İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Electric table, desk, bedside or floor-standing lamps ne demek?
Electric table, desk, bedside or floor-standing lamps için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- electric: elektrik, elektrikli, elektriksel, elektrikle ilgili, Elektrik, elektrikli, 1.elektrikle ilgili, elektriksel, 2.elektrikli, 3.çok heyecanlı
- table: masa, özet, sofra, TABLA, tablo, Cetvel, hulâsa, SUNMAK, TABLET, çizelge, küfelik, ERTELEMEK, GÖSTERMEK, Masa, sofra, MASADAKİLER, TABLO (MAT.), çizelge tablo, MASAYA KOYMAK, LİSTEYE GEÇİRMEK, TARTIŞMAYA SUNMAK, 1.MASA 2.TABLO,LİSTE, 1) çizelge, tablo, 2) masa, aynı masada oturanların hepsi, 1.masa, 2.yemek, sofra, 3.tablo, çizelge, 4.tasarıyı müzakereye sunmak
- desk: BÜRO, KASA, masa, şube, BÖLÜM, daire, KÜRSÜ, yazıhane, SIRA;MASA, SIRA (OKUL), yazı masası, ÇALIŞMA MASASI, KONTROL PANELİ, 1.okul sırası, 2.yazı masası, 3.resepsiyon, (i). yazi masasi, yazihane; daire, sube, masa.
- bedside: yatak başucu, (i)., (s). yatak basucu, hastaya bakan kimsenin veri; (s). yatak basucunda olan. bedside manner doktorun hastaya karsi tutumu.
- or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
- floor: dip, kat, yer, PİST, TABAN, ZEMİN, DÖŞEME, DÜZLÜK, YENMEK, DÖŞEMEK, ŞAŞIRTMAK, AFALLATMAK, atraksiyon, Taban Oran, Taban oranı, YERE YIKMAK, Zemin, taban, TAM GAZ VERMEK, YAPININ TABANI, KAT, v.zeminleştir:n.zemin, 1) Taban, Zemin, Döşeme, Yer;2) Kat; 3) Dip, Döşek,gemi dibinde posta uçlarını birbirine bağlayan enine,dikey saç levhalar veya profiller., 1.döşeme, zemin, taban, 2.(bina) kat, 3.Parlamento Binası, vb. de üyelerin oturdukları salon, 4.döşemek, 5.vurup yere yıkmak, devirmek, yıkmak, 6.şaşırtmak, şoke etmek
- standing: taraf ehliyeti, n.duran:v.dur:prep.durarak, 1.ayakta duran, 2.akmaz, durgun, 3.sürekli, daimi, devamlı, 4.süreklilik, devam, 5.geçerlilik, yürürlük, 6.saygınlık, şöhret, mevki
- lamps: Lambalar