İngilizce → Türkçe arama

Türkçe Compounds containing a phenothiazine ring-system (whether or not hydrogenated); not further fused ne demek?

Compounds containing a phenothiazine ring-system (whether or not hydrogenated); not further fused için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.

Reklam

Kelime kelime sözlük karşılıkları

Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.

  • compounds: bileşik, mürekkep
  • containing: n.kapsama:v.kapsa:prep.kapsayarak
  • phenothiazine: Fenotiazin
  • ring: ring, sirk, ahenk, daire, çınlak, Yaylı segman, YÜZÜK, HALKA, çembere almak, v.çal:n.halka, 1) halka; 2) zil, bahis oynanan yer, Halka, çember, yüzük, bilezik, bilezik, halka, piston segmanı, ÇALMAK(zil çalması), TELEFON ETMEK, 1.(zil, vb.) çalmak, çınlatmak, 2.çınlamak, çalmak, 3.zil çalmak, 4.(kulak) çınlamak, 5.(up ile) telefon etmek, 6.etrafını kuşatmak, çember içine almak, 7.çan sesi, zil sesi, 8.çınlama sesi, 9.etki, nitelik, 10.halka, 11.çember, daire, 12.yüzük, 13.şebeke
  • system: AĞ, yol, USUL, YAPI, DÜZEN, EVREN, kaide, kural, nizam, VÜCUT, KATMAN, sistem, ŞEBEKE, YÖNTEM, dizge, sistem, Sistem, düzen, İletim şebekesi, sistem, 1) Dizge; sistem 2) Düzen
  • whether: İster, olup olmadığını, -ip -mediği, -ip -meyeceği, seçenekler arasında yapılan tercih, (baglac) olup olmadigini; olursa; ise de. I do not know whether he will be here Burada olup olmayacagini bilmiyorum .whether we live or die kalsak da olsek de. whether or not olsa da olmasa da. It is hard to decide whether to go or not Gidip gitmemeye kar
  • or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
  • not: asla, değil, 1.değil, yok, emes, (z.) degil, olmayan. not a little epey not at all hic, asla, katiyen. Not guilty. Sucsuzdur. Not half bad. Cok iyi. Hic fena degil. not only this yalniz bu degil. Not that it matters. Muhim degil. whether he goes or not gitse de gitmese de.
  • further: ÖTE, İLERİ, ÖTEDE, ÖTEYE, AYRICA, İLERİDE, İLERİKİ, ÖTEDEKİ, ÖTESİNE, daha öte, ilâveten, daha uzak, İLERİDEKİ, DAHA FAZLA, DAHA İLERİ, İLERLETMEK, BUNDAN BAŞKA, İLAVE EDİLEN, YARDIM ETMEK, KOLAYLAŞTIRMAK, adv.daha uzağa:adj.başka, daha fazla daha öte ayrıca, ötedeki, uzaktaki, daha uzak, 1.daha fazla, 2.daha ileri, daha uzağa, daha ilerde, daha uzakta, 3.başka yere, başka yerde, 4.ayrıca, üstelik, 5.başka, bir başka, daha, 6.bundan başka, başka bir, yeni, 7.daha uzak, daha uzaktaki, 8.ilerlemesine yardım etmek, destek olmak, s z, f otedeki, uzaktaki, daha uzak; ilave olunan; (Further cogun lukla miktar ve derece, farther ise mesafe icin kullaml/r) z daha ote; ilaveten, bun dan baska, ayrica; f ilerletmek, yardim et mek furthermore z bundan baska, ayrica furthermost s en otede
  • fused: v.eri:adj.erimiş, Erimiş; Kaynaşmış; Kaynaşık

Sözlük sonuçları

1  sonuç bulundu
Tam eşleşme öncelikli Kategori bilgisi destekli