İngilizce Türkçe çeviri


scan

İNGİLİZCE TÜRKÇE
scan v.tara:n.tarama v.tara:n.tarama
Scan Tarama Tarama
scan taramak taramak
scan genel ve süratli denetim yapmak genel ve süratli denetim yapmak
scan vezne göre okumak vezne göre okumak
Scan inceden inceye tetkik etmek inceden inceye tetkik etmek
SCAN BAKMAK BAKMAK
SCAN EKRANDA GÖRÜNTÜLEMEK EKRANDA GÖRÜNTÜLEMEK
SCAN ELEKTRONİK ÂLETLE TARAMA ELEKTRONİK ÂLETLE TARAMA
SCAN GÖRÜNTÜLEMEK GÖRÜNTÜLEMEK
SCAN GÖZ ATMAK GÖZ ATMAK
SCAN VEZİN İLE OKUMAK VEZİN İLE OKUMAK
SCAN İNCELEMEK İNCELEMEK
scan f. (-ned, -ning) inceden inceye tetkik etmek; alelacele gozden gecirmek; vezne gore okumak, vezin tahlili yapmak; televizyonda bir resmin butun noktalarindan sira ile gecmek; siirin kurallarina uymak. f. (-ned, -ning) inceden inceye tetkik etmek; alelacele gozden gecirmek; vezne gore okumak, vezin tahlili yapmak; televizyonda bir resmin butun noktalarindan sira ile gecmek; siirin kurallarina uymak.
scan 1.inceden inceye gözden geçirmek, iyice incelemek, süzmek, 2.şöyle bir göz gezdirmek, göz atmak, üstünkörü bakmak, 3.dizeleri duraklara ayırmak 1.inceden inceye gözden geçirmek, iyice incelemek, süzmek, 2.şöyle bir göz gezdirmek, göz atmak, üstünkörü bakmak, 3.dizeleri duraklara ayırmak
scan a disk for viruses, to bir diskte virüs aramak bir diskte virüs aramak
scan area tarama alanı tarama alanı
Scan coils Tarama bobinleri (e.mik) Tarama bobinleri (e.mik)
Scan direction Tarama yönü Tarama yönü
Scan frequency Tarama sıklığı Tarama sıklığı
Scan head Tarama kafası (e.mik) Tarama kafası (e.mik)
Scan lens Tarama merceği Tarama merceği
scan line tarama çizgisi tarama çizgisi
scan lines
scan now şimdi tara şimdi tara
scan of channels kanal tarama kanal tarama
scan positional distortion tarama konum distorsiyonu tarama konum distorsiyonu
Scan range Tarama aralığı Tarama aralığı
Scan rate Tarama oranı; tarama hızı Tarama oranı; tarama hızı
Scan size Tarama büyüklüğü Tarama büyüklüğü
Scan speed Tarama hızı Tarama hızı
scan switch tarama anahtarı tarama anahtarı
scandal skandal skandal
SCANDAL DEDİKODU DEDİKODU
SCANDAL KARALAMA KARALAMA
SCANDAL REZALET REZALET
SCANDAL REZİL REZİL
SCANDAL İFTİRA İFTİRA
SCANDAL YÜZ KARASI YÜZ KARASI
scandal ayıp ayıp
scandal kepazelik kepazelik
scandal kovculuk kovculuk
scandal i. skandal, rezalet, ayip, kepazelik; kovculuk; iftira, dedikodu; rezil kimse; kepaze sey; yuzkarasi. scandalize f. rezalet cikararak bir kimseyi mahcup edip sasirtmak. i. skandal, rezalet, ayip, kepazelik; kovculuk; iftira, dedikodu; rezil kimse; kepaze sey; yuzkarasi. scandalize f. rezalet cikararak bir kimseyi mahcup edip sasirtmak.
scandal 1.skandal, rezalet, kepazelik, 2.kara çalma, iftira, dedikodu 1.skandal, rezalet, kepazelik, 2.kara çalma, iftira, dedikodu
SCANDALIZE KARALAMAK KARALAMAK
SCANDALIZE MAHÇUP ETMEK MAHÇUP ETMEK
SCANDALIZE REZALET ÇIKARMAK REZALET ÇIKARMAK
SCANDALIZE UTANDIRMAK UTANDIRMAK
SCANDALIZE İFTİRA ETMEK İFTİRA ETMEK
scandalization rezalet çıkarma rezalet çıkarma
scandalize rezalet çıkar rezalet çıkar
scandalize rezalet çıkarmak, mahcup etmek rezalet çıkarmak, mahcup etmek
scandalmonger dedikoducu dedikoducu
SCANDALMONGER LAFÇI LAFÇI
scandalmongering dedikoducu dedikoducu
scandalous lekeleyici lekeleyici
SCANDALOUS KEPAZE KEPAZE
SCANDALOUS REZİL REZİL
SCANDALOUS İFTİRALI İFTİRALI
scandalous kepazelik kepazelik
scandalous s. rezalet kabilinden, rezilane, kepazece, iftira kabilinden, lekeleyici. scandalously z. rezilcesine. scandalousness i. rezalet, kepazelik. s. rezalet kabilinden, rezilane, kepazece, iftira kabilinden, lekeleyici. scandalously z. rezilcesine. scandalousness i. rezalet, kepazelik.
scandalous rezil, kepaze, lekeleyici, utanılacak rezil, kepaze, lekeleyici, utanılacak
scandalousness rezalet rezalet
scandent s. tirmanip yukselen (sarmasik). s. tirmanip yukselen (sarmasik).
Scandia Skandiya Skandiya
scandinavia iskandinavya iskandinavya
scandinavia i. Iskandinavya. Scandinavian s., i. Iskandinavyali; Iskandinavya’ya ait; i. Iskandinav dili. i. Iskandinavya. Scandinavian s., i. Iskandinavyali; Iskandinavya’ya ait; i. Iskandinav dili.
scandinavian iskandinavyalı iskandinavyalı
Scandinavian İskandinavyalı, İskandinavya’ya ilişkin, İskandinav İskandinavyalı, İskandinavya’ya ilişkin, İskandinav
scandinavian language iskandinavya dili iskandinavya dili
Scandium Skandiyum Skandiyum
scandium i., kim. skandiyum. i., kim. skandiyum.
scanlation tareviri (taratılıp tercüme edilmiş manga) tareviri (taratılıp tercüme edilmiş manga)
scanlation taratılıp tercüme edilmiş manga taratılıp tercüme edilmiş manga
scanned v.gözden geçir:adj.gözden geçirilmiş v.gözden geçir:adj.gözden geçirilmiş
Scanned gözden geçirilmiş gözden geçirilmiş
scanned photo taranmış fotoğraf taranmış fotoğraf
scanner tarayıcı tarayıcı
SCANNER SKANNER SKANNER
scanner tarayıcı, saner tarayıcı, saner
scanner/camera tarayıcı/kamera tarayıcı/kamera
SCANNING TARAMA TARAMA
scanning n.tarama:v.gözden geçir:prep.tarayarak n.tarama:v.gözden geçir:prep.tarayarak
scanning n.tarama:v.tara:prep.tarayarak n.tarama:v.tara:prep.tarayarak
scanning tarama tarama
Scanning acoustic microscopy (SAM) Taramalı ses mikroskopisi Taramalı ses mikroskopisi
Scanning Auger microscopy (SAM) Taramalı Auger mikroskopisi Taramalı Auger mikroskopisi
Scanning beam Tarayıcı ışın demeti Tarayıcı ışın demeti
Scanning capacitance microscopy(SCM) Taramalı sığaç mikroskopisi Taramalı sığaç mikroskopisi
Scanning chemical potential microscopy (SCPM) Taramalı kimyasal gerilim mikroskopisi Taramalı kimyasal gerilim mikroskopisi
scanning coil tarama bobini tarama bobini
Scanning confocal microscope Taramalıeşodaklı mikroskop Taramalıeşodaklı mikroskop
scanning device tarama aygıtı tarama aygıtı
scanning disk tarama diski tarama diski
Scanning electrochemical microscopy (SECM) Taramalı elektrikli kimya mikroskopisi Taramalı elektrikli kimya mikroskopisi
Scanning electrochemical potential microscopy Taramalı elektrokimyasal gerilim mikroskopisi Taramalı elektrokimyasal gerilim mikroskopisi
Scanning electron beam Tarayıcı elektron demeti (elektron mikroskobu) Tarayıcı elektron demeti (elektron mikroskobu)
Scanning electron micrograph Taramalıelektron fotoğrafı Taramalıelektron fotoğrafı
Scanning electron micrography Taramalıelektron fotoğrafı incelemesi Taramalıelektron fotoğrafı incelemesi
scanning electron microscobe taramalı elektron mikroskobu taramalı elektron mikroskobu

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler

She Loves Me Not
never a failure always a lesson
santa
deflower
delve
time of peace
just do ıt.
time for peach
that my dreams
that my dream
  • scan Türkçesi nedir
  • scan Türkçesi
  • scan ne demek
  • scan Türkçe çeviri
  • scan tercümesi
  • scan cümle çevirisi
  • scan anlamı
  • scan Türkçe karşılığı
  • scan kelimesinin Türkçesi
  • "scan nedir"
  • scan tanımı
  • scan sözcüğünün Türkçesi
  • scan sözlük anlamları
  • scan Türkçe çevirisi
  • scan Türkçe ne demek
  • scan Türkçe anlamı


  • Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle