Türkçe İngilizce çeviri


do

TÜRKÇE İNGİLİZCE
Donukluk, matlık (renk) )Dullness Donukluk, matlık (renk)
DOMUZ PASTIRMASI DİLİMİ A RASHER OF BACON DOMUZ PASTIRMASI DİLİMİ
DOĞRULTMAK AIM DOĞRULTMAK
DOLAŞMAK AIR ONESELF DOLAŞMAK
doğru değil mi? ain’t it the truth? doğru değil mi?
doğuştan renk maddesi eksikliği albinism doğuştan renk maddesi eksikliği
Dolaşım özgürlüğünü / serbestisini kısıtlayan engellerin kaldırılması Abolition of obstacles to freedom of movement Dolaşım özgürlüğünü / serbestisini kısıtlayan engellerin kaldırılması
dolu ol abound dolu ol
DOLU OLMAK ABOUND DOLU OLMAK
DOLU ABOUNDING DOLU
doğru, dürüst, vicdanla, hilesiz, apaçık, açık aşikâr aboveboard doğru, dürüst, vicdanla, hilesiz, apaçık, açık aşikâr
doğada yaygın bulunan bir mantar cinsi absidia doğada yaygın bulunan bir mantar cinsi
DOLU ABUNDANT DOLU
Doğal gümüş cevheri; akantit Acanthite Doğal gümüş cevheri; akantit
donatılar accessories donatılar
Donanım; yardımcı parça Accessory Donanım; yardımcı parça
donatı accessory donatı
doğum accouchement doğum
DOĞUM DOKTORU (ERKEK) ACCOUCHEUR DOĞUM DOKTORU (ERKEK)
doğum doktoru erkek accoucheur doğum doktoru erkek
donatı, teçhizat accouterments donatı, teçhizat
DONANIMLI ACCOUTRED DONANIMLI
DONANIM ACCOUTREMENT DONANIM
DONANIM ACCOUTREMENTS DONANIM
dogruluk, hakikat Accuracy dogruluk, hakikat
doğruluk accuracy doğruluk
doğruluk, kesinlik, tamlık accuracy doğruluk, kesinlik, tamlık
Doğruluk,Kesinlik Accuracy Doğruluk,Kesinlik
doğruluk kontrolü accuracy checking doğruluk kontrolü
doğruluk sınıfı accuracy class doğruluk sınıfı
doğruluk denetim karakteri accuracy control character doğruluk denetim karakteri
doğruluk değerlendirme accuracy evaluation doğruluk değerlendirme
doğruluk metodu accuracy method doğruluk metodu
doğruluk derecesi accuracy rating doğruluk derecesi
doğruluk inceleme accuracy review doğruluk inceleme
doğruluk testi accuracy testing doğruluk testi
DOĞRU accurate DOĞRU
doğru olarak accurately doğru olarak
doğru olarak, kusursuzca accurately doğru olarak, kusursuzca
DOKUNAKLI ACID DOKUNAKLI
DOKUNAKLI ACIDULOUS DOKUNAKLI
doruk acme doruk
doruk, zirve acme doruk, zirve
doğal afet act of god doğal afet
doğal afetler acts of God doğal afetler
DOĞRUSU ACTUALLY DOĞRUSU
DOĞAÇLAMA AD-LIB DOĞAÇLAMA
donatmak administer donatmak
Donanma metali Admiralty metal Donanma metali
donatmak adorn donatmak
DOKUNDURMAK ADUMBRATE DOKUNDURMAK
DOKUNDURMA ADUMBRATION DOKUNDURMA
DOLANDIRICI ADVENTURER DOLANDIRICI
dokundurmak advert dokundurmak
DOKUNMAK AFFECT DOKUNMAK
DOKUNAKLI AFFECTIVE DOKUNAKLI
dokunaklı bir şekilde affectingly dokunaklı bir şekilde
dokunaklı affective dokunaklı
DOĞRULAMAK AFFIRM DOĞRULAMAK
DOĞRULAMA AFFIRMATION DOĞRULAMA
DOĞRULAYICI AFFIRMATIVE DOĞRULAYICI
doğrula affirm doğrula
doğrulamak, bildirmek, tekrarlamak, tekrar söylemek affirm doğrulamak, bildirmek, tekrarlamak, tekrar söylemek
doğrulama affirmation doğrulama
doğrulama, onay, ifade, bildirme affirmation doğrulama, onay, ifade, bildirme
Doğum sonrası ağrıları (tıp) Afterpains Doğum sonrası ağrıları (tıp)
doğum sonrası sancılar afterpains doğum sonrası sancılar
doğaya aykırı against nature doğaya aykırı
doğasına aykırı against the grain doğasına aykırı
DONAKALMIŞ AGHAST DONAKALMIŞ
donakalmış, şaşırmış, çok korkmuş, dehşet içinde aghast donakalmış, şaşırmış, çok korkmuş, dehşet içinde
DOLU ALIVE WITH DOLU
Doğrultmak alignement Doğrultmak
DOKUNDURMA ALLUSION DOKUNDURMA
dokundurma allusion dokundurma
dokundurma, ima, kinaye allusion dokundurma, ima, kinaye
dokundurmalı allusive dokundurmalı
dokundurmalı, imalı allusive dokundurmalı, imalı
DOST ALLY DOST
Doğru yolda mıyım? Am I on the right way? Doğru yolda mıyım?
doğru değil mi? am I right? doğru değil mi?
dolayı şaşır amazed to dolayı şaşır
dolambaçlı yol ambage dolambaçlı yol
DOLAMBAÇLI YOL AMBAGES DOLAMBAÇLI YOL
Donuk görü (tıp) Amblyopia (=Amblyopy) Donuk görü (tıp)
Donukgörür (tıp) Amblyopic Donukgörür (tıp)
dolaşabilen ambulant dolaşabilen
dolaşma ambulation dolaşma
DOSTANE AMICABLE DOSTANE
DOSTÇA AMICABLE DOSTÇA
DOSTANE AMICABLY DOSTANE
DOSTÇA AMICABLY DOSTÇA
DOSTÇA İLİŞKİ AMITY DOSTÇA İLİŞKİ
DOSTLUK AMITY DOSTLUK
Dostane tutum Amiability Dostane tutum
dostanelik amicability dostanelik
dostluk amicability dostluk
dostluk, arkadaşlık, samimiyet amicability dostluk, arkadaşlık, samimiyet
dostane amicable dostane
dostça amicable dostça

Cümle çevirisi için çevir butonuna tıklayın:



  • do ingilizcesi nedir
  • "do ingilizce"
  • do ingilizce ne demek
  • do ingilizce çeviri
  • do ingilizce tercümesi
  • do ingilizce anlamı
  • do ingilizce karşılığı
  • do kelimesinin ingilizcesi
  • do cümle çevirisi
  • İngilizcede do ne demek
  • do sözcüğünün ingilizcesi
  • do sözlük anlamları
  • do ingilizce nasıl yazılır
  • do kelimesinin ingilizce çevirisi
  • do ingilizce tanımı

  • © Tüm hakları saklıdır. 2011 . { İngilizce Blog | Tercüme Bürosu | Sözlük | ingilizce çeviri }

    Sözlük Sitesi