Türkçe İngilizce çeviri


ben

TÜRKÇE İNGİLİZCE
ben beauty spot ben
BEN EGO BEN
ben i ben
ben mole ben
BEN (ANAT.) MOLE BEN (ANAT.)
BEN (ANAT.) NEVUS BEN (ANAT.)
ben ablamdan daha akıllıyım i am smarter than my sister ben ablamdan daha akıllıyım
ben anlamaz it’s all chinese to me ben anlamaz
ben aptalın tekiyim i’m a jerk ben aptalın tekiyim
ben artık gidiyorum i’m going now ben artık gidiyorum
ben bayan değilim I am not a female ben bayan değilim
ben bekarım i am single ben bekarım
ben biliyorum i know ben biliyorum
Ben bir futbol hayranıyım I am a football fan Ben bir futbol hayranıyım
Ben bir mühendisim I’m an engineer Ben bir mühendisim
ben bir öğrenciyim i am a student ben bir öğrenciyim
ben bir şey bilmiyorum i don’t know anything ben bir şey bilmiyorum
Ben bir şey yapmadım No thanks to me Ben bir şey yapmadım
ben bir yalancıyım i am a liar ben bir yalancıyım
ben bizzat kendim me myself and i ben bizzat kendim
Ben böyle sanıyorum That’s my way of thinking Ben böyle sanıyorum
Ben böyleyim am built that way Ben böyleyim
ben böyleyim i am built that way ben böyleyim
ben bu işte yokum i am out of that! ben bu işte yokum
ben bu sabah erken kalktım i woke up early today ben bu sabah erken kalktım
ben bu sabah geç kalktım i woke up late this morning ben bu sabah geç kalktım
ben bu saçları değirmende ağartmadım i wasn’t born yesterday ben bu saçları değirmende ağartmadım
ben bu yarışta yokum i’m not in this race ben bu yarışta yokum
ben bugün geç kalktım i woke up late today ben bugün geç kalktım
ben bugün okula gidemedim i couldn’t go to school today ben bugün okula gidemedim
ben bugün okula gittim i went to school today ben bugün okula gittim
ben buna dahil olmayacağım i am not going to get involved this ben buna dahil olmayacağım
ben bundan anlamam out of my field ben bundan anlamam
ben bundan anlamam this is out of my field ben bundan anlamam
Ben bunun tamamen karşısındayım am dead against it Ben bunun tamamen karşısındayım
ben bunun tamamen karşısındayım i am dead against it ben bunun tamamen karşısındayım
ben burada yeniyim i am new here ben burada yeniyim
ben buradayım i am here ben buradayım
ben caddede yürüyorum i am walking on the street ben caddede yürüyorum
ben cerrah olmak istiyorum i want to be a surgeon ben cerrah olmak istiyorum
ben çıkıyorum i am going away ben çıkıyorum
ben çıkıyorum i am heading off ben çıkıyorum
ben çıkıyorum i am leaving ben çıkıyorum
ben çıkıyorum i am off ben çıkıyorum
ben çok az ingilizce biliyorum I know little english ben çok az ingilizce biliyorum
ben çok az ingilizce konuşuyorum I speak little english ben çok az ingilizce konuşuyorum
ben daha akıllıyım i am smarter ben daha akıllıyım
ben dahil including me ben dahil
Ben de Me too Ben de
ben de same here ben de
ben de (olumsuz) me neither ben de (olumsuz)
ben de (olumsuz) not myself either ben de (olumsuz)
ben de bunu diyorum (seninle aynı fikirdeyim) that’s what i say ben de bunu diyorum (seninle aynı fikirdeyim)
ben de gelebilir miyim? can i come too ben de gelebilir miyim?
ben de insanım i am human ben de insanım
ben de memnun oldum nice to meet you, too ben de memnun oldum
ben de oynayabilir miyim? can i play? ben de oynayabilir miyim?
ben de senden hoşlandım I like you too ben de senden hoşlandım
ben de senden hoşlandım i like you too ben de senden hoşlandım
ben de seni özledim I missed you too ben de seni özledim
ben de seni özledim i miss you too ben de seni özledim
ben de seni seviyorum i love you back ben de seni seviyorum
ben de seni seviyorum i love you too ben de seni seviyorum
ben de senin kadar biliyorum your guess is as good as mine ben de senin kadar biliyorum
ben de seninle aynı fikirdeyim I agree with you ben de seninle aynı fikirdeyim
ben de teşekkür ederim thank you too ben de teşekkür ederim
ben de, aynen same here ben de, aynen
ben dert babası mıyım? why do you always have to lay your problems at my doorstep? ben dert babası mıyım?
ben doktor olmak istiyorum i want to be a doctor ben doktor olmak istiyorum
ben doktorum i am a doctor ben doktorum
ben doktorum i’m a doctor ben doktorum
ben ev hanımıyım i am a housewife ben ev hanımıyım
ben eve gidiyorum I am going home ben eve gidiyorum
ben eve gidiyorum i’m going home ben eve gidiyorum
ben eve gitmek istiyorum i want to go home ben eve gitmek istiyorum
ben geldim i’m home ben geldim
ben gelmek istiyorum i want to come ben gelmek istiyorum
ben gençken when i was young ben gençken
ben gidiyorum i’m going ben gidiyorum
ben gidiyorum i’m out of here ben gidiyorum
ben gidiyorum i’m outa here ben gidiyorum
ben gitmeden önce before i go ben gitmeden önce
ben hallederim i will handle it ben hallederim
ben hallederim i will take care of it ben hallederim
ben hallederim i would handle it ben hallederim
ben hallederim i would take care of it ben hallederim
ben ısmarlıyorum it’s my treat ben ısmarlıyorum
ben işe gidiyorum i’m going to work ben işe gidiyorum
ben iyiyim i am fine ben iyiyim
ben iyiyim i’m fine ben iyiyim
ben iyiyim sen nasılsın? I am fine how are you? ben iyiyim sen nasılsın?
ben iyiyim ya sen i am fine and you ben iyiyim ya sen
ben iyiyim ya siz i am fine and you ben iyiyim ya siz
ben kaçın kurasıyım i wasn’t born yesterday ben kaçın kurasıyım
ben karımı seviyorum i love my wife ben karımı seviyorum
ben kavramı ego ben kavramı
ben kavramı self ben kavramı
ben kendimi seviyorum I love myself ben kendimi seviyorum
ben kimim who am i ben kimim
ben kitap okuyorum i am reading book ben kitap okuyorum

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler /

TEMMUZ
10 saat sonra geleceğim
saat 7 de geleceğim
ben işe gidiyorum
sik
seni sikmek istiyorum
iplik makara
ağzına al
agzına al
domal bana
  • ben ingilizcesi nedir
  • "ben ingilizce"
  • ben ingilizce ne demek
  • ben ingilizce çeviri
  • ben ingilizce tercümesi
  • ben ingilizce anlamı
  • ben ingilizce karşılığı
  • ben kelimesinin ingilizcesi
  • ben cümle çevirisi
  • İngilizcede ben ne demek
  • ben sözcüğünün ingilizcesi
  • ben sözlük anlamları
  • ben ingilizce nasıl yazılır
  • ben kelimesinin ingilizce çevirisi
  • ben ingilizce tanımı


  • Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle