Türkçe İngilizce çeviri


yap

TÜRKÇE İNGİLİZCE
yap do yap
yap does yap
yap held in yap
yap commit yap
yap hold in yap
yap made of yap
yap made up yap
yap make yap
yap did yap
Yap da göreyim I defy you to do so Yap da göreyim
Yap ım alanının incelenmesi Site survey Yap ım alanının incelenmesi
Yap ya da Satın Al Analizi Make-or-Buy Analysis Yap ya da Satın Al Analizi
Yap ya da Satın Al Kararları Make-or-Buy Decisions Yap ya da Satın Al Kararları
yapabil be capable of yapabil
yapabileceğine inanmak see one’s way to yapabileceğine inanmak
YAPABİLEN ABLE YAPABİLEN
yapabilir miyim?, edebilir miyim? Do you mind if I yapabilir miyim?, edebilir miyim?
Yapabilirsin You can make it Yapabilirsin
yapabilme bilgisi know-how yapabilme bilgisi
yapabilme bilgisi, bil-yap know-how yapabilme bilgisi, bil-yap
YAPABİLMEK CAN YAPABİLMEK
yapabilmek için be able to do yapabilmek için
yapabilmek için to be able to yapabilmek için
yapacak bir şey yok nothing to do yapacak bir şey yok
Yapacak çok işim var I’ve got too much work to do Yapacak çok işim var
YAPAĞI WOOL YAPAĞI
Yapağı Fleece Yapağı
YAPAĞI FLEECE WOOL YAPAĞI
Yapağı Short sheep wool Yapağı
YAPAĞI GİBİ WOOLY YAPAĞI GİBİ
yapağıdan dokunmuş kumaş cilice yapağıdan dokunmuş kumaş
YAPAMAMAK FAIL YAPAMAMAK
YAPAMAZ HALE GETİRMEK INCAPACITATE YAPAMAZ HALE GETİRMEK
YAPAN DOER YAPAN
YAPAN MAKER YAPAN
YAPAN PERFORMER YAPAN
YAPAN ACTING YAPAN
YAPAN KİMSE AGENT YAPAN KİMSE
yapan kimse doer yapan kimse
yapan şey veya kimse Maker yapan şey veya kimse
yapar mısınız, eder misiniz would you yapar mısınız, eder misiniz
yapar yapmaz the minute yapar yapmaz
YAPAR YAPMAZ DIRECTLY YAPAR YAPMAZ
yapar yapmaz, eder etmez as soon as yapar yapmaz, eder etmez
yapar yapmaz, eder etmez no sooner than yapar yapmaz, eder etmez
yaparak edinilen deney hands-on experience yaparak edinilen deney
yaparak edinilen deneyim hands-on experience yaparak edinilen deneyim
yaparak koşullandırma operant conditioning yaparak koşullandırma
yaparak öğrenme learning by doing yaparak öğrenme
yaparak öğrenme learning by practising yaparak öğrenme
Yaparken In doing so Yaparken
YAPAY FACTITIOUS YAPAY
YAPAY SPURIOUS YAPAY
YAPAY ARTIFICIAL YAPAY
YAPAY IMITATION YAPAY
YAPAY UNNATURAL YAPAY
YAPAY ERSATZ YAPAY
yapardı, ederdi used to yapardı, ederdi
yaparak döktürücü etmen defoliating agent yaparak döktürücü etmen
yapar gibi görünmek pretend yapar gibi görünmek
YAPAMIYACAK DURUMDA UNABLE YAPAMIYACAK DURUMDA
yapamaz, elinden gelmez, gücü yetmez unable yapamaz, elinden gelmez, gücü yetmez
yapay belirlenmiş olasılık false fix probability yapay belirlenmiş olasılık
yapamayacağı bir şeyi vaat etmek promise sb the moon yapamayacağı bir şeyi vaat etmek
YAPAMAMAK CANNOT YAPAMAMAK
Yapay deri Leatheroid Yapay deri
yapalım mı, edelim mi shall we yapalım mı, edelim mi
Yapay deri Naughyde Yapay deri
Yapağı tarak makinası Ratteening machine Yapağı tarak makinası
yapacağım I have a good mind to yapacağım
yapay doğuya doğru okuma false easting, yapay doğuya doğru okuma
yapabilir, muktedir, ehliyetli, kabiliyetli. Capable yapabilir, muktedir, ehliyetli, kabiliyetli.
Yapay doku mühendisliği yapı iskeleleri Tissue engineering scaffolds Yapay doku mühendisliği yapı iskeleleri
Yapay dölle(n)me (tıp) Artificial insemination Yapay dölle(n)me (tıp)
Yapay dölleme/aşılama aygıtı (tıp) Impregnator Yapay dölleme/aşılama aygıtı (tıp)
yapay el artifical hand yapay el
yapabilir durumda olmak feel up to sth yapabilir durumda olmak
yapa yapa öğrenilir practice makes perfect yapa yapa öğrenilir
Yapay elmas Man-made diamond Yapay elmas
yap işlet devret build operate transfer yap işlet devret
Yap ıştırılarak eklenmiş boru Cemented tube Yap ıştırılarak eklenmiş boru
yapay anlayış, yapay zeka artificial intelligence yapay anlayış, yapay zeka
yapay göl artificial lake yapay göl
yapay görüntü synthetic image yapay görüntü
Yapay gözbebeği takma (tıp) Iridotomy Yapay gözbebeği takma (tıp)
Yapay gübre; Suni gübre; tarım kimyasalı Agricultural chemical Yapay gübre; Suni gübre; tarım kimyasalı
yapay gül artificial rose yapay gül
yapay gün ışığı artificial daylight yapay gün ışığı
yapay anlayış artificial intelligence yapay anlayış
yapay hüzmeli radar syntetic aperture radar yapay hüzmeli radar
Yapay ışınetkinlik Artificial radioactivity Yapay ışınetkinlik
Yapay iklimleme Artificial weathering Yapay iklimleme
yapay iletim hattı artificial line yapay iletim hattı
yapay iletim hattı artificial transmission line yapay iletim hattı
Yapay ipek Artificial silk Yapay ipek
yapay ipek, rayon rayon yapay ipek, rayon
yapay ipek, suni ipek, reyon artificial silk yapay ipek, suni ipek, reyon
yapay işlem synthetic operation yapay işlem
Yapay kalıpkumu Synthetic moulding sand Yapay kalıpkumu
yapay kalp artificial heart yapay kalp

Cümle çevirisi için çevir butonuna tıklayın:













  • yap ingilizcesi nedir
  • "yap ingilizce"
  • yap ingilizce ne demek
  • yap ingilizce çeviri
  • yap ingilizce tercümesi
  • yap ingilizce anlamı
  • yap ingilizce karşılığı
  • yap kelimesinin ingilizcesi
  • yap cümle çevirisi
  • İngilizcede yap ne demek
  • yap sözcüğünün ingilizcesi
  • yap sözlük anlamları
  • yap ingilizce nasıl yazılır
  • yap kelimesinin ingilizce çevirisi
  • yap ingilizce tanımı

  • © Tüm hakları saklıdır. 2011 . { İngilizce Blog | Tercüme Bürosu | Sözlük | Türkçe İngilizce çeviri | ingilizce çeviri }

    Sözlük Sitesi