar koymak, astarlamak, Hat, çizgi, sınır, hudut, sıra, dizi, hat (telefon/telgraf/tren/gemi vb için), 1) devre, hat; 2) satır; 3) çizgi, 4) ton, Enerji hattı,hat, eksen, çizgi, dizi, sıra, f. icine astar koymak, astarlamak; kaplamak; doldurmak., 1) Doğru 2) Çizgi (x-ışınları)3) Tarak (cam); 4) Satır (basım), (kitabı) dikip düzenledikten sonra genellikle sırt kısmını kaplayarak güçlendirmek, f. cizgilerle gostermek; altina veya ustune cizgi cekmek; dizmek, bir siraya koymak; cizgilerle doldurmak. line up siraya girmek, sira meydana getirmek., 1.(with ile) içini kaplamak, astarlamak, 2.çizgi çizmek, 3.sıra oluşturmak, 4.çizgi, hat, yol, 5.sınır belirten çizgi, hat, 6.dizi, sıra, saf, 7.ip, sicim, olta ipi, 8.telefon hattı, 9.demiryolu hattı, 10.(hava ve deniz) hat, yol, 11.iş, meslek, hizmet, u
  • tackle: TAKIM, TUTMA, tutmak, DONANIM, PALANGA, BAŞARMAK, BECERMEK, DURDURMA, GİRİŞMEK, KOYULMAK, UĞRAŞMAK, ELE ALMAK, YAKALAMAK, KOŞUM TAKIMI, mücadele etmek, üstesinden gelmek, TOPU AYAĞINDAN ALMAK, ele almak (bir problemi), v.üstesinden gel:n.palanga, takım, cihaz, palanga, -ile uğraşmak, topu karşısındakinin ayağından almak, 1) Olta takımı; 2) Halat takımı;3) Palanga, Bir veya daha fazla makaraların halat yada zincirle donatılarak oluşturdukları palanga., 1.halat takımı, 2.takım, donatı, 3.marke etmek, 4.uğraşmak, çaresine bakmak, üstesinden gelmek, 5.topu kapmak, ayağından almak, 6.yakalamak, 7.saldırmak
  • for: dair, GÖRE, için, DOĞRU, KARŞI, tıpkı, UYGUN, DOLAYI, sevmek, uğruna, yerine, dünyada, özlemek, YARAYAN, YÖNÜNDE, AMACIYLA, NEDENİYLE, n.için-t. den beri, (kis). foreign, forestry., 1.için, 2.süresince, zarfında, -dır, 3.uğruna, için, 4.yerine, namına, adına, için, 5.yerine, karşılığında, 6.-den dolayı, yüzünden, nedeniyle, 7.-e uygun, -e elverişli, 8.şerefine, 9.-e göre, 10.-e rağmen, 11.olarak, diye, 12.-e karşı, 13.çünkü, zira
  • hunting: Avcılık, araştırma, boş hat arama (telefon), Salınım (türbin reglajında), n.avcılık:v.avlan:prep.avlanarak, 1) boş hat arama (telefon), 2) çevrinme, 1. avcılık, avlanma, 2. arama, araştırma
  • or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli