İngilizce → Türkçe arama
Türkçe Bucket type continuous-action elevators and conveyors for goods or materials ne demek?
Bucket type continuous-action elevators and conveyors for goods or materials için sözlük sonuçları aşağıda listelenmiştir. Varsa kullanım alanı bilgisi de kart üzerinde gösterilir.
Reklam
Kelime kelime sözlük karşılıkları
Çok kelimeli aramalarda her kelime tam eşleşme ile tek sorguda kontrol edilir; karşılıklar sade biçimde yan yana gösterilir.
- bucket: kova, gerdel, Patlak, biriktirme yeri, KOVAYLA TAŞIMAK, DÖRTNALA KOŞTURMAK, Kova, bakraç, kepçe, v.kova ile çek:n.kova, BARDAKTAN BOŞANIRCASINA YAĞMAK, Kepçe, kanat (Pelton türbinlerde), 1.kova, 2.(down ile) şakır şakır yağmur yağmak, bardaktan boşanırcasına yağmak, f. kova ile taslmak veya cekmek; dortnala at kosturmak; borsa hisseleri uzerinden vurgun yapmak; suratle hareket etmek veya ettirmek., i., f. kova, gerdel; tulumba pistonu. bucket seat canak biciminde koltuk. bucket shop borsa hisseleri uzerinden vurgun yapan; meyhane gibi yer. kick the bucket (argo) nallari dikmek, olmek bucketful i. bir kova dolusu.
- type: ima, tip, tür, cins, çeşit, MODEL, ÖRNEK, remiz, SİMGE, kinaye, numune, hurufat, kategori, tip, tür, v.yaz:n.tip, MATBAA HARFİ, Tür, çeşit, tip, DAKTİLO İLE YAZMAK, matbaa harfi (dizgi), v.daktiloyla yaz:n.tip, 1.ÇEŞİT, TİP 2.DAKTİLOYLA YAZMAK, 1) Çeşit, cins, tür; 2) Örnek, numune; 3) Basma harf (baskı), 1.tip, çeşit, tür, 2.matbaa harfi, hurufat, 3.örnek, 4.daktilo ile yazmak, 5.daktilo kullanmak
- continuous: devamlı, sürekli, sürekli, devamlı, Sürekli, Kesiksiz, Sürekli; Kesintisiz, Sürekli, devamlı, daimi, (s). devamli, surekli, fasilasiz. continuously (z). mutemadiyen.
- action: is, iş, etki, fiil, işlem, nüfuz, tesir, kuvvet, aksiyon, çalışma, ana konu, faaliyet, asıl konu, esas konu, meşguliyet, 1) etki; 2) eylem; 3) işlem, eylem, dava, davranış, tutum, 1.hareket, faaliyet, 2.iş, yapılan şey, davranış, hareket, 3.çalışma şekli, hareket biçimi, 4.etki, kuvvet, 5.olaylar dizisi, 6.askeri harekât, savaş, 7.dava, (i). is, amel, calisma, mesguliyet, faaliyet, fiil; hukuk davasi; etki, tesir, kuvvet, nufuz; tiyatro bir oyundaki olaylar dizisi; harekete gecme (asker,makina v.b.). actionable (s). dava edilebilir.
- and: de, ve, ile, daha sonra, 1.ve, ile, ma, 2.ve, sonra, daha sonra, 3.ve bu yüzden, -bundan dolayı, baglac ve, de, ile And howl (k).dili. Hem de nasil and so forth ve saire.
- conveyors: Konveyörler
- for: dair, GÖRE, için, DOĞRU, KARŞI, tıpkı, UYGUN, DOLAYI, sevmek, uğruna, yerine, dünyada, özlemek, YARAYAN, YÖNÜNDE, AMACIYLA, NEDENİYLE, n.için-t. den beri, (kis). foreign, forestry., 1.için, 2.süresince, zarfında, -dır, 3.uğruna, için, 4.yerine, namına, adına, için, 5.yerine, karşılığında, 6.-den dolayı, yüzünden, nedeniyle, 7.-e uygun, -e elverişli, 8.şerefine, 9.-e göre, 10.-e rağmen, 11.olarak, diye, 12.-e karşı, 13.çünkü, zira
- goods: mal, YÜK, eşya, Emtia, kumaş, Mallar, iyi olan şey, Ticari emtia, 1.eşya, mal, 2.yük, iyi kalpli insanlar, Eşya, mamul, ürün, mal, emtia, (i.), (cog.) esya, mal; kumas; gayri menkul esya; A.B.D., argo gerekli vasiflar. goods train (ing.) marsandiz, yuk katari. deliver the goods A.B.D., (k.dili) beklenilen bir seyi muvaffakiyetle yapmak. get the goods on argo suc delillerini elde etmek, elin
- or: veya, Ya da, yahut, ALTIN SARISI, kis. Oregon., 1. ya da, veya, 2. yoksa, 3. yahut, baglac yahut, veya; yoksa. either this or that ya bu ya o.
- materials: Gereçler; malzemeler