Türkçe İngilizce çeviri


TÜRKÇE İNGİLİZCE
İşaret fişeği (3-300 MHz)Verylights (= Very pistol) İşaret fişeği
Galyumlu (+2) (4.546 lt) Gallous Galyumlu (+2)
Düşük sıcaklık koku (400 C°-600 C°)Low-temperature coke Düşük sıcaklık koku
Düşük yansıtmalıkaplama (500 C°-700 C°)Low reflection coating Düşük yansıtmalıkaplama
açık vermek (a budget) have a deficit açık vermek
fazla vermek (bütçe) (a budget) have surplus fazla vermek (bütçe)
ateş almak (silah) (a gun) go off ateş almak (silah)
89 ›103 ) Actinium (A.t 89 ›103 ) Actinium
AA alaşım simgeleri (ABD) Aluminium Association alloy designations AA alaşım simgeleri
Adenosin trifosfat (ADP)Adenosine triphosphate (ATP) Adenosin trifosfat
Bayerit (Al) Bayerite Bayerit
Siyah antimuan sülfür (Al)Black antimony sulphide Siyah antimuan sülfür
Kabarcık (Al)Bubble Kabarcık
Hoopes arıtma süreci (Al)Hoopes refining process(=Hoopes process) Hoopes arıtma süreci
Havacıl (mikroorganizma) (Al+Zn+Cu) Aerobe Havacıl (mikroorganizma)
Geri Kazanılabilir Tutar (Amount) Recoverable Geri Kazanılabilir Tutar
Rastgele (at) Random, any, anyhow Rastgele
çok küçük ölçüde (at) very small scale çok küçük ölçüde
Saat kaçta? (at) What time? Saat kaçta?
Baryum stearat (BaCO3 + CaCO3)Baryum stearate Baryum stearat
Erk hesaplanması; enerji hesaplaması (BH)max Energy quantization Erk hesaplanması; enerji hesaplaması
Kalsiyum ışığı (Ca2+) Calcium light Kalsiyum ışığı
Morarma (tıp) (CN)2Cyanosis Morarma (tıp)
inen veri kanal tanımlayıcısı (DCD) inen veri kanal tanımlayıcısı
Poliketonlar (Doğal kauçuk çoğuzu / polimeri)Polyketones Poliketonlar
Çene kası (tıp) (E=mc2)Masseter Çene kası (tıp)
Elektrolitik tok bakır (EKH)Electrolytic tough pitch (ETP) copper Elektrolitik tok bakır
Avrupa radyo mesajlaşma sistemi (ERMES) Avrupa radyo mesajlaşma sistemi
Gibbs işlevi; Özgür erke (F=H-TS)Gibbs function (=Free energy) Gibbs işlevi; Özgür erke
Hahniyum (Fe2C) Hahnium Hahniyum
Demir amonyum sülfat (FeAl2O4)Iron ammonium sulphate Demir amonyum sülfat
Demir curufu (FeCr2O4) Iron cinder Demir curufu
aklında yer etmek (for an idea) to find a niche in one’s mind aklında yer etmek
Bose parçacığı (fiz.) (H2) Bose particle Bose parçacığı (fiz.)
Gecikmek (In payment)To fall into arrears, to delay, to fall behind, to be late, to retard Gecikmek
Yayınım yasaları (J) Diffusion laws Yayınım yasaları
Lamonit (N2O) Laumonite Lamonit
Cam mozaik (Na2O,K2O,CaO,MgO)Glass mosaic Cam mozaik
şebeke otomatik çağrı dağıtımı (NACD) şebeke otomatik çağrı dağıtımı
Çentik; Kırpık (Ni,Cr,Fe alaşımı) Nick Çentik; Kırpık
film şeridi gibi gözlerinin önünden geçmek (one’s life) flashes before his/her eyes film şeridi gibi gözlerinin önünden geçmek
Gibbs üçgeni(üçlü denge çizgesi) (P + F= C + 2)Gibbs triangle Gibbs üçgeni(üçlü denge çizgesi)
Kocaman çizme (Pb) Bettle-crusher Kocaman çizme
Ara yolluk (Pb) Between-guide Ara yolluk
Betts süreci (Pb)Betts process Betts süreci
fotoğraf karesi (photo) frame fotoğraf karesi
takipsizlik kararı almak (prosecutor) declare to proceed no further takipsizlik kararı almak
Koyu kızıl taş çömlek (pV=NkT) Böttger ware Koyu kızıl taş çömlek
Dağıntı değişimi, entropi değişimi (S=dQ/T) Entropy change Dağıntı değişimi, entropi değişimi
Toz baskılama; toz presleme (SbCl3) Powder pressing Toz baskılama; toz presleme
uyku bastırmak (sleep) to come uyku bastırmak
Nötron soğurucu cam (T=2E / 3k)Neutron-absorbing glass Nötron soğurucu cam
(öyle) olmasa gerek (tell me) it isn’t so (öyle) olmasa gerek
bana öyle olmadığını söyle (tell me) it isn’t so bana öyle olmadığını söyle
küçük ama nihayetinde istenmeyen sonuçlar doğuracak bir durum (the) thin end of the wedge küçük ama nihayetinde istenmeyen sonuçlar doğuracak bir durum
Ağ biçimli (tıp) Plexiform Ağ biçimli
Isıalan ) (tıp) Endothermic Isıalan
Bragit ) Bragite Bragit
Bromlulaş(tır)ma (kim.) ) Bromination Bromlulaş(tır)ma (kim.)
Kaynak aylası; Kaynak halesi;Korona ) Corona Kaynak aylası; Kaynak halesi;Korona
Çapraz teller ) Cross wires Çapraz teller
Kavis; Eğrilik ) Curvature Kavis; Eğrilik
Eğri ) Curve Eğri
Sidik torbası açımı (tıp) ) Cystostomy Sidik torbası açımı (tıp)
Ayrışık ) Decomposed Ayrışık
Gaz çıkarma ) Degassification Gaz çıkarma
Yoğunluk karşılaştırıcı (aygıt) ) Density comparator Yoğunluk karşılaştırıcı (aygıt)
Çiy ) Dew Çiy
Tanısal ) Diagnostic Tanısal
Kirli dip (şişe) ) Dirty base Kirli dip (şişe)
Dislokasyon yokoluşumu ) Dislocation annihilation Dislokasyon yokoluşumu
İki yönlü kenar kırma(bizote) ) Double bevel İki yönlü kenar kırma(bizote)
Çift katkılama ) Double doping Çift katkılama
Çift ikili ) Double dua Çift ikili
Çift dağlama ) Double etching Çift dağlama
İki sıralı tav fırını ) Double reheating furnace İki sıralı tav fırını
Çift elenmiş öğütülmüş refraktergereç ) Double-screened ground refractorymaterial Çift elenmiş öğütülmüş refraktergereç
Su boşaltma borusu, akaç borusu ) Drain pipe Su boşaltma borusu, akaç borusu
Boşaltma vanası, süzme vanası ) Drain valve Boşaltma vanası, süzme vanası
Çekilebilirlik ) Drawability Çekilebilirlik
Düşürme denemesi ) Drop testing Düşürme denemesi
Kuru kalıplama ) Dry moulding Kuru kalıplama
1) Kurutma 2) Kurulama ) Drying 1) Kurutma 2) Kurulama
Kurutma tamburu, kurutma yuvgusu ) Drying drum Kurutma tamburu, kurutma yuvgusu
Kurutma levhası, maça levhası ) Drying plate Kurutma levhası, maça levhası
Onikili, onikilik ) Duodecimal Onikili, onikilik
Toz ) Dust Toz
Toz toplama ) Dust collection Toz toplama
Etki, olgu ) Effect Etki, olgu
Elektrik boşaltımlı tel kesme ) Electrical discharge wire cutting Elektrik boşaltımlı tel kesme
Elektrikli kimyasal ölçüm ) Electrochemical measurement Elektrikli kimyasal ölçüm
Tıkanı; Emboli ) Embolism Tıkanı; Emboli
Embolit, gümüş cevheri ) Embolite Embolit, gümüş cevheri
Uç izi (merdane) ) End mark Uç izi (merdane)
İçiçe oluşum ) Endomorphy İçiçe oluşum
Kavrama ) Engagement Kavrama
Giriş besleme merdaneleri ) Entry feed rolls Giriş besleme merdaneleri
Giriş kasası ) Entry guide box Giriş kasası
Giriş izi (Haddeleme) ) Entry mark Giriş izi (Haddeleme)
Giriş yan yolluğu(hadde) ) Entry side guide Giriş yan yolluğu(hadde)

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler /

çakmaktaş
çakmaktaşlar
çakmaktaşı, sileks
hadle
yumurta
zor oyun
zor oyun
annesini siken genç
annesini siken genç
annesini siken genç
  • ingilizcesi nedir
  • " ingilizce"
  • ingilizce ne demek
  • ingilizce çeviri
  • ingilizce tercümesi
  • ingilizce anlamı
  • ingilizce karşılığı
  • kelimesinin ingilizcesi
  • cümle çevirisi
  • İngilizcede ne demek
  • sözcüğünün ingilizcesi
  • sözlük anlamları
  • ingilizce nasıl yazılır
  • kelimesinin ingilizce çevirisi
  • ingilizce tanımı

  • © Tüm hakları saklıdır. 2011 . { İngilizce Blog | Tercüme Bürosu | Sözlük | Türkçe İngilizce çeviri | ingilizce çeviri }

    Sözlük Sitesi


    Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle