Türkçe İngilizce çeviri


kulak

TÜRKÇE İNGİLİZCE
KULAK AURAL KULAK
kulak ear kulak
kulak ear(1) kulak
kulak flange kulak
KULAK LUG KULAK
kulak ağrısı ear ache kulak ağrısı
kulak ağrısı earache kulak ağrısı
KULAK AĞRISI OTALGIA KULAK AĞRISI
Kulak ağrısı (tıp) Earache Kulak ağrısı (tıp)
Kulak ağrısı (tıp) Otalgia Kulak ağrısı (tıp)
kulak asmamak, işitmezlikten gelmek turn a deaf ear to kulak asmamak, işitmezlikten gelmek
KULAK ASMAYAN DEAF KULAK ASMAYAN
Kulak bilimi (tıp) Otology Kulak bilimi (tıp)
kulak borusu ear trumpet kulak borusu
Kulak borusu (tıp) Aural orifice Kulak borusu (tıp)
Kulak burun boğaz bilimi (tıp) Otorhinolaryngology Kulak burun boğaz bilimi (tıp)
Kulak çınlaması (tıp) Tinnitus Kulak çınlaması (tıp)
Kulak çözeltisi Otic Solution Kulak çözeltisi
Kulak çubuğu Ear Stick Kulak çubuğu
Kulak damlası Ear drop Kulak damlası
kulak damlası ear drops kulak damlası
Kulak damlası, çözelti Ear Drops, Solution Kulak damlası, çözelti
Kulak damlası, emülsiyon Ear Drops, Emulsion Kulak damlası, emülsiyon
Kulak damlası, süspansiyon Ear Drops, Suspension Kulak damlası, süspansiyon
KULAK DAVULU TYMPANUM KULAK DAVULU
kulak doktoru ear doctor kulak doktoru
kulak hastalıkları bilimi otology kulak hastalıkları bilimi
kulak iltihabı otitis kulak iltihabı
KULAK İŞARETİ EARMARK KULAK İŞARETİ
Kulak jeli Ear Gel Kulak jeli
kulak kabartmak cock an ears kulak kabartmak
KULAK KABARTMAK COCK ONE’S EARS KULAK KABARTMAK
KULAK KABARTMAK INCLINE ONE’S EAR TO SMB. KULAK KABARTMAK
KULAK KABARTMAK OVERHEAR KULAK KABARTMAK
KULAK KABARTMAK PRICK UP ONE’S EARS KULAK KABARTMAK
kulak kabartmak prick up one’s ears kulak kabartmak
kulak kemikçiği ossicle kulak kemikçiği
KULAK KEPÇESİ AURICLE KULAK KEPÇESİ
kulak kepçesi auricle kulak kepçesi
kulak kepçesi pinna kulak kepçesi
Kulak kepçesi (tıp) Tragus Kulak kepçesi (tıp)
kulak kesilmek be all ears kulak kesilmek
kulak kesilmek have one’s ear to the ground kulak kesilmek
kulak kiri cerumen kulak kiri
kulak kiri earwax kulak kiri
KULAK KİRİ WAX KULAK KİRİ
Kulak kiri (tıp) Cerumen Kulak kiri (tıp)
Kulak koyuntusu; Kulak implantı Ear implant Kulak koyuntusu; Kulak implantı
Kulak koyuntusu; kulak implantı (tıp) Otology implant Kulak koyuntusu; kulak implantı (tıp)
Kulak kremi Ear Cream Kulak kremi
Kulak küpesi(Vet.) Ear Tag Kulak küpesi(Vet.)
Kulak kürdanı Earpick Kulak kürdanı
kulak memesi earlobe kulak memesi
Kulak memesi (tıp) )Ear-lobe Kulak memesi (tıp)
Kulak merhemi Ear Ointment Kulak merhemi
kulak mikrofonu ear microphone kulak mikrofonu
KULAK MİSAFİRİ EARWITNESS KULAK MİSAFİRİ
kulak misafiri eavesdropper kulak misafiri
kulak misafiri ol overhear kulak misafiri ol
KULAK MİSAFİRİ OLMAK EAVESDROP KULAK MİSAFİRİ OLMAK
KULAK MİSAFİRİ OLMAK OVERHEAR KULAK MİSAFİRİ OLMAK
kulak misafiri olmak, gizlice dinlemek overhear kulak misafiri olmak, gizlice dinlemek
kulak salyangozu cochlea kulak salyangozu
KULAK SINAVI AUDITION KULAK SINAVI
Kulak spreyi Ear Spray Kulak spreyi
Kulak spreyi, çözelti Ear Spray, Solution Kulak spreyi, çözelti
Kulak spreyi, emülsiyon Ear Spray, Emulsion Kulak spreyi, emülsiyon
Kulak spreyi, süspansiyon Ear Spray, Suspension Kulak spreyi, süspansiyon
kulak şeklinde auriform kulak şeklinde
Kulak takozu Spring brackets Kulak takozu
Kulak tamponu Ear Tampon Kulak tamponu
Kulak taşı (tıp) Otolith Kulak taşı (tıp)
kulak tıkacı ear plug kulak tıkacı
Kulak tıkacı Earplug Kulak tıkacı
KULAK TIRMALAMAK GRATE ON THE EAR KULAK TIRMALAMAK
KULAK TIRMALAMAK JAR KULAK TIRMALAMAK
KULAK TIRMALAMAK RASP KULAK TIRMALAMAK
KULAK TIRMALAYAN JARRING KULAK TIRMALAYAN
KULAK TIRMALAYAN SES STRUM KULAK TIRMALAYAN SES
KULAK TIRMALAYICI PIPING KULAK TIRMALAYICI
KULAK TIRMALAYICI RASPING KULAK TIRMALAYICI
KULAK TIRMALAYICI ROUGH KULAK TIRMALAYICI
kulak tırmalayıcı ses, patırtı, gürültü din kulak tırmalayıcı ses, patırtı, gürültü
Kulak tozu Ear Powder Kulak tozu
kulak uyuz böceği auricular mite kulak uyuz böceği
KULAK UZMANI AURIST KULAK UZMANI
kulak uzmanı aurist kulak uzmanı
KULAK VERME EAR KULAK VERME
KULAK VERMEK ATTEND KULAK VERMEK
kulak vermek give an ear to kulak vermek
KULAK VERMEK HARK KULAK VERMEK
KULAK VERMEK HARKEN KULAK VERMEK
KULAK VERMEK HEAR KULAK VERMEK
KULAK VERMEK HEARKEN KULAK VERMEK
KULAK VERMEK LEND AN EAR KULAK VERMEK
kulak vermek lend an ear to kulak vermek
KULAK VERMEK LISTEN CAREFULLY KULAK VERMEK
kulak vermek listen out kulak vermek
KULAK VERMEK MIND KULAK VERMEK
KULAK VERMEK PAY ATTENTION KULAK VERMEK

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler /

nar suyu bulunur
TUR
letonya
latviya
tahiti
hadi ama
benim hayatım
o benim hayatım
uzman
ort yol
  • kulak ingilizcesi nedir
  • "kulak ingilizce"
  • kulak ingilizce ne demek
  • kulak ingilizce çeviri
  • kulak ingilizce tercümesi
  • kulak ingilizce anlamı
  • kulak ingilizce karşılığı
  • kulak kelimesinin ingilizcesi
  • kulak cümle çevirisi
  • İngilizcede kulak ne demek
  • kulak sözcüğünün ingilizcesi
  • kulak sözlük anlamları
  • kulak ingilizce nasıl yazılır
  • kulak kelimesinin ingilizce çevirisi
  • kulak ingilizce tanımı


  • Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle