Türkçe İngilizce çeviri


yaş

TÜRKÇE İNGİLİZCE
yaşama kabiliyeti olmayan abiosis yaşama kabiliyeti olmayan
yaşayacak yer temin etmek accommodate yaşayacak yer temin etmek
Yaşın büyütülmesi Addition to age Yaşın büyütülmesi
yaşını çoktan geçmiş ama hala gençler gibi giyinip onlar gibi takılan kimse adultescent yaşını çoktan geçmiş ama hala gençler gibi giyinip onlar gibi takılan kimse
YAŞ AGE YAŞ
yaş, yaşlılık, rüşt, çağ, çok uzun zaman, asır, yaşlanmak, ihtiyarlamak, eskimek, ihtiyarlatmak, eskitmek, (şarap, vb.) yıllanmak, yıllandırmak age yaş, yaşlılık, rüşt, çağ, çok uzun zaman, asır, yaşlanmak, ihtiyarlamak, eskimek, ihtiyarlatmak, eskitmek, (şarap, vb.) yıllanmak, yıllandırmak
YAŞLANDIRMAK AGE YAŞLANDIRMAK
YAŞLANMAK AGE YAŞLANMAK
YAŞLILIK AGE YAŞLILIK
yaş halkası age circle yaş halkası
yaş sınıfı age class yaş sınıfı
yaş sınıfı dağılımı age class distribution yaş sınıfı dağılımı
yaş belirleme age determination yaş belirleme
yaş grubu age group yaş grubu
Yaşlandırılabilir Age hardenable Yaşlandırılabilir
yaşlanabilir alaşım age hardenable alloy yaşlanabilir alaşım
Yaşlandırılabilir alaşım Age hardenable alloy Yaşlandırılabilir alaşım
Yaşlandırılabilir aluminyum alaşımları Age hardenable aluminium alloys Yaşlandırılabilir aluminyum alaşımları
yaşlanabilir nikel age hardenable nickel yaşlanabilir nikel
yaşlanabilir çelik age hardenable steel yaşlanabilir çelik
Yaşlandırılabilir çelik Age hardenable steel Yaşlandırılabilir çelik
Yaşlandırılmış Age hardened Yaşlandırılmış
Yaşlandırılmış alaşım Age hardened alloy Yaşlandırılmış alaşım
Yaşlandırılmış aluminyum alaşımı Age hardened aluminium alloy Yaşlandırılmış aluminyum alaşımı
Yaşlandırılmış içyapı Age hardened microstructure Yaşlandırılmış içyapı
yaşlandırarak sertleştirme age hardening yaşlandırarak sertleştirme
Yaşlandırma sertleşmesi Age hardening Yaşlandırma sertleşmesi
yaşlanma sertleşmesi age hardening yaşlanma sertleşmesi
yaşlanma alaşımı age hardening alloy yaşlanma alaşımı
Yaşlandırılabilir alaşımlar; Yaşlandırma alaşımları Age hardening alloys Yaşlandırılabilir alaşımlar; Yaşlandırma alaşımları
Yaşlandırılabilir aluminyum alaşımları Age hardening aluminium alloys Yaşlandırılabilir aluminyum alaşımları
Yaşlandırma fırını Age hardening furnace Yaşlandırma fırını
Yaşlandırma süresi Age hardening period Yaşlandırma süresi
Yaşlandırma süreci Age hardening process Yaşlandırma süreci
Yaşlandırılabilir çelik Age hardening steel Yaşlandırılabilir çelik
yaşlanma çeliği age hardening steel yaşlanma çeliği
Yaşlandırma sıcaklığı Age hardening temperature Yaşlandırma sıcaklığı
Yaşlandırma işlemi Age hardening treatment Yaşlandırma işlemi
yaş haddi age limit yaş haddi
Yaşlanma yumuşaması Age softening Yaşlanma yumuşaması
Yaş yapısı Age structure Yaş yapısı
yaş age, wet yaş
YAŞINDA AGED YAŞINDA
yaşında, çok yaşlı, ihtiyar aged yaşında, çok yaşlı, ihtiyar
Yaşlandırılmış Aged Yaşlandırılmış
YAŞLI AGED YAŞLI
yaşlı, ihtiyar, yıllanmış Aged yaşlı, ihtiyar, yıllanmış
Yaşlandırılmış alaşım Aged alloy Yaşlandırılmış alaşım
Yaşlandırılmışaluminyum alaşımı Aged aluminium alloy Yaşlandırılmışaluminyum alaşımı
yaşlılık agedness yaşlılık
yaşlanmayla sertleştirmek age-harden yaşlanmayla sertleştirmek
YAŞLANMA AGEING YAŞLANMA
yaşlandırma ageing yaşlandırma
yaşlandırma aygıtı ageing apparatus yaşlandırma aygıtı
yaşlandırma fırını ageing furnace yaşlandırma fırını
yaşlandırma sıcaklığı ageing temperature yaşlandırma sıcaklığı
yaşlandırma süresi ageing time yaşlandırma süresi
yaşlanmayan, ihtiyarlamayan, eskimeyen, eskimez Ageless yaşlanmayan, ihtiyarlamayan, eskimeyen, eskimez
YAŞLANMAZ AGELESS YAŞLANMAZ
YAŞLANMA AGING YAŞLANMA
yaşlandırma aging yaşlandırma
Yaşlandırma (metal); Yaşlanma(canlı) Aging Yaşlandırma (metal); Yaşlanma(canlı)
Yaşlanma Aging Yaşlanma
Yaşlanma/Eskime Aging Yaşlanma/Eskime
Yaşlandırma ve iklimleme denemesi Aging and weathering testing Yaşlandırma ve iklimleme denemesi
Yaşlandırma katsayısı Aging coefficient Yaşlandırma katsayısı
Yaşlanma/Eskime etkisi Aging Effect Yaşlanma/Eskime etkisi
Yaşlandırma fırını Aging furnace Yaşlandırma fırını
Yaşlandırma süresi Aging period (=Aging time) Yaşlandırma süresi
Yaşlandırma sıcaklığı Aging temperature Yaşlandırma sıcaklığı
Yaşlanma testi Aging Test Yaşlanma testi
Yaşlandırma işlemi Aging treatment Yaşlandırma işlemi
YAŞAYAN ALIVE YAŞAYAN
YAŞLILAR EVİ (BRİT.) ALMSHOUSE YAŞLILAR EVİ (BRİT.)
YAŞAYAN ANIMATE YAŞAYAN
Yaşında At the age of Yaşında
yaşlarında At the age of yaşlarında
YAŞLANMAK BE GETTING ON IN YEARS YAŞLANMAK
yaşlı gözükmeye başla begin to seem older yaşlı gözükmeye başla
YAŞAMA DÖNDÜRMEK BESTOW HAND ON SMB. YAŞAMA DÖNDÜRMEK
Yaşamla ve canlı şeylerle ilgili Bio Yaşamla ve canlı şeylerle ilgili
yaşam öyküsü yazan biographer yaşam öyküsü yazan
yaşam öyküsü biography yaşam öyküsü
yaşam öyküsü, biyografi biography yaşam öyküsü, biyografi
Yaşamsal çevre;Dirimsel çevre Biological environment Yaşamsal çevre;Dirimsel çevre
Yaşamsal gereçler;Dirimsel gereçler; Biyolojik gereçler Biological materials Yaşamsal gereçler;Dirimsel gereçler; Biyolojik gereçler
Yaşamsal davranım; Diril davranım Biological performance Yaşamsal davranım; Diril davranım
Yaşamsal değişim; Diril değişim Biological variation Yaşamsal değişim; Diril değişim
yaşam dolu bouncy yaşam dolu
yaşamak breathe yaşamak
yaş clammy yaş
YAŞ DÖNÜMÜ CLIMACTERIC YAŞ DÖNÜMÜ
yaşıt coetaneous yaşıt
yaşıt coeval yaşıt
yaşıt, akran, muasır, çağdaş Coeval yaşıt, akran, muasır, çağdaş
YAŞIT CONTEMPORARY YAŞIT
yaş tashihi correction of age yaş tashihi
YAŞLI AT CROCK YAŞLI AT
YAŞLI KADIN CRONE YAŞLI KADIN
yaşlı kadın dame yaşlı kadın

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler /

hangi okuldasın
okuyormusun ?
okula basladınmı
hayatın nasıl
ee hayat nasıl
seni çok özledim
nasılsın
selam
kolay gelsin
rezervasyon
  • yaş ingilizcesi nedir
  • "yaş ingilizce"
  • yaş ingilizce ne demek
  • yaş ingilizce çeviri
  • yaş ingilizce tercümesi
  • yaş ingilizce anlamı
  • yaş ingilizce karşılığı
  • yaş kelimesinin ingilizcesi
  • yaş cümle çevirisi
  • İngilizcede yaş ne demek
  • yaş sözcüğünün ingilizcesi
  • yaş sözlük anlamları
  • yaş ingilizce nasıl yazılır
  • yaş kelimesinin ingilizce çevirisi
  • yaş ingilizce tanımı

  • © Tüm hakları saklıdır. 2011 . { İngilizce Blog | Tercüme Bürosu | Sözlük | Türkçe İngilizce çeviri | ingilizce çeviri }

    Sözlük Sitesi


    Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle