İngilizce Türkçe çeviri


follow

İNGİLİZCE TÜRKÇE
follow v.izle:n.aşağıdaki v.izle:n.aşağıdaki
follow takip etmek takip etmek
FOLLOW BİLARDODA BİR VURUŞ BİLARDODA BİR VURUŞ
FOLLOW DİNLEMEK DİNLEMEK
FOLLOW SONRA GELMEK SONRA GELMEK
FOLLOW SONUCU OLMAK SONUCU OLMAK
FOLLOW SÜRDÜRMEK SÜRDÜRMEK
FOLLOW UYMAK UYMAK
FOLLOW İZLEMEK İZLEMEK
follow anlaşılmak anlaşılmak
follow binaenaleyh binaenaleyh
follow kollamak kollamak
follow kovalamak kovalamak
follow takip takip
follow çıkmak çıkmak
follow 1.izlemek, peşinden gitmek, takip etmek, 2.arkasından gelmek, hemen ardından yer almak, 3.anlamak, 4.dikkatle dinlemek, 5.uymak, 6.-in sonucu olmak, -in ardından gelmek, oluşmak, izlemek 1.izlemek, peşinden gitmek, takip etmek, 2.arkasından gelmek, hemen ardından yer almak, 3.anlamak, 4.dikkatle dinlemek, 5.uymak, 6.-in sonucu olmak, -in ardından gelmek, oluşmak, izlemek
FOLLOW ABOUT PEŞİNİ BIRAKMAMAK PEŞİNİ BIRAKMAMAK
Follow board İzleme levhası (döküm) İzleme levhası (döküm)
Follow die Çok işlevli kalıp Çok işlevli kalıp
FOLLOW IN SMB.’S WAKE TAKİP ETMEK TAKİP ETMEK
FOLLOW IN SMB.’S WAKE İZLEMEK İZLEMEK
FOLLOW IN SMB.’S WAKE İZİNDEN GİTMEK İZİNDEN GİTMEK
follow in sb’s footsteps izinden yürümek izinden yürümek
follow in sb’s tracks yolunda yürümek yolunda yürümek
Follow me Beni takip et Beni takip et
FOLLOW ON DEVAM ETMEK DEVAM ETMEK
follow one’s heart kalbinin sesini dinlemek kalbinin sesini dinlemek
follow one’s nose dosdoğru gitmek dosdoğru gitmek
FOLLOW OUT GERÇEKLEŞTİRMEK GERÇEKLEŞTİRMEK
follow out bir işi sonuna kadar götürmek bir işi sonuna kadar götürmek
follow shot izleyici çekim izleyici çekim
FOLLOW THE PLOUGH ÇİFTÇİLİK YAPMAK ÇİFTÇİLİK YAPMAK
FOLLOW THE PLOW ÇİFTÇİLİK YAPMAK ÇİFTÇİLİK YAPMAK
Follow the road to yolunu takip edin yolunu takip edin
Follow the road to the first traffic lights İlk / ikinci ışıklara kadar gidin İlk / ikinci ışıklara kadar gidin
follow the sea denizci olmak denizci olmak
follow through belirli bir beden hareketini sonuna kadar yapmak belirli bir beden hareketini sonuna kadar yapmak
follow through sonunu getirmek (bir işin) sonunu getirmek (bir işin)
FOLLOW THROUGH GERÇEKLEŞTİRMEK GERÇEKLEŞTİRMEK
follow through bir işin sonunu getirmek, bitirmek, tamamlamak bir işin sonunu getirmek, bitirmek, tamamlamak
follow through on sonunu getirmek (bir işin) sonunu getirmek (bir işin)
follow up başka bir şey yaparak bir şeyi tamamlamak başka bir şey yaparak bir şeyi tamamlamak
FOLLOW UP KOVALAMAK KOVALAMAK
FOLLOW UP PEŞİNİ BIRAKMAMAK PEŞİNİ BIRAKMAMAK
FOLLOW UP TAKİP ETMEK TAKİP ETMEK
FOLLOW UP İZLEMEK İZLEMEK
follow up 1. izlemek, takip etmek, 2. sonuna kadar götürmek 1. izlemek, takip etmek, 2. sonuna kadar götürmek
Follow up and collection transactions of receivables Alacakların takip ve tahsil işlemleri Alacakların takip ve tahsil işlemleri
Follow up, pursuit Takip Takip
follow#through tamamla tamamla
follow#up takip et takip et
followed v.takip et:adj.takip edilen v.takip et:adj.takip edilen
follower takipçi takipçi
Follower taraftar, yandas taraftar, yandas
FOLLOWER BASKICI BASKICI
FOLLOWER HAVARİ HAVARİ
FOLLOWER HAYRAN HAYRAN
FOLLOWER HİZMETLİ HİZMETLİ
FOLLOWER MÜRİT MÜRİT
FOLLOWER PEYK PEYK
FOLLOWER TARAFTAR TARAFTAR
FOLLOWER YANDAŞ YANDAŞ
follower (i)., (ing)., (k).dili hayran. (i)., (ing)., (k).dili hayran.
follower yandaş, taraftar, destekçi, hayran yandaş, taraftar, destekçi, hayran
Follower control Sürekli reglaj Sürekli reglaj
follower rest gezer yatak gezer yatak
FOLLOWING ERTESİ ERTESİ
FOLLOWING HAYRAN KİTLESİ HAYRAN KİTLESİ
FOLLOWING SONRA SONRA
FOLLOWING SONRAKİ SONRAKİ
FOLLOWING TARAFTARLAR TARAFTARLAR
FOLLOWING İZLEYEN İZLEYEN
following n.aşağıdaki:v.izle:prep.izleyerek n.aşağıdaki:v.izle:prep.izleyerek
following sonra gelen sonra gelen
following aşağıdaki aşağıdaki
following ertesi ertesi
following (i)., (s). taraftarlar, bagimli olan kimseler, tabi olanlar; (s). takip eden, izleyen; ertesi, muteakip, asagidaki; ilerdeki, istikbaldeki. the following sunlar. (i)., (s). taraftarlar, bagimli olan kimseler, tabi olanlar; (s). takip eden, izleyen; ertesi, muteakip, asagidaki; ilerdeki, istikbaldeki. the following sunlar.
following 1.belirtilen, sözü edilen, aşağıdaki, 2.ertesi, 3.yandaş grubu, destekçiler grubu, 4.sözü edilen, belirtilen şey ya da kişiler, 5.ed. -den sonra, -in ardından 1.belirtilen, sözü edilen, aşağıdaki, 2.ertesi, 3.yandaş grubu, destekçiler grubu, 4.sözü edilen, belirtilen şey ya da kişiler, 5.ed. -den sonra, -in ardından
Following, after Takiben Takiben
Following, below Aşağıdaki Aşağıdaki
Following, post İzleyen İzleyen
follow-me takip - et aracı takip - et aracı
follow-me diversion (FMD) kişi takipli yönlendirme kişi takipli yönlendirme
FOLLOW-THROUGH DEVAM DEVAM
FOLLOW-THROUGH TAMAMLAMA TAMAMLAMA
FOLLOW-UP FAYDALANMA FAYDALANMA
FOLLOW-UP SONRAKİ SONRAKİ
FOLLOW-UP TAKİP TAKİP
FOLLOW-UP TAMAMLAYICI TAMAMLAYICI
Follow-up control Sürekli reglaj Sürekli reglaj

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler

busy
buy room
AĞACA TIRMANMAK
average
buy room
buy room
ground turkey
fennty
ground turkey
painting
  • follow Türkçesi nedir
  • follow Türkçesi
  • follow ne demek
  • follow Türkçe çeviri
  • follow tercümesi
  • follow cümle çevirisi
  • follow anlamı
  • follow Türkçe karşılığı
  • follow kelimesinin Türkçesi
  • "follow nedir"
  • follow tanımı
  • follow sözcüğünün Türkçesi
  • follow sözlük anlamları
  • follow Türkçe çevirisi
  • follow Türkçe ne demek
  • follow Türkçe anlamı

  • © Tüm hakları saklıdır. 2011 . { İngilizce Blog | Tercüme Bürosu | Sözlük | İngilizce Türkçe çeviri | ingilizce çeviri}

    Sözlük Sitesi


    Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle