Türkçe İngilizce çeviri


gel

TÜRKÇE İNGİLİZCE
gel came gel
gel come gel
gel come from gel
gel bana come to me gel bana
gel benimle come with me gel benimle
gel buraya come here gel buraya
Gel git devinimi Reciprocating motion Gel git devinimi
gel git ölçer tide gage gel git ölçer
gel git sabit noktası tidal bench mark gel git sabit noktası
GELBERİ RABBLE GELBERİ
GELBERİ RAKE GELBERİ
GELBERİ İLE KARIŞTIRMAK RABBLE GELBERİ İLE KARIŞTIRMAK
Gelberi, köpük sıyırıcı, köpük alıcı (döküm) Skim bob Gelberi, köpük sıyırıcı, köpük alıcı (döküm)
Gelberi; kevgir Skimmer1 Gelberi; kevgir
geldiğin için teşekkürler thanks for coming geldiğin için teşekkürler
geldiğin için teşekkürler thanks for coming in geldiğin için teşekkürler
geldiğin için teşekkürler thanks for showing up geldiğin için teşekkürler
geldiğin/geldiğiniz için teşekkürler thanks for coming geldiğin/geldiğiniz için teşekkürler
geldiğini bildirmek book in geldiğini bildirmek
geldiğiniz için teşekkürler thanks for your coming geldiğiniz için teşekkürler
geleceğe doğru toward the future geleceğe doğru
Geleceğe etkili Prospectively Geleceğe etkili
Geleceğe yönelik beklenti Expectations from the future Geleceğe yönelik beklenti
geleceği görebilen clairvoyant geleceği görebilen
geleceği görebilme gücü clairvoyance geleceği görebilme gücü
GELECEĞİ GÖREN PRESCIENT GELECEĞİ GÖREN
geleceği gören seer geleceği gören
GELECEĞİ GÖRME FORETHOUGHT GELECEĞİ GÖRME
GELECEĞİ GÖRME PRESCIENCE GELECEĞİ GÖRME
GELECEĞİ GÖRMEK ANTICIPATE GELECEĞİ GÖRMEK
GELECEĞİ OLMAYAN DEAD-END GELECEĞİ OLMAYAN
GELECEĞİ OLMAYAN FUTURELESS GELECEĞİ OLMAYAN
GELECEĞİ OLMAYAN STILLBORN GELECEĞİ OLMAYAN
GELECEĞİ PARLAK PROMISING GELECEĞİ PARLAK
GELECEĞİ PARLAK UP AND COMING GELECEĞİ PARLAK
geleceği parlak up and coming geleceği parlak
GELECEĞİ PARLAK UP-AND-COMING GELECEĞİ PARLAK
geleceğin kamu karasal mobil telekomünikasyon sistemi future public land mobile telecommunication system (FPLMTS) geleceğin kamu karasal mobil telekomünikasyon sistemi
geleceğini belirle predestine geleceğini belirle
Geleceğini gören Long- sighted Geleceğini gören
gelecek aftertime gelecek
GELECEK COMING GELECEK
GELECEK FORTHCOMING GELECEK
gelecek forthcoming gelecek
gelecek future gelecek
GELECEK FUTURITY GELECEK
gelecek futurity gelecek
GELECEK HEREAFTER GELECEK
GELECEK ONCOMING GELECEK
GELECEK THE FUTURE GELECEK
gelecek To come gelecek
gelecek unborn gelecek
gelecek ay next month gelecek ay
GELECEK AY PROXIMO GELECEK AY
gelecek ay proximo gelecek ay
Gelecek ay bugün This day month Gelecek ay bugün
Gelecek Değer Future Value (FV) Gelecek Değer
gelecek filmlerden parçalar prevue gelecek filmlerden parçalar
Gelecek günlerde In days to come Gelecek günlerde
gelecek hafta next week gelecek hafta
Gelecek hafta Next weeknext / week for Gelecek hafta
Gelecek hafta bugün This day week Gelecek hafta bugün
gelecek hafta bugün to-day week gelecek hafta bugün
Gelecek hafta içinde In the course of the next week Gelecek hafta içinde
Gelecek iki hafta içinde For two weeks to come Gelecek iki hafta içinde
GELECEK KUŞAKLAR POSTERITY GELECEK KUŞAKLAR
gelecek misin? will you come? gelecek misin?
gelecek nesiller posterity gelecek nesiller
gelecek olayları doğru bilen prophetic gelecek olayları doğru bilen
Gelecek posta ile By return post Gelecek posta ile
gelecek sefer next time gelecek sefer
Gelecek sene Next year Gelecek sene
Gelecek talep future demand Gelecek talep
GELECEK VAADEDEN PROMISING GELECEK VAADEDEN
GELECEK VAADEDEN UP AND COMING GELECEK VAADEDEN
GELECEK VAADEDEN UP-AND-COMING GELECEK VAADEDEN
gelecek yıl next year gelecek yıl
GELECEK ZAMAN FUTURE GELECEK ZAMAN
gelecek zaman future tense gelecek zaman
gelecek zamanlarda In days to come gelecek zamanlarda
gelecek, istikbal futurity gelecek, istikbal
gelecek, müstakbel, istikbalde olan, gelecek zamana ait Future gelecek, müstakbel, istikbalde olan, gelecek zamana ait
GELECEKTE HEREAFTER GELECEKTE
GELECEKTE HEREINAFTER GELECEKTE
gelecekte In after days gelecekte
Gelecekte In future Gelecekte
Gelecekte In the future Gelecekte
Gelecekte In the time to come Gelecekte
GELECEKTE IN TIMES TO COME GELECEKTE
gelecekte in future gelecekte
GELECEKTE SOME DAY GELECEKTE
gelecekte bitmiş zaman future perfect tense gelecekte bitmiş zaman
gelecekte bitmiş zamanın sürekli şekli future perfect continuous tense gelecekte bitmiş zamanın sürekli şekli
gelecekte kendini nerede görüyorsun? what do you see for yourself in the future? gelecekte kendini nerede görüyorsun?
GELECEKTE OLACAK ŞEY FUTURE GELECEKTE OLACAK ŞEY
gelecekte teslim, vadeli teslim future delivery gelecekte teslim, vadeli teslim
gelecekteki prospective gelecekteki
Gelecekteki Ekonomik Yarar Future Economic Benefit Gelecekteki Ekonomik Yarar
Gelecekteki Nakit Akışı Future Cash Flow Gelecekteki Nakit Akışı
gelecekten haber veren (söz/yazı) prophetic gelecekten haber veren (söz/yazı)

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler /

tipim değil
evlenme teklifi etmek istiyorum
hoşgeldin
dengi olmayan (evlenme)
s. dengi olmayan (izdivac). morganatic marriage krallik ailesinden birinin asagi tabakadan biriyle unvan ve miras hakki vermemek sartiyle evlenmesi.
deney
harikasınız
buyuk yarak
isminz
isim
  • gel ingilizcesi nedir
  • "gel ingilizce"
  • gel ingilizce ne demek
  • gel ingilizce çeviri
  • gel ingilizce tercümesi
  • gel ingilizce anlamı
  • gel ingilizce karşılığı
  • gel kelimesinin ingilizcesi
  • gel cümle çevirisi
  • İngilizcede gel ne demek
  • gel sözcüğünün ingilizcesi
  • gel sözlük anlamları
  • gel ingilizce nasıl yazılır
  • gel kelimesinin ingilizce çevirisi
  • gel ingilizce tanımı


  • Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle