İngilizce Türkçe çeviri


did

İNGİLİZCE TÜRKÇE
did yap yap
did (bak). do. (bak). do.
Did anyone die? Ölen var mı? Ölen var mı?
did anyone ever tell you’re so beautiful? size çok güzel olduğunuzu söyleyen oldu mu hiç? size çok güzel olduğunuzu söyleyen oldu mu hiç?
did he say where he is? nerede olduğunu söyledi mi? nerede olduğunu söyledi mi?
did he say where she is? nerede olduğunu söyledi mi? nerede olduğunu söyledi mi?
did you come all the way over here just to say you’re sorry? tüm bu yolu benden özür dilemek için mi geldin? tüm bu yolu benden özür dilemek için mi geldin?
Did you enter the contest Yarışmaya girdin mi Yarışmaya girdin mi
Did you fight with others Diğerleriyle kavga ettin mi Diğerleriyle kavga ettin mi
did you hate me? benden nefret ettin mi? benden nefret ettin mi?
Did you miss the bus Otobüsü mü kaçırdın, otobüse yetişemedin mi Otobüsü mü kaçırdın, otobüse yetişemedin mi
did you remember to take your pills? ilaçlarını almayı unutmadın değil mi? ilaçlarını almayı unutmadın değil mi?
did you see me today? bugün beni gördün mü? bugün beni gördün mü?
didactic öğretici öğretici
didactic didaktik didaktik
didactic (s). ogretici, ogretsel, didaktik, ahlaki yonden egitici, bilgi verici. didactically (z). ogretici bir sekilde; ahlaki yonden egitmek icin fazlasiyla ustune duserek. (s). ogretici, ogretsel, didaktik, ahlaki yonden egitici, bilgi verici. didactically (z). ogretici bir sekilde; ahlaki yonden egitmek icin fazlasiyla ustune duserek.
didactic (konuşma ya da yazı) didaktik, öğretici, öğretsel (konuşma ya da yazı) didaktik, öğretici, öğretsel
didactics didaktik didaktik
didactics (i). ogretke, didaktik. (i). ogretke, didaktik.
didactics öğretke, didaktik öğretke, didaktik
didactive software eğitici yazılım eğitici yazılım
diddle aldatmak aldatmak
diddle dolandırmak dolandırmak
diddle kandırmak kandırmak
diddle sarsmak sarsmak
diddle (f). aldatmak, kandirmak, dolandirmak; bosuna vakit gecirmek, vakit oldurmek: kimildatmak, sarsmak. (f). aldatmak, kandirmak, dolandirmak; bosuna vakit gecirmek, vakit oldurmek: kimildatmak, sarsmak.
diddle 1. dolandırmak, 2. aldatmak, yutturmak 1. dolandırmak, 2. aldatmak, yutturmak
diddly zerre kadar zerre kadar
diddlysquat zerre kadar zerre kadar
Didier coke oven Didier kok fırını Didier kok fırını
didn’t i tell you ben sana demedim mi ben sana demedim mi
didn’t i tell you ben sana dememiş miydim ben sana dememiş miydim
dido (i)., (k).dili tuhaflik. (i)., (k).dili tuhaflik.
dido tuhaflık, muziplik tuhaflık, muziplik
didy (i)., (k).dili bebek bezi. (i)., (k).dili bebek bezi.
Didymium Didimiyum (Praseodimiyum ile neodimiyumun doğal karışımı) Didimiyum (Praseodimiyum ile neodimiyumun doğal karışımı)
didymous ikiz ikiz
didymous (s). (bot). (zool). iki es parcadan ibaret olan, cift buyuyen, ikiz. (s). (bot). (zool). iki es parcadan ibaret olan, cift buyuyen, ikiz.

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...


Son aranan sözcükler

joın me upgrade
theımesis writen successfully
joın me upgrade
I WANT TO MARRY ME
add to cart
swimming
cook
brother
Reference Account
truck
  • did Türkçesi nedir
  • did Türkçesi
  • did ne demek
  • did Türkçe çeviri
  • did tercümesi
  • did cümle çevirisi
  • did anlamı
  • did Türkçe karşılığı
  • did kelimesinin Türkçesi
  • "did nedir"
  • did tanımı
  • did sözcüğünün Türkçesi
  • did sözlük anlamları
  • did Türkçe çevirisi
  • did Türkçe ne demek
  • did Türkçe anlamı

  • © Tüm hakları saklıdır. 2011 . { İngilizce Blog | Tercüme Bürosu | Sözlük | İngilizce Türkçe çeviri | ingilizce çeviri}

    Sözlük Sitesi


    Sitene İngilizce Türkçe sözlük ekle