İngilizce Türkçe çeviri


open

İNGİLİZCE TÜRKÇE
open v.aç:adj.açık v.aç:adj.açık
open açık açık
open açmak açmak
open açık, açmak açık, açmak
Open 1)Açık; 2)Açıklık 1)Açık; 2)Açıklık
OPEN AÇILMAK AÇILMAK
OPEN AÇTIRMAK AÇTIRMAK
OPEN BAŞLAMAK BAŞLAMAK
OPEN BAŞLATMAK BAŞLATMAK
OPEN DÜRÜST DÜRÜST
OPEN FERAH FERAH
OPEN GENİŞ GENİŞ
OPEN KARARA BAĞLANMAMIŞ KARARA BAĞLANMAMIŞ
OPEN SERBEST SERBEST
OPEN İÇTEN İÇTEN
open bildirmek bildirmek
open cömert cömert
open deşmek deşmek
open gelişmek gelişmek
open genişletmek genişletmek
open gevşemek gevşemek
open gevşetmek gevşetmek
open göstermek göstermek
open hazır hazır
open meydan meydan
open sermek sermek
open uyarmak uyarmak
open uygun uygun
open yarmak yarmak
open yarılmak yarılmak
open yaymak yaymak
open çatlamak çatlamak
open çözmek çözmek
open çözülmek çözülmek
open 1.açık, 2.etrafı çevrilmemiş, açık, 3.(giysi, vb.) açık, iliklenmemiş, 4.çözümlenmemiş, askıda, 5.içten, açık, dürüst, samimi, 6.herkese açık, girişi serbest, 7.kullanıma hazır, açık, 8.açmak, 9.açılmak, 10.açık hava 1.açık, 2.etrafı çevrilmemiş, açık, 3.(giysi, vb.) açık, iliklenmemiş, 4.çözümlenmemiş, askıda, 5.içten, açık, dürüst, samimi, 6.herkese açık, girişi serbest, 7.kullanıma hazır, açık, 8.açmak, 9.açılmak, 10.açık hava
Open a bank account Banka hesabı açmak Banka hesabı açmak
open a conversation sohbet başlatmak sohbet başlatmak
open a conversation sohbet etmek sohbet etmek
open a conversation sohbet etmeye başlamak sohbet etmeye başlamak
Open a turbine, to- Türbin üst kapağını açmak, türbin üst gövdesini kaldırmak Türbin üst kapağını açmak, türbin üst gövdesini kaldırmak
open access açık erişim açık erişim
Open account Açık hesap Açık hesap
open air açık hava açık hava
open air car-park Açık otopark Açık otopark
open an account hesap açtırmak hesap açtırmak
open architecture açık mimari açık mimari
Open area Açık alan (elekte delik alanı/toplam alan) (cam) Açık alan (elekte delik alanı/toplam alan) (cam)
open as read only salt -okunur olarak aç salt -okunur olarak aç
Open back press Açık arkalı basgaç, açık arkalı pres Açık arkalı basgaç, açık arkalı pres
open beam configuration açık ışın konfigürasyonu açık ışın konfigürasyonu
Open blister Patlak fıska; açık kabarcık;debitöz kabarcığı (cam) Patlak fıska; açık kabarcık;debitöz kabarcığı (cam)
open blood system açık dolaşım sistemi açık dolaşım sistemi
Open bottom big-end-up ingot mould Açık tabanlı geniş başlı tomruk kalıbı (çelik) Açık tabanlı geniş başlı tomruk kalıbı (çelik)
Open box pass Açık kutu geçişi; açık kutu kalibre (hadde) Açık kutu geçişi; açık kutu kalibre (hadde)
Open buffet Açık büfe Açık büfe
Open burning coal Gaz alevli kömür Gaz alevli kömür
Open bust Göğsü açık Göğsü açık
open buying on the internet internetten siparişle satın alma internetten siparişle satın alma
open cable detect açık kablo belirleme açık kablo belirleme
Open Capillary Method Açık Kapiler Yöntem Açık Kapiler Yöntem
open car (convertible) Üstü açılabilir araç, konvertibıl Üstü açılabilir araç, konvertibıl
open cast açık ocak açık ocak
Open chain Açık çevrim (kimya); açık çevrimli Açık çevrim (kimya); açık çevrimli
open cheque açık çek, adi çek, çizgisiz çek açık çek, adi çek, çizgisiz çek
open circuit açık devre açık devre
open circuit admittance açık devre geçirisi açık devre geçirisi
open circuit current açık devre akımı açık devre akımı
open circuit operation açık devre çalışması açık devre çalışması
open circulatory system açık dolaşım sistemi açık dolaşım sistemi
open circut impedance açık devre çelisi açık devre çelisi
open city açık şehir açık şehir
Open coil Açık kangal (çelik) Açık kangal (çelik)
Open coil annealing Açık kangal tavlaması (çelik) Açık kangal tavlaması (çelik)
open competition açık rekabet açık rekabet
Open court Açık yargılama Açık yargılama
Open cover Açık kapı, kapak Açık kapı, kapak
open credit açık kredi açık kredi
open database connectivity açık veri tabanı bağlantısı açık veri tabanı bağlantısı
Open die Açık kalıp Açık kalıp
Open Discussions Açık Toplantılar Açık Toplantılar
open driver sürücüyü aç sürücüyü aç
open economy açık ekonomi açık ekonomi
Open End Açık Uç Açık Uç
open end wrench somun anahtarı somun anahtarı
open ended açık uçlu açık uçlu
open ended evolution sürekli evrim sürekli evrim
open ended question açık uçlu soru açık uçlu soru
Open excavation Açık ocak hafriyatı (kömür sahalarında) Açık ocak hafriyatı (kömür sahalarında)
open eyed açıkgöz açıkgöz
open face sandwich tek dilim sandviç tek dilim sandviç
open file dosyayı aç dosyayı aç
open fire ateş açmak ateş açmak
open fire on soru yağmuruna tutmak soru yağmuruna tutmak
Open firing Açık fırınlama Açık fırınlama
Open flame furnace Açık yalazlı fırın Açık yalazlı fırın
open folder klasörü aç klasörü aç
open footer altlığı aç altlığı aç
Open gold Kurumlayan altın Kurumlayan altın
Open grain structure Kaba taneli yapı Kaba taneli yapı
OPEN HANDED CÖMERT CÖMERT


Google cümle çeviri sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...

Son aranan sözcükler

Can you climb the wall?
doing
I can climb the wall
lazy
hes
says
libra
successful
succesful
But they cannot get into the farm because the wall is very high and thick.
  • open Türkçesi nedir
  • open Türkçesi
  • open ne demek
  • open Türkçe çeviri
  • open tercümesi
  • open cümle çevirisi
  • open anlamı
  • open Türkçe karşılığı
  • open kelimesinin Türkçesi
  • "open nedir"
  • open tanımı
  • open sözcüğünün Türkçesi
  • open sözlük anlamları
  • open Türkçe çevirisi
  • open Türkçe ne demek
  • open Türkçe anlamı


  • Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle