İngilizce Türkçe çeviri


touch

İNGİLİZCE TÜRKÇE
touch v.dokun:n.temas v.dokun:n.temas
touch dokun dokun
touch dokunmak dokunmak
touch kadar iyi olmak kadar iyi olmak
touch elim sende oyunu elim sende oyunu
Touch Dokunma Dokunma
touch değmek değmek
touch ellemek ellemek
touch temas etmek temas etmek
TOUCH BİTİŞİK OLMAK BİTİŞİK OLMAK
TOUCH DENEME DENEME
TOUCH DOKUNUŞ DOKUNUŞ
TOUCH DUYARLILIK DUYARLILIK
TOUCH ETKİLEMEK ETKİLEMEK
TOUCH FIRÇA DARBESİ FIRÇA DARBESİ
TOUCH KIRMAK KIRMAK
TOUCH PARA SIZDIRMA PARA SIZDIRMA
TOUCH PARA SIZDIRMAK PARA SIZDIRMAK
TOUCH RÖTUŞ RÖTUŞ
TOUCH TAÇ (FUTBOL) TAÇ (FUTBOL)
TOUCH TEĞET GEÇMEK TEĞET GEÇMEK
TOUCH TEMAS TEMAS
TOUCH TUŞ TUŞ
TOUCH ÜSLUP ÜSLUP
TOUCH YAKALAMACA YAKALAMACA
TOUCH YAKLAŞIM YAKLAŞIM
TOUCH YETMEK YETMEK
TOUCH İLETİŞİM İLETİŞİM
TOUCH İNCELİK İNCELİK
TOUCH İNCİTMEK İNCİTMEK
TOUCH İŞARET İŞARET
TOUCH İZ İZ
TOUCH ZERRE ZERRE
touch bahsetmek bahsetmek
touch değme değme
touch dokunum dokunum
touch düzeltmek düzeltmek
touch erişmek erişmek
touch koku koku
touch yaklaşmak yaklaşmak
touch yemek yemek
touch çeşni çeşni
touch 1.değmek, 2.dokunmak, ellemek, 3.elini sürmek, kullanmak, 4.eline su dökmek, boy ölçüşmek, 5.dokunmak, etkilemek, duygulandırmak, 6.dokunma duyusu, 7.temas, dokunma, değme, 8.az miktar, 9.taç, 10.yetenek, 11.tamamlayıcı ilave, 12.temas, bağlantı 1.değmek, 2.dokunmak, ellemek, 3.elini sürmek, kullanmak, 4.eline su dökmek, boy ölçüşmek, 5.dokunmak, etkilemek, duygulandırmak, 6.dokunma duyusu, 7.temas, dokunma, değme, 8.az miktar, 9.taç, 10.yetenek, 11.tamamlayıcı ilave, 12.temas, bağlantı
touch a sore point bam teline basmak bam teline basmak
touch a sore spot damarına basmak damarına basmak
touch and go tehlikeli iş tehlikeli iş
touch and go tehlikeli durum tehlikeli durum
touch bottom en kötü aşamaya gelmek en kötü aşamaya gelmek
touch briefly kısaca değin kısaca değin
touch call dokunmatik arama dokunmatik arama
touch down in in
touch down (uçak) yere inmek (uçak) yere inmek
touch for ikna etmek, para koparmak ikna etmek, para koparmak
TOUCH OF THE SUN GÜNEŞ ÇARPMASI GÜNEŞ ÇARPMASI
touch off patlat patlat
touch off neden olmak neden olmak
TOUCH OFF ÇIKARMAK ÇIKARMAK
TOUCH OFF PATLATMAK PATLATMAK
touch off 1. patlatmak, 2. başlatmak, neden olmak 1. patlatmak, 2. başlatmak, neden olmak
touch on değin değin
TOUCH ON DEĞİNMEK DEĞİNMEK
touch on the raw can evinden vurmak can evinden vurmak
touch pad dokunmaya duyarlı tablet dokunmaya duyarlı tablet
touch plate temas (kontakt) kalıbı temas (kontakt) kalıbı
touch sb on the raw bamteline basmak bamteline basmak
touch screen dokunma duyarlı ekran dokunma duyarlı ekran
touch screen dokunmaya duyarlı ekran dokunmaya duyarlı ekran
touch screen dokunmatik ekran dokunmatik ekran
touch sensation dokunma duyusu dokunma duyusu
touch sensitive dokunma duyarlı dokunma duyarlı
touch sensitive dokunmaya duyarlı dokunmaya duyarlı
touch sensitive screen dokunmaya duyarlı ekran dokunmaya duyarlı ekran
touch sensitive screen dokunma duyarlı ekran dokunma duyarlı ekran
touch the right chord birinin zayıf yönünden yararlanmak birinin zayıf yönünden yararlanmak
TOUCH UP CANLANDIRMAK CANLANDIRMAK
TOUCH UP RÖTUŞ YAPMAK RÖTUŞ YAPMAK
TOUCH UP YENİLEMEK YENİLEMEK
TOUCH UPON DEĞİNMEK DEĞİNMEK
touch wood nazar değmesin diye tahtaya vurmak nazar değmesin diye tahtaya vurmak
touchable dokunulabilir dokunulabilir
touchable dokunulur dokunulur
touchandgo gelişigüzel gelişigüzel
touchandgo nazik nazik
touchandgo tehlikeli tehlikeli
touchandgo yüzeysel yüzeysel
touchandgo s. tehlikeli, nazik; bastan savma, gelisiguzel, yuzeysel. s. tehlikeli, nazik; bastan savma, gelisiguzel, yuzeysel.
TOUCH-AND-GO RİSKLİ RİSKLİ
TOUCH-AND-GO TEHLİKELİ TEHLİKELİ
touch-and-go 1. riskli, 2. meçhul, belirsiz 1. riskli, 2. meçhul, belirsiz
Touchdown İniş (uçak) İniş (uçak)
TOUCHDOWN GOL (RAGBİ) GOL (RAGBİ)
touchdown i. Amerikan futbolunda gol. i. Amerikan futbolunda gol.
touchdown 1. yere iniş, 2. Amerikan futbolunda gol 1. yere iniş, 2. Amerikan futbolunda gol
touchdown and lift-off area konma ve havalanma alanı (TLOF) konma ve havalanma alanı (TLOF)
touchdown zone teker koyma bölgesi teker koyma bölgesi
touche (unlem) (eksrimde) Tus! Dokundun ! Tam yerinde ! (unlem) (eksrimde) Tus! Dokundun ! Tam yerinde !
touched v.dokun:adj.dokunulmuş v.dokun:adj.dokunulmuş
TOUCHED BOZUK BOZUK
TOUCHED ÇATLAK ÇATLAK
TOUCHED DELİ DELİ

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler

honoris
poseam
mystici
sobodor
chamfered edges
boracay
boracay
try me
ow sheet
ALMAK
  • touch Türkçesi nedir
  • touch Türkçesi
  • touch ne demek
  • touch Türkçe çeviri
  • touch tercümesi
  • touch cümle çevirisi
  • touch anlamı
  • touch Türkçe karşılığı
  • touch kelimesinin Türkçesi
  • "touch nedir"
  • touch tanımı
  • touch sözcüğünün Türkçesi
  • touch sözlük anlamları
  • touch Türkçe çevirisi
  • touch Türkçe ne demek
  • touch Türkçe anlamı


  • Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle