Türkçe İngilizce çeviri


olgun

TÜRKÇE İNGİLİZCE
OLGUN GROWN OLGUN
Olgun Mature Olgun
OLGUN MELLOW OLGUN
OLGUN RIPE OLGUN
olgun ripe olgun
olgun erişkin reşit mature olgun erişkin reşit
OLGUN OLARAK MATURELY OLGUN OLARAK
olgun toprak mature soil olgun toprak
olgun vadi mature valley olgun vadi
olgun yumuşak mellow olgun yumuşak
Olgun, olmuş Ripe Olgun, olmuş
olgunlaş grew mature olgunlaş
olgunlaş grew mellow olgunlaş
olgunlaş grew ripe olgunlaş
olgunlaş grow mature olgunlaş
olgunlaş grow mellow olgunlaş
olgunlaş grow ripe olgunlaş
OLGUNLAŞAN EFFLORESCENT OLGUNLAŞAN
olgunlaşma effloresce olgunlaşma
OLGUNLAŞMA MATURATION OLGUNLAŞMA
olgunlaşma maturation olgunlaşma
olgunlaşma maturement olgunlaşma
OLGUNLAŞMAK CUT ONE’S WISDOM TEETH OLGUNLAŞMAK
olgunlaşmak cut one’s wisdom tooth olgunlaşmak
olgunlaşmak develop olgunlaşmak
OLGUNLAŞMAK FLOWER OLGUNLAŞMAK
OLGUNLAŞMAK HEAD OLGUNLAŞMAK
OLGUNLAŞMAK MATURATE OLGUNLAŞMAK
olgunlaşmak mature olgunlaşmak
OLGUNLAŞMAK MELLOW OLGUNLAŞMAK
OLGUNLAŞMAK RIPEN OLGUNLAŞMAK
olgunlaşmak ripen olgunlaşmak
OLGUNLAŞMAK SEASON OLGUNLAŞMAK
OLGUNLAŞMAK SET OLGUNLAŞMAK
OLGUNLAŞMAMIŞ IMMATURE OLGUNLAŞMAMIŞ
olgunlaşmamış immature olgunlaşmamış
olgunlaşmamış nascent olgunlaşmamış
OLGUNLAŞMAMIŞ SUCKING OLGUNLAŞMAMIŞ
olgunlaşmamış underage olgunlaşmamış
OLGUNLAŞMAMIŞ UNRIPE OLGUNLAŞMAMIŞ
olgunlaşmamış dişi hücre ooblast olgunlaşmamış dişi hücre
Olgunlaşmamış Meyve Under ripe Fruit Olgunlaşmamış Meyve
Olgunlaşmamış pamuk Dead cotton Olgunlaşmamış pamuk
olgunlaşmamış, çocukça immature olgunlaşmamış, çocukça
olgunlaşmamış, ham unripe olgunlaşmamış, ham
olgunlaşmış ripe olgunlaşmış
olgunlaşmış karahindiba tohumlarının çiçek sapından kopmadan önceki beyaz ve tüy gibi top hali puffball olgunlaşmış karahindiba tohumlarının çiçek sapından kopmadan önceki beyaz ve tüy gibi top hali
olgunlaştır make mellow olgunlaştır
olgunlaştır make ripe olgunlaştır
olgunlaştır ripen olgunlaştır
Olgunlaştırma Aging Olgunlaştırma
Olgunlaştırma (gereç) Maturation agent Olgunlaştırma (gereç)
OLGUNLAŞTIRMAK MATURE OLGUNLAŞTIRMAK
OLGUNLAŞTIRMAK RIPEN OLGUNLAŞTIRMAK
olgunlaştırmak ripen olgunlaştırmak
OLGUNLAŞTIRMAK SEASON OLGUNLAŞTIRMAK
olgunluk fullness olgunluk
olgunluk matureness olgunluk
OLGUNLUK MATURITY OLGUNLUK
olgunluk maturity olgunluk
olgunluk mellowness olgunluk
OLGUNLUK RIPENESS OLGUNLUK
olgunluk ripeness olgunluk
OLGUNLUK ÇAĞI PRIME OLGUNLUK ÇAĞI
Olgunluk Durumu Maturity State Olgunluk Durumu
olgunluk, erginlik ripeness olgunluk, erginlik
olgunluk, erginlik, vade Maturity olgunluk, erginlik, vade

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler /

Yaprak kızların ilgisini çekmiyor.
Evde kalırsın.
Kısmetinin kapanacağını söyledim.
sık sık fotoğraf mı istemeliyim?
Bazen insanlar fotoğrafına bakmak isteyebilir.
Fotoğrafına bakmak isteyebilirler.
confidence
özgüvenin yok senin.
rate
orta derece
  • olgun ingilizcesi nedir
  • "olgun ingilizce"
  • olgun ingilizce ne demek
  • olgun ingilizce çeviri
  • olgun ingilizce tercümesi
  • olgun ingilizce anlamı
  • olgun ingilizce karşılığı
  • olgun kelimesinin ingilizcesi
  • olgun cümle çevirisi
  • İngilizcede olgun ne demek
  • olgun sözcüğünün ingilizcesi
  • olgun sözlük anlamları
  • olgun ingilizce nasıl yazılır
  • olgun kelimesinin ingilizce çevirisi
  • olgun ingilizce tanımı


  • Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle