Türkçe İngilizce çeviri


süper

TÜRKÇE İNGİLİZCE
SÜPER CLASSY SÜPER
SÜPER GEE-WHIZ SÜPER
SÜPER SOME SÜPER
süper super süper
süper akışkanlaştırıcı super plasticizer süper akışkanlaştırıcı
süper bilgisayar super computer süper bilgisayar
süper bilgisayar supercomputer süper bilgisayar
süper blok superblock süper blok
süper detay superfeature süper detay
SÜPER DEVLET SUPERPOWER SÜPER DEVLET
süper devlet Superpowers süper devlet
süper ego superego süper ego
Süper Emeklilik Planı Superannuation Scheme Süper Emeklilik Planı
süper esneklik super-elasticity süper esneklik
süper geniş açılı mercek (kamera) superwide-angle lens süper geniş açılı mercek (kamera)
süper grup supergroup (SG) süper grup
süper güç superpower süper güç
SÜPER GÜÇLÜ SUPERPOWER SÜPER GÜÇLÜ
süper ikonoskop kamera supericonoscope camera süper ikonoskop kamera
SÜPER İLETKEN SUPERCONDUCTIVE SÜPER İLETKEN
SÜPER İLETKEN SUPERCONDUCTOR SÜPER İLETKEN
süper iletken, süper iletici superconducting süper iletken, süper iletici
Süper iletken, üstün iletken Superconductor Süper iletken, üstün iletken
SÜPER İLETKENLİK SUPERCONDUCTIVITY SÜPER İLETKENLİK
süper pozisyon (fizik kuralı) superposition süper pozisyon (fizik kuralı)
süper sülfat çimentosu supersulphate cement süper sülfat çimentosu
süper yüksek frekans super high frequency süper yüksek frekans
süper yüksek frekans super high frequency (SHF) süper yüksek frekans
süper yüksek sıklık (3 - 30 GHz) SHF süper yüksek sıklık (3 - 30 GHz)
süper yüksek sıklık (3 - 30 GHz) superhigh frequency, SHF süper yüksek sıklık (3 - 30 GHz)
süper, müthiş super süper, müthiş
süper, olağanüstü, müthiş out of this world süper, olağanüstü, müthiş
süperbilgisayar supercomputer süperbilgisayar
süperego superego süperego
süperenfeksiyon superinfection süperenfeksiyon
Süperfosfat Superphosphate Süperfosfat
süperheterodin superheterodyne süperheterodin
süperheterodin alıcı superheterodyne receiver süperheterodin alıcı
süperikonoskop kamera supericonoscope camera süperikonoskop kamera
süperiletken superconductor süperiletken
Süperkritik Akışkan Kromatografisi(SAK) Supercritical Fluid Chromatography (SFC) Süperkritik Akışkan Kromatografisi(SAK)
süpermarket supermarket süpermarket
Süpermarket The supermarket Süpermarket
süper-mega-seksi-harika-ateşli super mega foxy awesome hot süper-mega-seksi-harika-ateşli
SÜPERMEN SUPERMAN SÜPERMEN
Süpermodel Supermodel Süpermodel
süpernova, üstnova supernova süpernova, üstnova
süperoksit, hiperoksit superoxide süperoksit, hiperoksit
süperortikon kamera superorthicon camera süperortikon kamera
Süperplastik sekillendirme Superplastic forming Süperplastik sekillendirme
süperpoze olma superimposition süperpoze olma
Süperpozisyon Superposition Süperpozisyon
süpersonik supersonic süpersonik
SÜPERSONİK UÇAK SUPERSONIC SÜPERSONİK UÇAK
süperstar superstar süperstar
süperşarj, aşırıdoldurma, aşırı yükleme supercharging süperşarj, aşırıdoldurma, aşırı yükleme
süpertanker super tanker süpertanker

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler /

bu kameradaki kız vajinasına şişe bile sokuyor
take
take
take
tahtayı sil
tahtayı sil
tahtayı sil
kelebek
bu kameradaki kız vajinasına şişe bile sokuyor
SÜMÜKLÜBÖCEK
  • süper ingilizcesi nedir
  • "süper ingilizce"
  • süper ingilizce ne demek
  • süper ingilizce çeviri
  • süper ingilizce tercümesi
  • süper ingilizce anlamı
  • süper ingilizce karşılığı
  • süper kelimesinin ingilizcesi
  • süper cümle çevirisi
  • İngilizcede süper ne demek
  • süper sözcüğünün ingilizcesi
  • süper sözlük anlamları
  • süper ingilizce nasıl yazılır
  • süper kelimesinin ingilizce çevirisi
  • süper ingilizce tanımı


  • Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle